”Dünyanın bu bölgesi sadece tek bir şeye saygı duyar: Güç. Eğer güç göstermezseniz, zayıflık gösterirseniz, savunmada kalırsınız. Suriye bunun iyi bir örneği. Suriye neden işliyor? Çünkü güçlü, kararlı ve cesur bir lider var.
İnsanlar geçmişte onunla aynı fikirde olmayabilir ama onu bir yere doğru liderlik ederken görüyorlar. Körfez örneğine bakacak olursak; bu ülkelerin oldukça başarılı olduklarını ve buradaki müşfik monarşilerin sonuç verdiğini görürüz.
Eğer bölgeyi incelerseniz ki antidemokratik olduğu gerekçesiyle bu sözlerimden dolayı muhtemelen yine eleştiri alacağım, işe yarayan tek şeyin, altını çiziyorum ‘tek’ şeyin, bu güçlü liderlik rejimleri olduğunu fark edersiniz. Ya müşfik monarşiler ya da bir nevi monarşik cumhuriyetler…
Bunun dışındaki her şey, yani o ‘Arap Baharı’ süreci, sadece sönümlendi ve yok olup gitti. Demokrasi ya da insan hakları adına müdahale ettiğimiz ülkeler ise hüsrana uğradı. Günün sonunda refah; İsrail’in, çıkarlarını Körfez’le ve bu köklü medeniyetlerle ki Suriye dünyanın en eski medeniyetlerinden biridir, ortak bir paydada buluşturmasından geçiyor.
S-400’ler konusuna gelince… Bilmeyenler için söyleyeyim, Türkiye darbeden sonra Rus savunma sistemi satın aldı. O zamanlar Türkiye, NATO’nun ikinci büyük müttefikiydi. Bu çok büyük bir şey. Bunun ne anlama geldiğini ve Türkiye’nin Avrupa’yı korumak için neler yaptığını düşündüğünüzde, inanılmaz bir şey bu.
Patronumun bakış açısından, Türkiye’nin F-35 programına kabul edilmesi sorun değil. Yunanistan’ın S-300’leri ve F-35’leri var. Yani, Yunanistan-Türkiye meselesi, biliyorsunuz, başka bir tarihi mesele.”
/Ajans/










