Belediye-İş’ten İZSU’da taşeron uyarısı: “2011 öncesine dönüşe izin vermeyeceğiz”

EmekGündem

Belediye-İş İzmir şubeleri, İZSU’daki taşeronlaştırma iddialarına karşı açıklama yaptı. İşçiler, “Taşerona geçit yok” sloganlarıyla İzBB Meclis binası önüne yürüdü.

 

Belediye-İş İzmir Şubeleri, İzmir Büyükşehir Belediyesine bağlı İZSU’da taşeronlaştırma uygulamalarına karşı basın açıklaması yaptı. Kültürpark Basmane Kapısı’nda toplanan sendika yöneticileri ve işçiler, “Taşerona geçit vermeyeceğiz”, “İş, ekmek yoksa barış da yok” ve “Direne direne kazanacağız” sloganları eşliğinde İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonunun bulunduğu hollere yürüdü.

Basın açıklamasını Belediye-İş İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Savaş Atalay okudu. Atalay, İZSU Genel Müdürlüğünün atıksu arıtma tesisleri, terfi istasyonları ile su ve kanal arıza işlerini ihaleler yoluyla taşeron firmalara devretmeye çalıştığını söyledi.

“Atıksu arıtma tesislerini, terfi istasyonlarını, su ve kanal arıza işlerini parça parça ihalelerle taşeron firmalara devretmeye çalışıyorlar. Bu devir gerçekleşirse 400’ün üzerinde emekçi arkadaşımızın çalıştığı işyerleri müteahhitlerin insafına terk edilecek. Biz bu kölelik düzenini kabul etmiyoruz” diyen Atalay, taşeron sisteminin çalışma ilişkilerini güvencesiz hale getirdiğini ifade etti.

“Taşeron demek emek sömürüsü demektir”

Atalay, “Taşeronlaştırma, çalışma ilişkilerini güvensizleştiren, kuralsız ve denetimsiz işçi çalıştırmanın önünü açan bir sistemdir. Taşeron demek; kamu kaynaklarının halka değil, bir avuç sermayeye peşkeş çekilmesidir. Taşeron demek; emek sömürüsü, düşük ücret ve emeğin değersizleştirilmesi demektir” dedi.

2011 yılında taşeron işçilerin belediye şirketlerine alındığını, 2018’de çıkarılan 696 sayılı KHK ile bu sürecin tamamlandığını hatırlatan Atalay, “Yıllarca verilen mücadelelerle kazanılan bu hakları bugün hangi akılla geriye götürmeye çalışıyorsunuz? 2011 öncesinin o karanlık taşeron düzenine geri dönülmesine asla izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Bu planlı bir tasfiye girişimidir”

İZSU yönetimine sorular yönelten Atalay, “Daha dün, 2024 yılının Mayıs ayında ‘istihdam fazlası var’ diyerek yüzlerce işçiyi kapı önüne koymadınız mı? Madem işçi fazlaydı, bugün neden en kritik işleri taşeron eliyle yürütmeye çalışıyorsunuz? Son iki yılda 400’den fazla işçi emekli oldu; neden yerlerine yeni alım yapmıyorsunuz? İZSU’nun kendi makineleri, vidanjörleri, kanal araçları neden şantiyelerde çürümeye bırakılıyor? Neden müteahhit firmalardan kiralama yoluna gidiliyor” diye sordu. Atalay, “Bu bir planlı tasfiye girişimidir. Biz emekçiler bu planın figüranı olmayacağız” dedi.

CHP’ye de çağrıda bulunan Atalay, “Cumhuriyet Halk Partisi yıllarca taşeron düzenine karşı en ön safta mücadele etti. Sayın Genel Başkanınızın en önemli vaadi taşeronluğu kaldırmaktı. Otoyolların devredilmesine karşı gösterilen o dik duruşu bugün İZSU’nun arıtma tesisleri için de bekliyoruz” diye konuştu.

“Sosyal demokrat bir belediyecilik anlayışında söylemle eylem arasındaki fark burada kapanmalıdır” diyen Atalay, “İktidarın emekçiyi örgütsüzleştiren politikalarını takip etmek değil, örgütlü toplumu savunmak size yakışan görevdir” ifadelerini kullandı.
“Bu uygulamadan vazgeçin”
Taşeron sistemine karşı mücadeleyi sürdüreceklerini söyleyen Atalay, “İş cinayetlerinin baş sorumlusu olan bu denetimsiz taşeron sistemine karşı, Anayasa’dan ve yasalardan aldığımız güçle sonuna kadar direneceğiz. İZSU Genel Müdürlüğüne de sesleniyorum; bu hukuksuz ve vicdansız uygulamadan derhal vazgeçin. Çalışma barışını bozmayın” dedi.

 

/Kaynak: Evrensel/

İlginizi Çekebilir

Marmaris’ten yola çıkan Sumud Filosu’na İsrail’den müdahale
Mersin’de silahlı saldırı: Dört ölü, sekiz yaralı

Öne Çıkanlar