🔴15 Mayıs Kürt Dil Bayramı’nı kutlayan DEM Parti, Kürtçenin kamusal alanlarla resmî kurumlarda kullanımı ve ana dilde eğitim hakkının güvence altına alınması için çağrı yaptı.
DEM Parti, 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı vesilesiyle yayımladığı açıklamada, Kürtçenin kamusal alanlarla resmî kurumlarda kullanımının sağlanması ve ana dilde eğitim hakkının güvence altına alınması için çağrı yapıldı.
TBMM’ye ana dilde eğitim hakkını güvence altına alma çağrısı yapılan açıklamada, Kürtçenin kamusal alanda ve resmî kurumlarda kullanımının sağlanması gerektiği ifade edildi.
Hatimoğulları: Kürtçe yaşamın her alanında özgürce var olmalı
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da sosyal medya hesabı üzerinden 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı’nı kutladı. Paylaşımını Kürtçe ve Türkçe yapan Hatimoğulları, şunları kaydetti:
“Kürtçe Bayramı, yalnızca bir bayram değil; bir dilin yüz yılı aşan var olma mücadelesidir. Anadil kimliktir, hafızadır, yaşamın kendisidir. Kürtçe ve bu toprakların tüm kadim dilleri, geçmişin mirası olduğu kadar özgür bir geleceğin de taşıyıcısıdır. Kürtçe yaşamın her alanında özgürce var olmalı; anadilde eğitim hakkı anayasal güvence altına alınmalıdır.”
Önerge Cumhur İttifakı ve İYİ Parti oylarıyla reddedildi
DEM Parti’nin Kürtçe’nin kamusal alanda kullanımının önündeki engellerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırma komisyonu kurulması için verdiği önerge dün TBMM Genel Kurulu’nda AKP, MHP ve İYİ Parti’nin oylarıyla reddedildi.
Oylama öncesi söz alan DEM Parti Van Milletvekili Gülderen Varlı, çözüm sürecinin gereği olarak “Kürtçenin korunması ve geliştirilmesinin” önemine vurgu yaptı. Varlı şu ifadeleri kullandı:
“Bugün Kürt sorununun demokratik çözümünde tarihi bir eşikten geçmekteyiz. Sayın Abdullah Öcalan’ın barış ve demokratik toplum çağrısı elli yıllık çatışma ortamını sonlandırma fırsatı değil, aynı zamanda bu topraklara ait farklılıkların zenginlik olarak bir arada eşit yaşamın kapısını araladı. Bu süreçte gerekli adımların atılması aynı zamanda onlarca yıldır Kürt’ün önündeki engellerin kaldırılmasını beraberinde getirecektir. Demokratik entegrasyon demek aynı zamanda bu topraklarda yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan diğer dillerin de geleceğini garanti altına almaktır. Bu nedenle tam da içerisinden geçtiğimiz bu sürecin gereği olarak Kürtçenin korunması ve geliştirilmesi demokratik toplum ilkeleri ve kültürel çeşitliliğin yaşatılması açısından hayati önem taşıyor.”
DEM Parti milletvekili Varlı, “Bu nedenle komisyonun kurulması aynı zamanda toplumsal barışın güçlenmesine de katkı sağlayacaktır” diye konuştu.
CHP: Ana dil bir haktır
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara Milletvekili Okan Konuralp ise CHP’nin parti programında yer alan ilkelere dikkati çekerek, “Parti programımızda vurgulandığı şekliyle demokratikleşme, toplumsal sorunların eşit yurttaşlık temelinde çözümü için elzemdir diyoruz ve yine, programımızda vurgulandığı üzere, ana dili bir hak olarak görüyor, tüm yurttaşlarımızın ana dilini öğrenme, kullanma ve geliştirme hakkının sağlanacağı, kimsenin kimliğinden dolayı ayrımcılığa uğramayacağı ve toplumsal olarak dışlanmayacağı, farklı kimliklerin, inançların ve kültürlerin özgürce var olabileceği bir Türkiye hedefi doğrultusunda mücadele ediyoruz” dedi.
CHP’li vekil “Bu bağlamda, Türkçe, Kürtçe, Abhazca, Çerkezce, Gürcüce, Lazca, Ermenice, Rumca, Süryanice, Arapça, Boşnakça ve sayamadığım hangi dil varsa, annelerimiz rüyalarını hangi dilde görüyorsa, hangi dilde görmüşse, bizi hangi dilde sevmiş ve hangi dilde azarlamışsa işte o dilin ama daha da önemlisi başka annelerin dillerini de ötekileştirmeden, önemsizleştirmeden, değersizleştirmeden tüm dillerin varlığını sürdürmelerini sağlamak bir zorunluluktur” diye ekledi.
/Deutsche Welle/










