Eskişehir’de Doruk Madencilik’te çalışan Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi işçiler, Yıldızlar SSS Holding önünde toplandı. Holding bahçesine girişleri polis tarafından engellenen işçiler duruma tepki gösterdi. Bağımsız Maden Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, “Bize kanun yok mu, hakkını arayan işçiye adalet yok mu?” diyerek uygulamayı eleştirdi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel de Kurtuluş Parkı’nda eylemlerini sürdüren madencilere destek ziyaretinde bulundu.
Bağımsız Maden-İş öncülüğünde 13 Nisan’da Eskişehir’den yola çıkarak hakları için Ankara’da açlık grevine başlayan Doruk Madencilik işçileri, eylemlerinin dördüncü gününde Yıldızlar SSS Holding önünde toplandı.
Madencilerin holding binası bahçesinde açıklama yapmasına, alanın Yıldız Holding’e ait özel mülkiyet statüsünde bulunması gerekçesiyle polis izin vermedi.
Madenciler, “İş, ekmek, barış”, “Vur vur inlesin, Yıldız Holding dinlesin”, “Polislerden korkma, hakkını ara” ve “Direne direne kazanacağız” sloganları attı.
“HAKKINI ARAYAN İŞÇİ, POLİS ÇEMBERİYLE KARŞI KARŞIYA BIRAKILIYOR”
Bağımsız Maden Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, polislerin Yıldız Holding binası bahçesine girmelerine müsade etmemesine tepki gösterek, şunları söyledi:
“Yine bizim her tarafımızı çevirdiler. Ondan sonra özel mülk demeye çalışıyorlar. Bu mülk, pervasızca işçinin hakkına çökmüş, 15 seneden beri işçilerin tazminatını, çalıştığı maaşları vermemiş, işten çıkarılan arkadaşlarımızın tazminatını ödememiş, ihbarını, kıdemini ödememiş. Bu holdingin ne hikmetse bu ülkede 6 bin tane ruhsatı olmuş. Şu anda 6 bin ruhsatı var. Türkiye’de maden sektörünün yüzde 70’inin ruhsatı bu holdingin elinde. Bizler madenciler olarak, sendika olarak şunu söylüyoruz, biz de sizden üstünüz demiyoruz, bizim de isimlerimiz var, bizim de soy isimlerimiz var. Biz yılmayacağız, pes etmeyeceğiz. Bu yağmurda, bu karda, bu kışta açlık grevimize devam edeceğiz. Hakkını arayan işçi, polis çemberiyle, çevik kuvvetle karşı karşıya bırakılıyor. Kanun diyorlar, ama kanunu dolanıyorlar. Bunu işçiler de görüyor, emekçiler de, çiftçiler de görüyor.
Her kanun bir avuç insana çalışıyor, binlerce insanı köle yapıyorsunuz, sonra da ‘kanun’ diyorsunuz. Ankara Valisi ‘kanun, emir’ dedi. Binlerce polis var, kişi başına en az 10 polis düşüyor. En az üç günden beri başımızda bu şekilde polis var. Bize kanun yok mu? Biz işçiyiz. Hakkını arayan işçiye kanun yok mu? Adalet yok mu? Sizler de emekçisiniz. Birileri emir verebilir ama önümüze bir kanun dayatıyorsunuz ve bu işçilerin hakkını aramasına engel oluyorsunuz.”
“12 AYDA İKİ KERE MAAŞ ALMAK NE DEMEK BİR İŞÇİ İÇİN?”
Ankara Valisi’ne İçişleri Bakanlığı’na ve milletvekillerine seslenen Çakır, “Bu işçilerin hakkı yok mu? Kendi haklarını istemeleri en doğal hakları değil mi? Kanun olmasa bile en doğal hakları değil mi? 12 ayda iki kere maaş almak ne demek bir işçi için? Yapmayın arkadaşlar, bu kanun hepimizin kanunu. Kanunları iyi uygulayın, yanlışlara girmeyin. Hepiniz emekçisiniz. Yukarıdakilerin talimatı var diye kanunları böyle uygulamayın. Biz de işçiler olarak hakkımızı, alın terimizi istiyoruz. 600 tane milletvekili kürsülerden bağırıyor, sizler de destek verin. Biz bu patronla görüşmek istiyoruz meseleyi en kısa zamanda çözmek istiyoruz” dedi.
