:
Hocam merhaba, nasılsınız?
İyiyim. Sen?
Sağolun ben de iyiyim. Bugün kitaplardan söz edeceğiz. Ama önce bir sorum var.
Buyur.
Galatasaray’ın Şampiyonluk kutlamalarını izlediniz herhalde. Nasıl buldunuz?
5-6 saat ekran karşısında kaldım. Güzeldi hatta çok güzeldi. Sevindim. Gururlandım.
Özel olarak dikkatinizi çeken sahneler oldu mu?
Olmaz mı? Senfoni orkestrası şahaneydi. Sasha’nın Filistin bayrağıyla çıkması anlamlı idi. Seyircilerin ‘’Erden Timur’’ diye slogan atması da çok önemli.
Peki geçen hafta söylemiştiniz. Bu aralar elinizdeki kitaplar?
Uzun bir liste verebilirim. Günün farklı saatlerinde evin farklı köşelerinde okuduklarım arasında en çok Murat Koç’un ‘’Türk Romanında İttihat Terakki 1908-2004’’ başlıklı kitabı beni sardı.
Neden?
ITC konusunda, ki yeteri kadar kendi ürettikleri resmi belge gizlilik nedeniyle yok, devlet kaynaklarına dayalı çalışmalar var (Tunaya, Hanioğlu, Ahmad vs…) bir de anı kitapları var (Birgen, Çalıkoğlu, Bleda vs…). Koç ise kitabında ITC’den söz eden 200’den fazla romanı taramış. Tamam roman kurgudur ama yine de okura çok sayıda bilgi ve görüş sunuyor.
Ne tür bilgi ve görüşler?
Resmi yayınlarda ve anılarda bulunmayan bence çok önemli bir nokta özellikle ITC döneminde yöneticilerin siyasal beceriksizliklerinin yanısıra rüşvet, gasp, usulsüzlükleri… Sonra 1908’in insanların günlük hayatına etkileri. Aşk ilişkileri bile etkilenmiş Meşrutiyet devriminden. Sonra kimi romanlarda – çok azını daha önce okumuştum – ilginç Abdülhamid portreleri var.
İttihatçılığın tam olarak ne olduğunu, tarihini, kökenlerini, motivasyonunu anlamak için iki kitap daha var elimde:
· Nazmi Eroğlu’nun zengin biyografi çalışması ‘’İttihatçıların Ünlü Maliye Nazırı Cavid Bey’’. Derin bir araştırma.
· Türkiye’ye Son İkaz, Prens Sabahaddin. Broşür gibi, bir oturuşta bitiyor.
Emine Uşaklıgil’in, dedesini anlattığı kitabı ‘’Cumhuriyet’in Kalemi Yunus Nadi – Yaşamı ve Mücadelesi’’ de geldi ama henüz başlayamadım.
Devam edin hocam.
Benim Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesindeki ilk dekanım mektepten abim Niyazi Öktem geçenlerde Selanik’e uğradı. Sağolsun “Ne Şehittir Ne Gazi Uçurtma Yoluna Gitti Niyazi – Bir Hukuk Profesörünün Anıları” başlıklı kitabını armağan etti. Çok ortak tanıdığımız çıktı anı sayfalarında.
Dört kitap daha sayıp bitiriyorum.Tamam mı?
Tamam hocam zamanımız var:
– Çağrı Başkurt’un ‘’ Vallâhi canım, ben Rumeli Beylerbeyiyim!’’ kitabında Osmanlı’nın Avrupa’daki ilk diplomatik girişimleri anlatılıyor.
– Ayda Bektaş’ın ‘’Bâb-ı Ali’den Uzakta’’ kitabının altbaşlığı ‘’Imparatorluğun Son Asrında Diplomatlar’’.
Hocam İttihat Terakki ve diploması kitaplarına yoğunlaşmışsınız. Ben sizin medya kitapları da okuduğunuzu sanıyordum.
O eskidendi. Ama yok, ilginç bir derlemeyi yeni bitirdim: Cemaleddin Bildik’in ‘’Meçhul Kalmış Röportajlar’’ kitabında R.Halit Karay’dan H.S.Tanrıöver’e, Y.Kemal’den B.Kemal Çağlar’a, Ş. Saraçoğlu’ndan N. Erim’e, F.Köprülü’den K.İsmail Gürkan’a kadar ‘’önemli ve ilginç’’ şahsiyetlerle yapılmış söyleşiler var.
Peki roman okur musunuz hiç?
O da eskidendi. En son sağolsun bir arkadaşım, Ahmet Altan’ın ‘’O yıl’’ romanını getirdi. 1915’i anlattığı için okumak istemiştim. Ama 30. sayfada bıraktım. Sarmadı. Ben öyle derin ruhsal analizlerden hoşlanmıyorum. Bir de devasa siyasal/kültürel/askeri bir hadiseyi farklı kahramanların yaşamöyküleri üzerinden anlatmak, özellikle hadisenin özünü ve nedenlerini bilen bir okur açısından pek cazip gelmedi.
Okurlara değil ama yazarlara sorulur: Tezgâhta ne var?
Yayınlanmasını dört gözle beklediğim bir kitap var: Michael A.Reynolds’un ‘’A Life Lived like a Storm: Enver Pasha and the End of the Ottoman World’’ (Fırtına Gibi Yaşanmış Bir Hayat: Enver Paşa ve Osmanlı Dünyasının Sonu) Princeton University Press’den ABD’de Ocak 2027’de Avrupa’da Mart 2027’de çıkacakmış.
O zaman size şimdi ve gelecekte iyi okumalar.
Cümlemize!
(SON/RD)











