Fransa’nın entelektüel ‘büyükbabası’ Edgar Morin 104 yaşında hayatını kaybetti

DünyaGündem
🔴Fransa’nın en tanınmış kamu entelektüellerinden biri olan Edgar Morin, İkinci Dünya Savaşı sırasında Direniş Hareketi’nde yer almış, hayatını eleştirel düşünceyi yaymaya ve hoşgörüsüzlükle mücadeleye adamış bir isim olarak 104 yaşında hayatını kaybetti.
 
Ölümünü eşi bugün açıkladı.

“20. yüzyılın hafızası ve tüm Fransızların büyükbabası” olarak anılan Morin, 2021’de sol görüşlü Liberation gazetesi tarafından “şapka ve ipek kravat tutkunu zarif filozof” şeklinde tanımlanmıştı.

Cumartesi sabahı Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, X platformunda yaptığı paylaşımda Morin’i “evrensel bir ruh” ve “somutlaşmış hümanizm” olarak andı.

Eski Cumhurbaşkanı François Hollande ise Morin’in “uzun yaşamı boyunca entelektüel özgürlük yollarını seçtiğini, zaman zaman tökezlese de her defasında kendini düzelttiğini” ifade etti.

Morin’e yönelik taziyeler, sağdan aşırı sola kadar geniş bir siyasi yelpazeden geldi.

Jean-Luc Melenchon, Morin’in 102 yaşında Gazze’deki Filistinlilere yönelik saldırılara karşı yapılan protestolara destek verdiğini hatırlatarak, “Bir örnek asla ölmez” ifadelerini kullandı.

Eski Fransa Dışişleri Bakanı Dominique de Villepin ise “Düşüncesi bize yol açıyor. Bu kadar dostça ve kardeşçe olan sesi bizi daha uzun süre boyunca izleyecek,” dedi.

Benzer sözler, İtalya Demokratik Parti’nin eski genel sekreteri ve eski İtalya başbakanı, şu anda Jacques Delors Enstitüsü Başkanı olan Enrico Letta’dan da geldi:

Son olarak UNESCO da “düşünce dünyasının önde gelen bir figürü” olarak nitelediği Edgar Morin’in “anısına ve muazzam felsefi mirasına” saygı duruşunda bulundu. “Edgar Morin’in entelektüel yolculuğu geleceğe dönük bir yöntemdir” ifadesini kullandı.

‘İnsan olmak ne demektir?’

Seküler Yahudi göçmenlerin çocuğu olan Edgar Morin, sosyolog olarak eğitim almasına rağmen kendisini daha çok bir “hümanist” olarak tanımlıyordu. İnsan doğasını anlamak için felsefe, psikoloji, etnografi ve biyolojiyi birleştiren bütüncül bir yaklaşım geliştirdi.

Yurtdışında en çok, 1961’de film yapımcısı Jean Rouch ile birlikte çektiği “Chronique d’un été (Bir Yazın Kroniği)” adlı belgesel sayesinde “cinéma vérité” akımının öncüsü olarak tanınır. Bu film, sıradan genç Parislilerin günlük yaşamını anlatır.

“Mutlu musunuz?” sorusuyla tetiklenen sınıf, ırk, sömürgecilik ve benzeri konulardaki spontan tartışmalar, belgesel sinema türünde devrim yaratmıştır.

2013 yılında The New Yorker dergisi bu yapımı “gelmiş geçmiş en büyük, en cesur ve en özgün belgesellerden biri” olarak nitelendirmişti.

Fransızlar için Morin, her şeyden önce çağımızın büyük sorularına bütüncül ve disiplinler arası bir yaklaşım geliştiren bir entelektüel rehberdi.

2020’de TV5 Monde’a verdiği röportajda, “İnsan olmak ne demektir? Küreselleşme nedir? Yaşam nedir? Bu sorular, bugün farklı alanlara dağılmış bilgileri birleştirmeyi gerektirir” demişti.

100 yaşını geçtikten sonra bile güncel olaylar hakkında yorum yapmayı sürdürdü ve X platformunda 220 bin takipçisiyle düşüncelerini paylaştı. 2022’deki sıcak hava dalgası sırasında “Paris, saat 18.00, 40°C: Yağmur, uzun zamandır beklenen fırtına!” diye yazmış, Ukrayna savaşıyla ilgili ise “Savaş, nefretin bir dersidir” ifadelerini kullanmıştı.

Eşi Sabah Abouessalam Morin, AFP’ye gönderilen açıklamada, “Ömrünün son günlerine kadar dünyaya, başkalarına ve düşüncesini besleyen büyük insani sorulara karşı dikkatli kaldı” dedi.

