İmamoğlu’ndan mahkemede sert tepki: “Bu tehdit kimin?”

GündemPolitika

İBB davasının 20. celsesinde konuşan İmamoğlu, önceki duruşmada sarf edilen sözlere dikkat çekti, mahkeme başkanına “Bir işlem yapılacak mı?” diye sordu.

 

CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 92’si tutuklu 414 sanıklı İBB davası, görülmeye devam ediyor.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No’lu salondaki duruşma öncesi çevrede jandarma ekiplerince güvenlik önlemleri alındı.

Beyoğlu Belediyesi’ne ilişkin aralarında Başkan İnan Güney’in de olduğu, 3’ü tutuklu 7 kişi hakkındaki dosyanın bu davayla birleştirilmesi kararı sonrasında, davadaki sanık sayısı, 92’si tutuklu 414’e çıktı.
Mahkeme 18 kişinin tahliyesine karar verdi.
Geçtiğimiz hafta perşembe günü görülen son duruşmada Ekrem İmamoğlu’nun kampanya direktörü ve danışmanı Necati Özkan’ın savunma yaptı. İBB davası 6. haftasına girerken bugünkü duruşma Necati Özkan’ın savunmasıyla devam edecek.

13:30 I İMAMOĞLU’NDAN MACARİSTAN SEÇİMİNE GÖNDERME

Ekrem İmamoğlu duruşma araya girdiğinde Macaristan’daki seçimlere ilişkin bir seslenişte bulundu ve şunları söyledi.
“Hepinize minnet duyuyorum. Bu mücadelemiz, her yerde şu slogan ‘Yaşasın adalet, yaşasın demokrasi, yaşasın Cumhuriyet’. Bak etrafımızda güzel şeyler oluyor Türkiye’de de olacak.”
Duruşmaya ara verildi.

13.15 | İMAMOĞLU İLE ÖZKAN ARASINDA DİYALOG: “VATANDAŞIN OY VERDİĞİ TÜM SEÇİMLERİ KAZANDIK”

Savunması biten Özkan’ın ardından İmamoğlu söz aldı ve Özkan’a bazı sorular yöneltti. İmamoğlu ile Özkan arasındaki diyalog salonda alkışlara neden oldu. İmamoğlu’nun kendisine seçim sürecindeki sorumlulukları ve aldığı görevler ile ilgili sorduğu sorulara yanıt veren Özkan bugüne kadar kampanyasını birlikte yürüttüğümüz hiçbir seçimi kaybetmedik dedi. Özkan’ın “4 seçim kazandık, 5. olan cumhurbaşkanlığı seçimi yarım kaldı” sözlerinin üzerine İmamoğlu da “İnşallah onu da tamamlarız” şeklinde cevap verdi.
(Ekrem İmamoğlu Necati Özkan’a soru soruyor)

İmamoğlu: İmamoğlu inşaattan hiç daire aldınız mı?
Özkan: Hayır almadım.
İmamoğlu: İyi ki almamışsınız (alkış ve gülüşmeler)
İmamoğlu: İBB’de bir pozisyonunuz yetkiniz oldu mu?
Özkan: Hayır olmadı. Dediğim gibi Ekrem İmamoğlu benim patronum değil.
İmamoğlu: Sizden talimat alan veya talimat veren kimse oldu mu
Özkan: Bana kimse talimat vermedi talimat da almadım. Kampanya bittiğinde benim de işim biter.
İmamoğlu: İBB veya Beylikdüzü’nde bir ihale sürecinde ya da bütçe sürecinde bir yetkiniz olmadı.

Özkan: Herhangi bir dahlim olmadığı gibi hiçbir ihaleye de girmedim.
İmamoğlu: (Hüseyin Gün ile ilgili) Böyle bir insanın denizle kum tanesi kadar diyalogumun olmadığı bir insan sizinle bir mülakat yaptı mı bir örgüt görüşmesi yaptı mu bunu Allah aşkına duymak istiyorum. Bunu nasıl yazılabilir bir iddianameye.

Özkan: Hüseyin Gün ile ilgili iddianın tamamı mesnetsiz. Paraşütle getirilip iddianameye kondurulmuş. Ne benimle ne Ekrem İmamoğlu ile ilgili bir ilişkisi yok.

İmamoğlu: Sizinle bir dostluk bir danışmak ve kampanya ilişkisi yaşıyoruz. Vatan millet üzerine kurulu bir ülküsü de var. Biz sizinle kaç dönem kampanya yaptık. Kaç seçim kaybettik kaç seçim kazandık.

