🔴Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ile İran arasında sürdürülen müzakere sürecinde kritik bir eşiğe gelindiğini belirterek “Her iki taraf da olumlu bir sonuca ulaşmak istiyor. Bir anlaşma her zamankinden daha yakın” dedi.
Fidan, Japonya merkezli Nikkei Asia dergisine verdiği röportajda İran dosyasından NATO zirvesine, İsrail’in bölge politikalarından Ortadoğu’da kalıcı barışa uzanan geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu.
Hürmüz Boğazı, nükleer müzakerelerin önüne geçti
Türkiye’nin de destek verdiği arabuluculuk sürecine değinen Fidan, tarafların öncelikle Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması meselesini çözüme kavuşturduğu takdirde nükleer görüşmelere geçileceğini öngören bir yol haritası üzerinde mutabık kaldığını vurguladı.
“Bu, nükleer dosyaların önüne geçen bir mesele haline geldi” diyen Fidan, boğazdaki ablukanın hem ABD hem de İran üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu, enerji ve gıda güvenliği başta olmak üzere uluslararası yansımalarının son derece ağır olduğunu söyledi. Fidan, ABD ile İran’ın çatışmayı sona erdirmesi halinde Gazze’ye yönelik barış görüşmelerinin de ivme kazanabileceğini ekledi.
“İsrail’in peşinde olduğu şey güvenlik değil, daha fazla toprak”
İsrailli siyasetçilerin Türkiye’yi “gelecekteki stratejik bir tehdit” olarak nitelendirmesine sert tepki gösteren Fidan, Gazze, Batı Şeria, Suriye ve Lübnan’daki işgal politikalarına dikkat çekerek şunları söyledi:
“İsrail iç siyasetinde ne yazık ki bölgesel hedefleri yürütmek için sürekli bir düşmana ihtiyaç duyuluyor. Ancak herkes biliyor ki İsrail’in peşinde olduğu şey güvenlik değil, daha fazla toprak.”
Fidan, “Uluslararası toplumun İsrail’in yalnızca bölgesel değil, küresel düzeni de istikrarsızlaştırmasını önlemesi gerekiyor” diyerek uluslararası toplumu harekete geçmeye davet etti.
Ortadoğu için “bölgesel platform” önerisi
Kalıcı istikrarın ancak iş birliğine dayalı bir bölgesel yapıyla sağlanabileceğini savunan Fidan, Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan, Mısır ve Körfez ülkelerini kapsayabilecek bir platform önerdi. Fidan, şartlar normalize oldukça İran’ın da bu yapıya dahil olabileceğini, İsrail’in 1967 sınırları temelinde bir Filistin devletini tanıması halinde ise ileride platforma katılımının mümkün olabileceğini belirtti.
“Bölgedeki tüm ülkeler birbirlerinin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve güvenliğine bağlılık göstermelidir. Devletlerin önlerinde gerçek anlamda iş birliği başlatmaları için altın bir fırsat bulunuyor” diyen Fidan, İsrail’in güvenliğinin de böyle bir çözüm sürecinde bölge ülkelerince büyük ölçüde destekleneceğini vurguladı.
“Tüm hazırlıklarımızı Trump’ı ağırlayacak şekilde yürütüyoruz”
Temmuz ayında Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesine de değinen Fidan, Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi Hint-Pasifik ortaklarının liderlerini de ağırlamak istediklerini, bu konuda NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile birlikte çalışıldığını söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın zirveye katılıp katılmayacağı sorusuna iyimser yaklaşan Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son bir ay içinde Trump ile birden fazla görüşme gerçekleştirdiğini ve Trump’ın bu görüşmelerin hiçbirinde zirveye gelmeyeceğine dair bir ifade kullanmadığını aktardı.
“Şu ana kadar tüm hazırlıklarımızı, bir bakıma Başkan Trump’ı ağırlayacak şekilde yürütüyoruz” diye konuşan Fidan, zirve öncesinde Hint-Pasifik ülkelerine davetlerin gönderilmesinin de gündemde olduğunu kaydetti.
/rd/













