Yunanistanlı yetkililer, son iki gün içinde çoğunluğu Bangladeş, Mısır, Yemen ve Sudan’dan gelen 300’den fazla göçmenin kurtarıldığını açıkladı.
Sahil güvenlikten yapılan açıklamada, kurtarılanların yaklaşık yarısının pazartesi günü Girit Adası açıklarında en az üç derme çatma tekneyle seyir halindeyken bulunduğu belirtildi.
Yetkililer, bölgede etkili olan şiddetli rüzgârlara rağmen arama kurtarma çalışmalarının salı günü de sürdüğünü bildirdi.
Bir sahil güvenlik yetkilisi, göçmenlerin Girit’te polis gözetiminde tutulduğunu ve Yunanistan ana karasındaki kabul merkezlerine sevk edileceğini söyledi. Girit, özellikle Libya’nın doğusundaki Tobruk kentinden yola çıkan sığınmacılar için tehlikeli bir geçiş rotası olarak son dönemde başlıca giriş noktası haline geldi.
Mart ayı sonunda, Libya’dan ayrıldıktan sonra Akdeniz’de sürüklenen 22 kişinin hayatını kaybettiği, kurtarılan kişilerin ifadelerine göre cesetlerin denize atıldığı bildirildi.
Uluslararası Göç Örgütü (IOM) verilerine göre, ocak-şubat döneminde Akdeniz’de 559 kişi yaşamını yitirdi. Bu sayı, geçen yılın aynı döneminde 287 olarak kaydedilmişti.
Mart ayında Avrupa Parlamentosu, düzensiz geçişleri azaltmak amacıyla Birliğin göç politikasını önemli ölçüde sıkılaştıran düzenlemeleri onayladı. Bu kapsamda, göçmenlerin Birlik dışındaki üçüncü ülkelere gönderilmesini öngören “geri dönüş merkezleri” uygulaması kabul edildi.
Söz konusu öneriler, insan hakları örgütleri tarafından “insanlık dışı” olarak eleştirildi.
Geçen yıl yaz turizm sezonunda Girit’e yönelik göçmen akınındaki artış nedeniyle Yunanistan, sığınma başvurularını üç ay süreyle askıya almış; bu karar Birleşmiş Milletler ve hak örgütlerinin tepkisini çekmişti.
Yunanistan’daki muhafazakâr hükümet, Avrupa Birliği’nin düzensiz göçle mücadele kapsamında attığı adımları güçlü şekilde destekliyor. Bu adımlar arasında, sığınma başvurusu reddedilen kişilerin barındırılması için Birlik dışında “geri dönüş merkezleri” kurulması da yer alıyor.
Öte yandan, Uluslararası Göç Politikaları Geliştirme Merkezi’nin (ICMPD) Euronews tarafından görülen raporuna göre, AB’nin sınırları sıkılaştırması ve Afrika ülkeleriyle yaptığı göç anlaşmaları, Afrika’dan ayrılanların sayısını azaltmakta etkili olmadı; yalnızca düzensiz göç rotalarını geçici olarak başka güzergâhlara yönlendirdi.
AB ve Avrupa hükümetleri için göç politikaları geliştiren ICMPD’nin Sahra Altı Afrika’daki hareketlilik eğilimlerini analiz ettiği raporda, “artan kontrollerin toplam hareketliliği azaltmak yerine, göç akışını daha uzun ve riskli alternatif rotalara yönlendirdiği” ifade edildi.
Son yıllarda Avrupa Birliği, Tunus, Mısır, Fas, Senegal ve Moritanya gibi Afrika ülkeleriyle göç alanındaki iş birliklerini genişletti.
Bu anlaşmalar kapsamında, yerel otoriteler Avrupa’ya yönelik düzensiz geçişleri engellemek için sınır kontrollerini artırırken, AB de karşılığında mali destek sağlıyor ve çeşitli kalkınma ile iş birliği projelerine yatırım yapıyor.
/euronews/











