🔴ABD ve İran arasındaki ateşkesin süresi yarın sona eriyor. Tarafların süre bitmeden yeniden masaya oturup oturmayacakları ise belirsiz. Taraflardan birbirleriyle çelişen açıklamalar geliyor.
“İslamabad’a hiçbir heyet gitmiyor”
İran devlet televizyonu Salı günü ekrana getirdiği bir uyarıyla, “İran’dan hiçbir heyetin şimdiye kadar İslamabad’ı ziyaret etmediğini” duyurdu. Bu açıklama, ABD ile olası müzakereler üzerine büyüyen spekülasyonların gölgesinde geldi.
Devlet televizyonu, aksi yönde çıkan haberleri kesin bir dille reddetti. Yayınlarda, “Şimdiye kadar İran’dan İslamabad’a herhangi bir heyet hareket etmedi. İster ana heyet ister yardımcı heyet olsun, ister birincil ister ikincil” ifadelerine yer verildi.
Müzakere belirsizliği sürerken Tahran yönetimi, ABD donanmasının hafta sonunda İran’a ait bir konteyner gemisine el koymasına nasıl yanıt verileceğini tartışıyor ve bu konuda henüz fikir birliğine varılabilmiş değil.
Müzakere masasına kim oturacak?
İran’dan “Pakistan’da değiliz” açıklaması gelirken ABD Başkanı Trump daha önce, kendi heyetinin İslamabad’a “hareket ettiğini”, bu kişilerin “Pazartesi” yani dün Pakistan’ın başkentinde olacaklarını açıklamıştı.
ABD tarafında heyeti Başkan Yardımcısı JD Vance’in yöneteceği belirtilirken, İran yeniden bir masa kurulması halinde kendi heyetine kimin önderlik edeceği konusunda da herhangi bir açıklama yapmadı. Geçen turda İran heyetinin başında Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf vardı.
Pakistanlı yetkililer ise günlerdir olası müzakereler için hazır bekliyor.
“Tehdit gölgesinde müzakere kabul edilemez”
İran’ın baş müzakerecisi ve Meclis Başkanı Kalibaf bu sabah erken saatlerinde X üzerinden yaptığı açıklamada, “Tehdit gölgesinde müzakereyi kabul etmiyoruz” dedi. Kalibaf, İslam Cumhuriyeti’nin “savaş alanında yeni kozlarını açığa çıkarmaya hazırlandığını” ifade etti.
Bu arada Trump’tan da ateşkesin yenilenmesi için “düşük ihtimal” açıklaması gelirken, ABD Başkanı, çatışmayı sona erdirmekte acelesi olmadığını belirtti.
İran içinde müzakerelerin yeniden başlatılmasına yönelik kamuoyu tartışması yok denecek kadar az. Gemi saldırısının ardından, molla rejiminin sert çizgideki temsilcileri, son günlerde müzakerelere açıkça karşı çıktı. Öte yandan internet platformlarında en azından bir kez, Ayetullah Mücteba Hamaney’den müzakereleri destekleyip desteklemediğini kamuoyu önünde açıklaması çağrısı yükseldi. Ne var ki yeni İran lideri, savaşta yaralandığının İsrailli ve Amerikalı yetkililerce dile getirilmesinin ardından ne herhangi bir açıklama yaptı ne de herhangi bir görüntüsü ortaya çıktı.
Bu tablonun, Devrim Muhafızları’nı İslam Cumhuriyeti’nin fiili yöneticisi konumuna taşıdığı belirtiliyor. Savaş sürecinde kritik rol oynayan Devrim Muhafızları, hedef seçiminde Tahran’daki siyasi liderliğin denetiminden büyük ölçüde bağımsız hareket etti.
Hürmüz açıldı ve kapandı
İran’ın sivil liderliği de bu süreçte büyük ölçüde sessizliğini korudu. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi hafta sonunda yaptığı paylaşımda, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açıldığını yazdı. Ancak bu açıklama kısa süre içinde Tahran’daki diğer yetkililer tarafından yalanlandı.
İran, Körfez’i açık denizlere bağlayan boğazdaki trafiği 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in saldırısıyla başlayan savaşın hemen ardından kısıtlamaya başlamıştı. ABD de Tahran’ın baskısına karşılık olarak İran limanlarına abluka uyguluyor.
Savaşın başından bu yana yaşanan çatışmalarda İran’da en az 3 bin 375, Lübnan’da 2 bin 290’dan fazla kişi hayatını kaybetti. İsrail’de 23 kişi, Körfez devletlerinde ise 10’dan fazla insan hayatını kaybetti. Lübnan’daki çatışmalarda 15 İsrail askeri ve bölgede 13 ABD askeri de öldü.
/Kaynak: Deutsche Welle/













