7 ilde düzenlenen operasyonlarda kritik isimler gözaltına alındı. Ali Çimen, soruşturmanın seyrine ilişkin açıklamasında üst düzey kamu görevlilerine dikkat çekti.
5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında 12 kişi gözaltına alındı.
Gülistan Doku soruşturmasında, cinayet şüphesiyle 7 ilde 13 kişi hakkında gözaltı talimatı verildi. Soruşturma kapsamında İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir, Antalya, Elazığ ve Dersim’de 13 kişinin yakalanmasına yönelik eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Operasyon sonucu 12 kişi gözaltına alındı.
KİMLER GÖZALTINA ALINDI?
Operasyon sonucu gözaltına alınanlar arasında; dönemin Tunceli Valisi ve halen İçişleri Bakanlığı müfettişi olan Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku’nun eski erkek arkadaşı baş şüpheli Zeinal Abakarov, Abakarov’un eski polis olan üvey babası Engin Yücer, annesi Cemile Yücer, Tunceli İl Özel İdare çalışanı Erdoğan Elaldı, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruması Şükrü Eroğlu, Mustafa Türkay Sonel’in yakın arkadaşı Uğurcan Açıkgöz, İhraç olan eski polis memuru Gökhan Ertok, Munzur Üniversitesi’nde kameralardan sorumlu görevliler Savaş Gültürk, Süleyman Önal, Celal Altaş ve Nurşen Arıkan var.
GÖZALTINA ALINANLAR EMNİYETE GÖTÜRÜLECEK
1 kişinin ise yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği, gözaltı işlemlerinin sürdüğü kaydedildi.
Gözaltına alınanların ifade işlemleri için Tunceli Emniyet Müdürlüğüne getirileceği öğrenildi.
Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.
DOSYA MERKEZİNDE DÖNEMİN VALİSİNİN OĞLUNUN ADI
Soruşturma dosyasında dikkat çeken gelişmelerden biri, aile avukatına bırakılan isimsiz not oldu. Habertürk’ün aktardığına göre söz konusu notta, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in adı yer aldı. Bunun üzerine yapılan incelemelerde, Mustafa Türkay Sonel’in olay günü ve gecesine ilişkin araç hareketlerinin olağan akışla uyumsuz olduğu değerlendirildi.
SİM KART, DİJİTAL HAREKETLİLİK
Soruşturmanın en sarsıcı başlıklarından biri de Gülistan Doku’ya ait hat ve sosyal medya hesaplarıyla ilgili yapılan teknik incelemeler oldu. Telefon trafiği, baz kayıtları ve para transferlerinin birlikte değerlendirilmesiyle soruşturmanın kapsamı genişletildi. Savcılık kaynakları, dijital delil ayağının dosyanın en kritik başlıklarından biri haline geldiğini belirtiyor.
GİZLİ TANIK BEYANLARI SEYRİ DEĞİŞTİRDİ
Dosyaya son olarak giren gizli tanık beyanı ise soruşturmanın adeta yönünün netleşmesini beraberinde değiştirdi. Savcılık, gizli tanık anlatımlarını doğrulayan bu bulgular üzerine soruşturmayı derinleştirdi.
“AİLENİN ÇEVRESİNDE KURULAN GÖRÜLMEZ ÇEMBER”
Dosyada, bazı tanık anlatımlarına göre Gülistan Doku’nun ailesinin çevresinde belirli kamu görevlileri görevlendirildi, aileyle temaslar kontrol altına alındı ve sosyal medya paylaşımlarına kadar uzanan müdahaleler yaşandı.
Hatta sim kartın aileden alındığı, savcılığa teslim edildiğinin söylendiği, ancak resmi süreçte bunun böyle gelişmediği tespit edildi.
