Rojin Kabaiş ve Gülistan Doku için eylem: Devlet görevini yerine getirsin

Genel

Rojin Kabaiş ve Gülistan Doku İçin Adalet Komisyonları, “Kadınların  yaşam hakkını korumak için devlet görevini yerine getirsin” çağrısı yaptı.

Rojin Kabaiş ve Gülistan Doku İçin Adalet Komisyonları, “Gülistan Doku’dan Rojin Kabaiş’e gerçek adaleti biz sağlayacağız” sloganı ile İstanbul Kadıköy’de bulunan Süreyya Operası önünden Khalkedon Meydanı’na yürüyüş düzenledi.

 “Gülistan Doku’dan Rojin Kabaiş’e Gerçek Adaleti Biz Sağlayacağız” pankartının açıldığı yürüyüşte “Kadın cinayetleri politiktir” dövizleriyle katledilen kadınların fotoğrafları taşındı. Yürüyüşte sık sık, “Koruma aklama yargıla”, “Jin jiyan azadî”, “Bijî berxwedane jinan”, “Gülistan’dan Rojin’e isyandayız” sloganları atıldı. 

 Yürüyüşün ardından Khalkedon Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamada basın metnini Gülistan Doku İçin Adalet Komisyonları Gönüllüsü Şeyma Çoban okudu. Rojin Kabaiş, Gülistan Doku ve tüm şüpheli kadın ölümlerinin aydınlatılması için mücadele ettiklerinin altını çizen Şeymanur Çoban, “Kadınlar olarak bir kez daha sokaklardayız. Sesimizi failleri aklayan mekanizmalara karşı İntihar değil cinayet diyerek, yükseltiyor erkek egemen devlet şiddetini ve kadın cinsine karşı örgütlenen bu kırımı teşhir etmek için burada olduğumuzu ilan ediyoruz. 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku dosyasında bugün yaşananlar yıllardır yürütülen kadın mücadelesinin sayesindedir. Gülistan’ın ailesinin ve biz kadınların Zainal Abarakov’un yargılanması talepleri görmezden gelindi, üvey babası emekli polis Engin Yücer’in delilleri karartmasına göz yumuldu. Dönemin valisi Tuncay Sonel hiçbir somut delile dayanmadan aileye ‘Kızınız intihar etti’ diyerek dosyayı kapatmaya çalıştı.Emniyet ‘kameralar bozuk, kayıtlar çözülemiyor’ yalanıyla kamuoyunu oyalarken biz kadınların bulduğu gönüllü uzmanlar o suda hiçbir hareketlilik olmadığını ortaya çıkarmıştı. Bugün ise Gülistan’ın o baraja hiç gitmediği itiraf ediliyor” diye belirtti.

 ‘ÖNERGELER AKP-MHP OYLARIYLA REDDEDİLDİ’

Şeyma Çoban, iktidar ve yargı mekanizmasının Gülistan Doku ailesini ve kadınları susturmak için her yolu denediğini belirterek, “Tayyip Erdoğan aileyi kadın örgütlerinden uzaklaştırmak için açıklamalar yaparken dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ adalet arayan aileyi kapıdan geri çevirmiş, Süleyman soylu Meclis’te ‘Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca olayın adli soruşturmasının beraber takip edildiği ve Vali Tuncay Sonel hakkındaki iddiaların asılsız olduğu anlaşılmıştır’ tutanakları tutmuştu. Meclis’e sunulan soru önergeleri AKP-MHP oylarıyla reddedilirken, Gülistan’ın annesi ve ablası ‘Gülistan nerede?’ dedikleri için sokak ortasında tekmelerle, işkenceyle gözaltına alınmıştı” ifadelerini kullandı. 

 ‘CEZASIZLIK POLİTİKASI’ VURGUSU

 Gülistan Doku dosyasında bir şebekenin ortaya çıktığını dile getiren Şeyma Çoban, “Gülistan Doku’nun dönemin valisinin oğlu Mustafa Türkay Sonel ve beraberindeki şahıslar tarafından cinsel saldırıya maruz bırakıldığı, hastane kayıtlarının dönemin başhekimi Çağdaş Özdemir eliyle silindiği açığa çıkmaktadır. Bu suça ortak olan başhekimin il sağlık müdürü yapılarak, ödüllendirildiği bu kirli ağda devlet başta olmak üzere valilik, hastane ve emniyet el birliğiyle delil karartmıştır. Ancak bugün hala eksik bir adaletle karşı karşıyayız. Mustafa Türkay Sonel ile yakınlığı belli olan ve Gülistan’ın çalıştığı yerdeki görüntülerde faillerle bir arada olduğu açıkça görülen Uğurcan Açıkgöz, üniversite kamera sorumluları Savaş Göktürk ve Süleyman Önal gibi isimlerin adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bunu kabul etmiyoruz! Faillerle iş birliği içinde olanların elini kolunu sallayarak gezmesi cezasızlık politikasının devamıdır. Biz bu politikaları çok iyi tanıyoruz! Gülistan’ı arama bahanesiyle boşaltılan barajdan vücudunda birden fazla erkek DNA’sı bulunan Esma Kılıçarslan’ın cansız bedeni çıktığında dosyayı etkin soruşturma yürütmeden kapatanlardan tanıyoruz” dedi.

TALEPLER

Şeyma Çoban, Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş soruşturmalarına dair taleplerini şöyle sıraladı:

“* Gülistan Doku’nun akıbeti tüm yönleriyle ortaya çıkarılsın, nerede olduğu açıklansın ve cenazesi derhal ailesine teslim edilsin!

* İhmali, sorumluluğu ve delil karartması bulunan tüm kişi ve kurumlar hakkında tutuklamaya yönelik etkin soruşturma yürütülsün! Adli kontrolle serbest bırakılan şüpheliler hakkında etkin soruşturma yürütülsün, bu kişiler yargılansın! Eksik bırakılan tüm deliller toplansın ve süreç kamuoyuna şeffaf şekilde açıklansın! Doku ailesini tehdit eden tüm şahıslar yargılansın! Rojin’in dosyasındaki kısıtlılık kararları derhal kaldırılsın aile ve kamuoyu gerçeğe ulaşabilsin. Rojin’in bedeninde bulunan iki erkeğe ait DNA’nın kimlere ait olduğu açıklansın. Rojin’in telefonu derhal açılsın. Dosyanın 19 aydır ilerletilmemesinden sorumlu olan, delil karartan, süreci uzatan ve failleri koruyan tüm kişi ve kurumlar yargılansın.

* Aileye yönelik tehditler soruşturulsun, sorumlular yargılansın. Rojin’in ailesi yalnız bırakılmasın, gereken hukuki ve manevi destek verilsin Van Başsavcılığı, TCK 102’ye göre nitelikli cinsel saldırı kapsamında soruşturmayı genişletsin. İstanbul ATK ihtisas Kurulu yeni rapor hazırlasın.

* Kadınların  yaşam hakkını korumak için devlet görevini yerine getirsin.”

/Mezopotamya Ajansı/

İlginizi Çekebilir

Çin’in çip atılımı küresel teknolojiyi nasıl etkiliyor?
Rojwelat Kızmaz’ın ailesi yarın savcılığa başvuracak

Öne Çıkanlar