Komünistler tarafından dışlanması

8 Temmuz 1921’de Paris’te Edgar Nahoum adıyla doğan Morin, Yunanistan’dan göç etmiş Yahudi bir ailenin çocuğuydu. Yahudi kimliğiyle tanımlanmayı her zaman reddetti; kendisini aynı zamanda “Fransız, Akdenizli ve dünya vatandaşı” olarak gördüğünü vurguladı.

10 yaşındayken çok sevdiği annesini kaybetti; ailesinin haftalarca ondan gizlemeye çalıştığı bu olayı, yıllar sonra kendi “kişisel Hiroşiması” olarak nitelendirecekti.

Daha sonra sığınağı önce dersleri, ardından solcu aktivizm oldu; Fransız Komünist Partisi’ne katıldı.

Nazilere karşı başlangıçta pasif direnişi savunmuştu; bunu, savaş sonrası dönemde Sovyet lideri Josef Stalin’e verdiği ilk desteğiyle birlikte, hayatının iki büyük yanlış hükmünden biri olarak görecekti. Daha sonra Edgar Morin takma adıyla Direniş’e katıldı.

Tarih, coğrafya ve hukuk eğitimi alan Morin, savaş sonrası Almanyası’ndaki Fransız askeri yönetiminin propaganda faaliyetlerini yönetti, ardından gazetecilik yaptı ve sonrasında CNRS’te çalışmaya başladı.

Düşünceye tutkun bir entelektüel olarak, “Amerikancı” sayılan bir gazetede yazı yazdığı için yoldaşlarının öfkesini üzerine çekti.

Partiden ihraç edilen Morin, içten içe her türlü endoktrinasyona karşı derin bir güvensizlik beslemeye başladı; « Autocritique » adlı kitabında bunu dile getirerek, insanın kendi inançlarını sürekli sorgulaması gerektiğinin altını çizdi.

Yine de sol içinde etkili bir ses olmaya devam etti.

1960’larda Orléans’daki giyim mağazalarında Yahudi müşterilerin kaçırıldığına dair en çılgın söylentileri besleyen antisemitizmden – bu toplumsal histeri üzerine bir kitap da yazdı – küreselleşmeye kadar uzanan çok çeşitli konulardaki analizleri geniş bir okur kitlesine ulaştı.

Fransa’nın kâhini

1970’lerden itibaren, dizginlenmemiş ekonomik büyümenin çevresel tehlikeleri konusunda uyarılar yapmaya başladı. Bu da olağanüstü öngörü sahibi olduğunu gösterdiği pek çok başlıktan sadece biriydi.

Ayrıca İsrail’in Filistinlilere yönelik muamelesini sert biçimde eleştiriyor, 2002 tarihli bir yazısında “getto denilen bir apartheid’in torunları olan İsrailli Yahudilerin Filistinlileri gettolaştırdığını” ve “aşağılanan, hor görülen, zulme uğrayan Yahudilerin şimdi Filistinlileri aşağılayıp hor gördüğünü, onlara zulmettiğini” yazıyordu.

Bu yazı nedeniyle antisemitizm suçlamasıyla mahkûm edildi ancak karar Yargıtay’da bozuldu ve aklandı. Süreç boyunca bazı aşırı uçtaki Yahudi gruplar onu “kendinden nefret eden Yahudi” olmakla itham etti. Bu da akademik çevrelerde kendisine yönelik geniş bir sempati ve dayanışma dalgası doğurdu.

Gördüğü evrensel saygının bir göstergesi olarak Morin, 2021’deki 100’üncü doğum gününde Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un davetlisi olarak akşam yemeğine kabul edildi.

Onlarca kitabı bulunan üretken bir yazardı; son eseri 2025’te yayımlandı. İklim krizinin aciliyeti ve vahşi kapitalizmin yarattığı tahribat üzerine uyarıları zihinlerde derin izler bıraktı.

Edgar Morin hakkında 5 önemli tarih:

  • 1921: 8 Temmuz’da doğdu.
  • 1941: Fransa Komünist Partisi’ne katıldı (1951’e kadar üye kaldı).
  • 1950: CNRS’te araştırmacı oldu; 1970’te araştırma direktörlüğüne yükseldi.
  • 1982: Science avec conscience (Fayard) adlı eserini yayımladı ve “karmaşık insan” (complex human) teorisini ilk kez ortaya koydu.
  • 2024: La méthode de la méthode, volume 3 (Actes Sud) yayımlandı.

/Kaynak: euronews/

İlginizi Çekebilir

Amed Mardin: Modern Prens; Erdoğan’ın Otuz Yıllık İktidar Sanatı Üzerine Machiavellici Bir Analiz
Bloomberg: Kuveyt’teki ABD üssüne İran füzesi düştü, bazı askerler yaralandı

Öne Çıkanlar