Özkan: Vatandaşın oy verdiği tüm seçimleri kazandık. Kadir Topbaş görevden alınınca meclis üyeleri seçiminde AKP temsilcileri fazla olunca o seçimi kaybettiniz. Bunun dışında bir seçim kaybettiğinizi hatırlamıyorum. Sizinle çalıştığım tüm seçimleri 4 seçimi kazandı. 5. Olan Cumhurbaşkalığı yarım kaldı.
İmamoğlu: İnşallah onu da tamlarız Necati Bey. (Alkışlar)

12:45 I “DELİL YETERSİZLİĞİNDEN DEĞİL, MASUM OLDUĞUM İÇİN

TAHLİYE İSTİYORUM”
Sayın Başkanım, Sayın Üyeler, Sayın İddia Makamı; son bir kez tekrar etmek istiyorum: Seçim kampanyası yürütmek suç değildir. Seçim kazanmak suç değildir. Huzurunuzdaki açıklamalarımın, önceki tüm ifadelerimin, verdiğim tüm dilekçelerin ve dosyaya sunmuş olduğum her türlü materyal ile delilin dikkate alınarak karar verilmesini yüksek heyetinizden talep ediyorum. Yalan yere aleyhimde iftiralar atan Hüseyin Gün ve Adem Kameroğlu hakkında iftiracılıktan ceza hükümlerinin uygulanmasını talep ediyorum. Bir yılı aşkın süredir özgürlüğümden mahrum edilmemden kaynaklanan zararlarımın, bozulan sağlığımın ve zedelenen itibarımın iadesini; resmen iade-i itibar talep ediyorum sizden. Bu devleti yönetenlerin, 30 yıl önce yaptıkları gibi bir kez daha kusurları dolayısıyla itibarımı zedelemesini istemiyorum. Aleyhime tesis edilmiş tüm tedbir kararlarının ve yurt dışı çıkış yasağının kaldırılarak; beraatimin “delil yetersizliğinden” değil, masumiyetim nedeniyle verilmesini yüksek heyetinizden talep ediyorum.

12.30 I “TUTUKLU OLDUĞUM KONUYLA İLGİLİ İSNAT YOK”

Savunmasında birçok iddiaya ilişkin açıklamalarda bulunan Özkan, şunları söyledi:
“Bakın, iki haftadır konuşuyoruz, Eylem 13’ü anlamaya çalışıyoruz. Ya burada suç var mı? Yok! Hiçbir tarafında suç yok. Eylem 4’ü anlattım; ben bunlardan dolayı tutuklu değilim, başka iki konudan tutukluyum ama onlarla ilgili bir isnat yok. Adalet; hakikati karıştırarak, içinden çıkılmaz hale getirerek, torba davalarda illiyet bağı kurmadan kişileri ve eylemleri birleştirerek sağlanamaz. Devlette, adalette, hukukta “Yapıyorum çünkü yapabiliyorum,” diyemezsiniz.
MİT Başkanı Sayın İbrahim Kalın geçtiğimiz aylarda bir kitap yayınladı.Burada hakikatle ve hakikati tutarlılıkla ilgili mükemmel bir örnek veriyor Başkanım; aynen şöyle diyor: “Diyelim ki akşam evinizdesiniz, telefonunuz çalıyor. Bakıyorsunuz; sevdiğiniz bir arkadaşınız arıyor. Açıyorsunuz; arkadaşınız nefes nefese, neşeyle size sesleniyor. Diyor ki: ‘Şu anda Madagaskar adasındayım, araba kullanıyorum. Arabanın arka koltuğunda bir fil, bir zürafa ve bir balina oturuyor. Kendi aralarında Türkçe konuşuyorlar ama benim Türk olduğumu bilmiyorlar. Çok matrak şeyler anlatıyorlar. Yarım saatte İstanbul’da oluruz, çayı koy, sana geliyoruz.'” Sayın Kalın diyor ki: “Buradaki ilk cümle hariç bütün ifadenin yalan, yanlış, saçma, uydurma ve hilafıhakikat olduğunu bilmem için Madagaskar adasına gitmem gerekmez; gidip orada olayı gözümle görmem gerekmez. Bu denilenin açık seçik bir gerçek dışılık olduğunu benim deneyimlerim zaten bana söyler.” İşte bu iddianameyi okuyan herkes de şunu söyleyecektir: “Bu iddiaların yalan, yanlış, saçma ve hilafıhakikat olduğunu bilmem için orayı gözümle görmem gerekmez; bu denli açık seçik bir gerçek dışılık olduğunu deneyimlerim zaten bana söyler.”

11.55 | HÜSEYİN GÜN VE İSTANBUL SENİN UYGULAMASI

Özkan, Hüseyin Gün’le birlikte çalışma yürüttüğüne yönelik iddiaya, “Savcılık, hiçbir kanıta, emareye, ifadeye ve hakikate dayanmayan bir değerlendirme yapıyor” diyerek yanıt verdi.
Hüseyin Gün’ün İstanbul Senin uygulamasında hiçbir yetkisi, ilgisi, bilgisi olmadığını ifade eden Özkan, “Söz konusu şahısla 3 Eylül 2019 tarihinden sonra ne bir temasım ne de bir işbirliğim olmadığı, tüm dosya içeriğinde nettir” dedi.
Özkan ayrıca, Hüseyin Gün’le baz eşleşmelerine ilişkin de konuştu ve seçim koordinasyon merkeziyle Hüseyin Gün’ün evinin çok yakın olduğuna da dikkati çekti. Özkan, “Ben bu beyefendiyle 300 tane HTS vermişsem az vermişim. Çünkü bütün hayatı benim orada geçiyor” diye konuştu.

