Ragıp Duran: Çiçek dürbününden daha çokrenkli; Senfoni orkestrasından daha çoksesli

Yazarlar

:

 Neo-liberal düzende kalabalıklar aynı giysileri giyip aynı yemekleri yiyor. Eğlenceleri, yaptıklar işler de birbirine çok benziyor. Şehirler de artık tıpkısının aynısı. Biteviye monotonun diktatörlüğü.

image.jpeg

Hocam, keyifsiz görünüyorsunuz. Hayrola bir rahatsızlığınız mı var?

 Yoo… İyiyim. Ama keyifsiz olduğum doğru. Daha doğrusu bir sıkıntı bastı son zamanlarda. Belki de bıkkınlık…

Sebep?

Günlük yaşam, sosyal medya, eş-dost ilişkileri…bak siyasi durumdan hiç söz etmiyorum, genel durum bana çok tekdüze  geliyor. Her şey aynı sanki. Herkes aynı şeyleri tekrar edip duruyor. Düzeysizlik egemen olmuş her alana. Farklı, renkli, değişik, yeni, ilgi çekici, beni heyecanlandıran herhangi bir şeye pek rastlamıyorum. İkiyüzlülük, yalancılık, eyyamcılık var her tarafta.

Örnek verebilir misiniz?

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlandı geçenlerde. 0 1920’deki ilk Meclis’ten bugün eser kalmadı. Bir tek adam bütün kararları tek başına alıyor. Türkiye çocuk haklarının en çok ihlal edildiği ülkelerden biri. Tarikatlarda olsun başka mekanlarda olsun pedofili almış başını gidiyor. Böyle bir ortamda Mustafa Kemal portreleri ile 23 Nisan’ın nesini kutlar bu insanlar?

Başka güncel örneğiniz var mı?

TC Cumhurbaşkanı, ABD Başkanı  Trump’a Beyaz Saray’daki silahlı hadise konusunda geçmiş olsun mesajı göndermiş. Olayı  ‘’Basın özgürlüğüne yönelik menfur bir eylem’’ diye nitelemiş. Kendisi sanki Norveç Başbakanı!

Tekdüzelik, sıkıntı veya bıkkınlığın nedeni bulunduğunuz ortam olmasın? Gerçi bu söylediklerinizi ben de kendi yakın çevremde gözlemliyorum. Ama bu durum acaba bize has bir durum mu? Yani Türkiye mi böyle? Yoksa başka ülkelerde durum farklı mı?

Costa Gavras’ı bilirsin değil mi?

Z, Sıkıyönetim ve İtiraf gibi çok sıkı üç siyasi filmin yönetmeni. Yunan asıllı Fransız sinemacı değil mi?

Evet o. Ama bu ‘’Yunan asıllı Fransız’’ sözü bana garip geliyor. Adam Fransız yurttaşı bir sinemacı. Liseyi bitirip Fransa’ya yerleşmiş. En az 70 yıldır Fransa’da çalışıyor ve yaşıyor.

Nereden aklınıza geldi Costa Gavras?

Anılarında okumuştum. Mealen şöyle bir söz etmiş: ‘’Ben en iyi, en zengin, en yakışıklı, en güçlü olmak istemiyorum. Ben farklı olmak istiyorum’’.

Anlıyorum sıkıntınızı.

Bak bu ‘’Milli birlik beraberlik’’, ‘’Aklın yolu birdir’’, ‘’Hepimiz Kemalistiz’’,  ‘’Türk milleti’’, ‘’Türkler’’, ‘‘Biz’’, ‘’Bizler’’ sözleri bana hep antipatik gelmiştir.

Neden?

E çünkü bu tür kelimeler, ibareler bireyi pas geçer, kalabalıkları yani aslında sürüyü anlatır.

Hocam siz  derslerde ‘’toplumu, halkı, kamu çıkarını ön planda tutmak gerekir’’ demez miydiniz? Şimdi nereden çıktı bu birey meselesi?

Kavramları karıştırma. Birey, bireysellik başka, bencillik başka. Ben diğerkâmlığı (Altruizmi) savunuyorum. Bizde adam henüz birey olamadan bencillik taslıyor. Bireyi silip, onu neredeyse görmezden gelip, ön plana kimliği, kimyası, fiziği, içeriği çok karışık, çok muğlak bir millet, halk, toplum, kalabalık ya da sürü çıkarmak bence yanlış. Hitler filmlerinde o kocaman alanları dolduran onbinlerce insan bana çok ürkütücü gelir. Ama çok sevdiğim fotograflardan biri de herkesin Nazi selamı verdiği bir mekanda bir tek adamın ellerini kollarını bağlayıp sabit durduğu  fotograftır.

Tarihe İz Düşen İkonik 'Nazi Selamı Vermeyi Reddeden Adam' Fotoğrafının Hikayesi - Onedio

August Landmesser, 13 Haziran 1936, Hamburg

Anlıyorum.

Şimdi bu sosyal medya çok zengin içerikleri barındırıyor diyorlar ya, doğru değil. Yapay Zeka bazı becerileri olsa bile, sonuç olarak devasa bir bilgi bankası. Bilgi bankası da eski bilgilerin deposu. Buradaki bilgi ve görüşlerin büyük bir çoğunluğu da yerleşik düzenin bilgi ve görüşleri. Algoritmalar en çok bu tür bilgi ve görüşlerin yaygınlaşmasını, çoğalmasını sağlıyor.

İnternet öncesi dönem bu açıdan daha mı iyi idi?

Öyle bir şey söylemedim. Pek nostaljik takılmam ben. Ya da takılmamaya çalışırım. Farklıydı  herhalükarda. Bu geçmiş-gelecek konusunda şimdi hatırlamıyorum nerede okuduğumu ama güzel, veciz bir söz buldum: Tarihçi, ileriyi görmek için arkasına bakan insandır!

Bir nevi dikiz aynası gibi mi?

Hemen şoför ağzına kaçmasan olmaz mı?

Hocam aks mı kırdım, balataları mı yaktım ?

Bak hala şoför terminolojisindesin. Yoruldum.  Müsait bir yerde indir beni!

(SON/RD)

İlginizi Çekebilir

CHP’den yeni yol haritası: 4 Mayıs’ta sahaya çıkıyor

Öne Çıkanlar