Çakır, polisin engellemesine tepki göstererek, sözlerine şöyle devam etti:
“Biz kanuna göre gitmeye çalışıyoruz ama siz bu kanunu bize gösterdiğiniz gibi bu holdinge göstermiyorsunuz. Bakanlarımıza şunu söylüyoruz; hakkaniyetli olun beylerim. O kanun, bu holdinge varsa bize niye yok? Her yerde, her işçiye, hakkını arayana kanun sorulmaz. O kanunu bir de o patronlara sorsunlar. Bu holdingin 3 bin tane ruhsatı var bu kadar servet neyin nesi? Bizlerden, servetinin üstüne servet biriktiriyor. Kıdemini ödememiş, ihbarını ödememiş, maaşını ödememiş, hiçbir hakkını ödememiş, ölenin kan parasını bile ödememiş. Bir holdingi herkes kollamaya çalışıyor, herkes korumaya çalışıyor. Yok arkadaşlar böyle bir adalet, düzen, kanun. Ben böyle bir kanunu kabul etmiyorum, Bağımsız Maden Sendikası Genel Başkanı olarak işçinin hakkını vermeyen hiçbir yasayı görmüyorum, tanımıyorum.
Biz müzakereye açığız. Bizim de evlerimiz var, bizim de çok çocuklarımız var, bizim de ailelerimiz var. Biz şunu söylemeye çalışıyoruz, bir an önce bu meseleyi çözsünler, bu işçilerin haklarını versinler. Biz ölmek var, dönmek yok dedik. İlk başta da söyledik, şimdi de söylüyoruz, bizi yıldıramazlar. Biz bu meselenin bir an önce çözülmesini istiyoruz. Devlet büyükleri kanunu bu işçiye değil, bir de o holdinge iletirlerse çok memnun oluruz”
“BU MESELEYİ EN KISA ZAMANDA ÇÖZECEĞİZ”
Basın açıklamasının ardından Sendika Genel Başkanı Çakır ve beraberindeki heyet, holding yönetimiyle görüşme talebinde bulunmak üzere holding binasına geçti. Görüşme talebinin ardından binadan ayrılan Çakır, şu açıklamayı yaptı:
“Özel güvenlik müdürü ile görüştüm, şu anda burada görüşebileceğimiz kimsenin olmadığını, yetkililerin olmadığını söyledi. Biz de bu yüzden tekrar Kurtuluş Parkı’na gideceğiz, eylemimiz devam ediyor. Başka bir güne randevu da vermediler. 23 Nisan Bayramı’ndan dolayı yetkililerin olmadığını söylediler. Biz de arkadaşlarımızın yanına gideceğiz orada bir istişare yapacağız. Bu meseleyi de en kısa zamanda çözmeyi düşünüyoruz çünkü işçi arkadaşlarımızın yüzde 90’ı şu anda açlık grevinde. Bazı hastalık sebebiyle açlık grevini bırakan arkadaşlarımız var. Akşam bir tane arkadaşımızı tekrar yine ambulans ile hastaneye götürdük bu yüzden bu mesele bizim için çok önemli. Hızlı çözülmesi için elimizden ne geliyorsa yapıp bu meseleyi en kısa zamanda çözeceğiz.”
ÖZGÜR ÖZEL’DEN MADENCİLERE ZİYARET
Öte yandan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Kurtuluş Parkı’nda haklarını talep ederek açlık grevlerini sürdüren Doruk Medencilik işçilerini ziyaret ederek, açıklamalarda bulundu.Madencilerin eylemlerinin tüm ülkede büyük saygı ile karşılandığını vurgulayan Özel, “Sizin emeğinizi sömüren, tazminatlarınızı vermeyenlere karşı yürüttüğünüz mücadele bir kutup yıldızı, bu yolda yürümesi gerekip de cesaret edemeyenler sizden cesaret bulacaklar” dedi.
Bugünkü yönetimin sermayenin yanında, emekçilerin karşısında olduğunu kaydeden Özel, “Sizin yanınızda milyonlarca insan var” ifadelerini kullandı. Özel, şunları dile getirdi:
“Sizin gösterdiğiniz yolda aslında yürümesi gerekip de cesaret edemeyenler, bunlara cesaret bulacaklar. Tam da bu yüzden işte, hani şöyle düşünüyorsanız, ‘Ya hakkimizi verseler gideriz, bu kadar mağdur edildik, devlet için nedir, zaten TMSF’den devredilmiş, bizim haklarımızı çoktan ödemelilerdi, şimdi de bir talimatla bu şirket bunu öder, neden ödenmiyor’ derseniz, vallahi emekçiler açısından çok iyi örnek oluyorsunuz. Ama rejim bunu kötü örnek kabul ediyor. Çünkü rejim, bugünkü yönetim sermayenin yanında, emekçinin karşısında kendisini konumlamış durumda. Ama sizin bu mücadelenizi halk görüyor ve sizi destekliyor, sizin arkanızda da milyonlarca insan var.