DOKU AİLESİNİN AVUKATI: KAMU GÖREVLİLERİ HENÜZ GÖZALTINA ALINMADI
Operasyonun ardından açıklama yapan Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, gözaltına işleminin, “insan öldürme” şüphesi nedeniyle yapıldığını ifade etti. Mezopotamya Ajansı’na konuşan Çimen, “Gözaltıların devamı gelecek. Üst düzey kamu görevlileri henüz gözaltına alınmadı, muhtemelen onlar da alınacak. Bundan sonrasında üst düzey kamu görevlisi ve onun etrafında şekillenen suç örgütünün ortaya çıkarılması gerekiyor. Bizim mücadelemiz bu aşamadan sonra o olacak. Savcılık kısmi olarak gereğini yaptı. O yönüyle de bu son durumu destekliyoruz. 2’nci dalganın bir an önce failler kaçmadan yapılmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.
“ADALETE GÜVENDİĞİMİZ İÇİN ADALET YERİNİ BULDU”
Doku’nun Diyarbakır’da yaşayan anne ve babası gelişmenin ardından Tunceli Adliyesi’ne geldi. Anne Bedriye Doku, burada gazetecilerin soruları üzerine, “Sayın Adalet Bakanı’na, sayın savcıya, hâkimlere, savcılara, polise ve jandarmaya hepsine çok çok teşekkür ediyorum. Daha kadınlar ölmesin, öğrenciler ölmesin, Gülistan ölmesin, yeter” dedi.
Gülistan’ın kaybolması sonrası yapılan arama çalışmalarını hatırlatan Bedriye Doku, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in arama çalışmalarında aileyi baraj etrafına yönlendirdiğini öne sürdü. Bedriye Doku, şöyle konuştu:
“O karda, o kışta, o polisler, o jandarmalara yazık değil miydi? Onların da annesi, babası yok mu? O kışta, o karda o insanlar oradaydı; yazık, günah değil mi? Hangi ülkede bu yaşanır? Kaç sene ekip geldi, polis geldi, jandarma geldi. Allah sizin üstünüzde değil mi? O kışta onların da annesi, babası yoktu, değil mi? Oraya gidecek, bir de gelmezse ne olacak? Sizin çocuklarınız tek mi var? Çocuklarınız için bu kadar insana yazık değil mi, günah değil mi? Polislere, jandarmalara yazık değil mi? O kışta, o karda oraya gidiliyor. Çıkıp ‘Teyze kızın burada yok’ diyor. Tuncay Sonel bizi her zaman ısrarla oraya gönderdi. Polisler ne biliyor, dalgıçlar ne biliyor? Israrla bizi oraya gönderdi, sanki işe gidip geliyoruz gibi. Ben önce sayın savcının yanına gideceğim. Sonra gelip konuşma yapacağım. Tamam. Ben biliyorum, Allah biliyor.”
Baba Doku ise, “Adalete güvendiğimiz için adalet yerini buldu. Herkese teşekkür ederim” şeklinde konuştu.
GÜLİSTAN 6 YILDIR KAYIP
Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü ikinci sınıf öğrencisi Gülistan Doku, 4 Ocak 2020’de kaldığı Kredi Yurtlar Kurumu’ndan (KYK) ayrıldı ve ertesi gün yurda dönmedi.
Gülistan’ın dönmemesi üzerine arkadaşları endişelenip Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü’ne başvurdu ve ailesine haber verdi. Diyarbakır’da yaşayan Doku ailesinin, 6 Ocak’ta kayıp ihbarı vermesinin ardından arama çalışması başlatıldı.
Araştırmalar sonunda Gülistan Doku’nun cep telefonunun, en son Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarı Saltuk Viyadüğü’nde sinyal verdiği belirlendi. Doku’nun ailesinin, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile görüşmesinin ardından Uzunçayır Baraj Gölü’nün kısmen boşaltılması kararı verildi.
Viyadük üzerinden geçen aracın kamerasına da yansıyan Doku’nun son görüldüğü bölgede, AFAD Başkanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Ankara, Denizli, Diyarbakır, İstanbul, İzmir, Konya, Malatya, Manisa ve Kahramanmaraş Büyükşehir belediyeleri ile sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve gönüllülerden oluşan bir ekip ile yapılan aramalara rağmen 13 günün sonunda Doku’nun izine rastlanamadı ve 18 Ağustos’ta çalışmalar sonlandırıldı.
/Kaynak: Birgün/