11.40 | NECATİ ÖZKAN SAVUNMASINA BAŞLADI

Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı Necati Özkan, savunmasında, itirafçı iş insanı Adem Kameroğlu’nun ifadesindeki çelişkilere dikkati çekti. Özkan, “Kameroğlu’nun etkin pişmanlık ifadesinde ‘İnşaatım da bitmek üzereydi ve iskan başvurusu aşamasındaydı. O yüzden 4 daire verdim’ derken alenen bir başka yalan söylüyor. Zira inşaat 2017’de değil tam 4 yıl sonra Ekim 2021’de tamamlandı. İskan ruhsatı ise Mayıs 2023’te alındı” dedi.

11.00 | İMAMOĞLU’NDAN MAHKEME HEYETİNE: “TEHDİDİN SAHİBİ KİM?”

İmamoğlu, geçen hafta duruşmada yaşanan gerginliğin ardından duruşma savcısının kendisini tehdit etmesine de vurgu yaptı. Mahkeme heyetine bu konuda bir tedbir alıp almayacaklarını soran İmamoğlu’na heyet herhangi bir önlem alınmayacağını belirtti. Bunun üzerine İmamoğlu “Ben kendi tedbirimi alacağım. Bundan sonra da o tedbire uygun davranacağım. O tehdide karşılıklı gerekeni yapacağımdan hiç kuşkunuz olmasın” dedi.
Ekrem İmamoğlu: Ama bu çok önemli Sayın Başkan. Burada kayıta girdi. Bakın tekrar ediyorum. ‘Haddinizi aşarsanız, haddinizi bildiririz.’ Ben tehdit edildim. Bu tehdit kim ya da kimler adına, hangi örgüt adına, hangi kurum adına tehdit edildim? Kişiler kimlerdir? Tehdit neleri kapsamaktadır? Can güvenliği mi? Mal güvenliği mi? Özgürlük mü? Aile mi? Başka bir şey mi? ‘Haddinizi bildiririz’ motivasyonu ve psikolojisi, yargılandığımız bu davanın öncesindeki İBB operasyonları ve uygulamalarında da bir karşılık bulan bir motivasyon muydu? Bakınız Sayın Başkanım, sizi ilgilendiriyor. Ben, şu anda burada yargılanıyorum ve siz benden mesulsünüz. Yani ben, sanık olarak, şüpheli olarak siz benden mesulsünüz. Heyet de benden mesul. Dolayısıyla Sayın Hâkim, Sayın Heyet, bu aleni tehdit karşısında bir işlem ya da tedbir alacak mısınız? Yaptınız mı? Yapacak mısınız? Bunları ben takip edeceğim ve bu takiple beraber, bu gündemi sıcak tutacağımı bilmenizi isterim. Çünkü tavrınız ve alacağınız kararlar, benim kişisel hak ve hürriyetim açısından, tedbirlerim açısından önemlidir. Belirlememe katkı sunacaktır. ‘Hayır, hiçbir tedbir almıyoruz. Kişisel tedbirin al’ derseniz, ben kişisel tedbirimi de almak için elimden gelen gayreti göstereceğim. Ancak çok net altını çiziyorum: Bu söz, ‘Haddinizi aşarsanız, haddinizi bilmezseniz, haddinizi bildiririz’ cümlesi…
Mahkeme Başkanı: Savunmalarımıza devam edelim…
Ekrem İmamoğlu: Sayın Başkan, bu konuda cevabınızı istiyorum… Cümlesi bir tehdittir.
Mahkeme Başkanı: Bir tedbir yok bu konu hakkında.
Ekrem İmamoğlu: Bu konuda tedbiriniz yok mu Sayın Hâkim? Tamam. Ben kendi tedbirimi alacağım. Bundan sonra da o tedbire uygun davranacağım. O tehdide karşılıklı gerekeni yapacağımdan hiç kuşkunuz olmasın. Teşekkür ederim…

10.55 | DURUŞMA BAŞLADI

Sanıklar, avukatları, gazeteciler ve izleyiciler salondaki yerini aldı. Mahkeme heyeti geldi ve duruşma başladı. Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu söz aldı, Beyoğlu Belediyesi’ne yönelik hazırlanıp İBB dosyasıyla birleştirilen iddianameyi sordu. “Ne zaman katılacağı konusunda bilgi sahibi olmadığı söylendi. Bir eylem eklenmedi. Yeni bir eylem mi oluşacak mevcut eyleme mi eklenecek?” diyen İmamoğlu, 11 aydır iddianamesi bile yazılmadan hapiste tutulan isimlere de değindi, “Türk yargısı bu insanları unutabilir mi zindanda? Benim şoförüm, haklarında beyan yok hala tutuklu. Akıl almaz bir iş” dedi.

 

 

/Kaynak: Birgün/

İlginizi Çekebilir

Anket ortalamaları açıklandı: Zirvede küçük fark
Papa’dan Trump’a yanıt: Ben siyasetçi değilim, İncil’den bahsediyorum

Öne Çıkanlar