Bu Vedat Dalokay Nikah Salonu’nun önü şuna şahittir; Bu Bağımsız Maden-İş, bizim Soma’da emekçiler yalnız bırakılmışken hak arama mücadeleleri verilmezken yola çıkan, önüne düşen, kurulan bir bağımsız sendika. Ve Soma‘daki 2 bin 800 işçi haklarını aldıysa bu arkadaşlar sayesinde aldı. Sonrasında büyük mücadeleler verildi ve bu Bağımsız Maden-İş’in kurucusu Tahir Çetin, kardeşi burada. Ve Ali Faik İnter, babası madende ölmüş gencecik bir kardeşimiz. Aynı sizin gibi Soma’dan buraya yürüdüler, gün oldu yanarak yürüdüler, gün oldu buraya geldiler, burada ben onları ziyaret ettim, yalınayak burada durdular, baretlerini yere vurdular. Defalarca Süleyman Soylu onları Ankara’ya sokmadı. Bir sefer 6 gün, 7 gün uykusuz Ankara girişinde tuttular. Bir bayram arefesinde Manisa’ya uykusuz dönerken direksiyon başında uyudular ve hayatlarını kaybettiler. Bağımsız Maden-İş’in kurucu başkanı şehit olmuştur. Bugün burada Gökay Başkan, Başaran Aksu bu mücadeleyi sürdürüyorlar. Biz onların size verdiği desteği görüyoruz ve Bağımsız maden-İş’in ne kadar önemli bir iş yaptığını bir kez daha altını kalan harflerle, kalın bir şekilde çizmek isterim.
Bugün, 23 Nisan Çocuk bayramı. Burada bir Madenci oğlu, ‘babası hakkını alsın’ diye gelmiş. Bir madencinin kızı, Melek, ‘babası hakkını alsın’ diye gelmiş. Gençler, eşlerinin yanlarına gelmişler. Biz de sizin yanınıza, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bütün dayanışma duygularımızla, Meclis’teki Grup Başkanvekilimizle, bu mücadelelerde hep Somalı işçilerin yanında olmuş Manisa Milletvekilimiz Vehbi Bey’le birlikte geldik. Tüm hepimiz sizin arkanızdayız. Geçen sefer, gerçi inşallah bu sefer öyle kazalar, ölümler olmasın ama Tahir Çetin mücadeleyi hayatıyla ödedikten birkaç gün sonra hepsinin hakkını verdiler. Çünkü kamuoyu baskısına dayanamadılar. Şimdiden eninde sonunda hakkınızı alacaksınız. Biz, sizi desteklemeye, evlatlarınızın yanında olmaya devam edeceğiz. İleride bu iktidar değişip gerçekten halkın iktidarı geldiğinde nasıl 1980 darbesinden önce hemen her işçi sendikalıysa ve gram hakkı varsa, söke söke hakkını alıyorsa sizin önderlik ettiğiniz bu yolda Türkiye işçi sınıfı örgütlenecek ve herkes söke söke hakkını alacak. Kimse emekçinin emeğini sömürmeyecek. Yaşasın Doruk Madencilik’teki emekçilerin direnişi. Yıldızlar Holdinge karşı verilen direnişi saygıyla selamlıyoruz. Yaşasın Türkiye işçi sınıfının mücadelesi. Hepinize saygıyla selamlıyoruz.”
İŞÇİLERİN TALEPLERİ NE?
Doruk Madencilik işçileri, TMSF devri öncesine uzanan alacaklar da dahil olmak üzere tüm taleplerini şöyle sıralıyor:
• Ödenmeyen maaşların, ikramiye, yıllık izin ve sendikal haklarla birlikte ödenmesi,• TMSF öncesi ve sonrasında işten çıkarılan, dava açmış ve açmamış tüm işçilere tazminatlarının verilmesi,• Çalışanlara rızaları dışında uygulanan ücretsiz izin uygulamasının kaldırılması,• İş sağlığı ve iş güvenliği kurallarına uygun çalışma ortamının sağlanması,• Sendikal faaliyetler nedeniyle işten çıkarılan işçilerin işe iadesi,• Madenin kamulaştırılması ve iş güvencesinin garanti altına alınması.
/Kaynak: Birgün/











