🔴 Rojhilatê Kurdistan Siyasi Güçler İttifakı, uluslararası topluma çağrı yaparak İran’da yüzlerce tutsağın idamını yalnızca insan hakları ihlali değil, savaş suçu ve insanlığa karşı suç olarak tanımasını; rejime karşı net ve somut tutum almasını istedi.
Rojhilatê Kurdistan Siyasi Güçler İttifakı, bugün Rojhilatê Kürdistan ve İran’da idamların yeni dalgasına ilişkin bir açıklama yayımladı.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Baskıcı İran Rejimi, siyasi, askeri ve güvenlik alanlarındaki başarısızlıklarını gizlemek amacıyla, İran’da ve özellikle Rojhilatê Kurdistan’da yeni bir idam ve siyasi tutuklama dalgası başlatmıştır. Son dönemde açık şekilde artan İran Rejimi’nin suçları ve özellikle hapishanelerde özgürlük mücadelesi verenlere yönelik yeni baskı ve şiddet dalgası normal değildir ve normalleştirilmesine izin verilmemelidir.
Bu idamlar ve siyasi infazlar kitlesel ve örgütlü cinayetlerdir. İran rejiminin idamları, toplumu korkutmak ve iktidarını sürdürmek için bir araç olarak kullandığı herkes için açıktır.
Ülkedeki baskı ve idamların artması ile Kürdistan Bölgesi’ndeki siyasi partilere yönelik kesintisiz füze saldırıları, rejimin uluslararası alanda ve Amerika ile İsrail’le yaşadığı çatışmalarda stratejik bir zayıflama ve derin bir güvenlik boşluğu yaşadığı bir döneme denk gelmektedir. Bu nedenle rejim, dışarıda kriz yaratma ve ülke içinde şiddeti artırma yoluna başvurmaktadır.
Aynı zamanda, İran Rejimi’nin Amerika ve İsrail ile olan geçici ateşkes sürecinde de suçlarını sürdürmesi, rejimin özgürlük savunucularına, insan hakları aktivistlerine ve iç muhalefete karşı yürüttüğü savaşın sona ermediğinin açık bir göstergesidir. Aksine, rejim her fırsatı özellikle ateşkes dönemlerini muhaliflerini fiziksel olarak tasfiye etmek için kullanmaktadır.
İDAMLAR SAVAŞ SUÇU VE İNSANLIĞA KARŞI SUÇ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRLMELİ
Rojhilatê Kurdistan Siyasi Güçler İttifakı, idam cezasının “yurt dışı için casusluk” veya “rejime karşı silahlı faaliyet” gibi temelsiz suçlamalarla tutuklanan kişiler için aslında mücadele eden halklara ve hak savunucularına karşı bir intikam aracı olarak kullanıldığını savunmaktadır.”
Açıklamada, bu “öldürücü rejimin” tüm varlığı boyunca siyasi aktivistleri idam ederek baskı ve direnişin maliyetini artırmaya çalıştığı ve İran’daki ulusal toplulukların, siyasi ve sivil hareketlerin haklarını sistematik biçimde ihlal ettiği ifade edildi.
Bu nedenle, uluslararası toplumun İran’da yılda yüzlerce tutsağın idam edilmesini yalnızca “insan hakları ihlali” olarak görmemesi gerektiği; bunun yerine bu uygulamaların “savaş suçu” ve “insanlığa karşı suç” kapsamında değerlendirilmesi ve buna karşı somut adımlar atılması gerektiği vurgulandı.
Rojhilatê Kurdistan Siyasi Güçler İttifakı ayrıca, İran rejimi ile yapılacak her türlü diplomasi, müzakere veya geçici ateşkesin, ülkedeki iç şiddetin sona ermesine ve rejimin sistematik idam ve insan hakları ihlallerinin durdurulmasına katkı sunmayacağı ifade edildi.
Açıklamada, bu tür süreçlerin rejimi aksine cesaretlendirdiği, özgürlük yanlısı kesimlere yönelik “öldürme ve yok etme” politikasını sürdürmesine zemin hazırladığı ve böylece rejimin ömrünü uzattığı belirtildi.
BM GÜVENLİK KONSEYİ İÇ BASKIYI VE İDAMLARI GÜNDEMİNE ALMALI
Açıklamanın sonunda şu ifadeler yer aldı: Rojhilatê Kurdistan Siyasi Güçler İttifakı, Birleşmiş Milletler’i, Avrupa Parlamentosu’nu ve demokratik hükümetleri, İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik baskıyı artırmaya ve suçlarına son vermesi için diplomatik ilişkileri askıya almaya çağırıyor. İran’daki iç baskı ve idamlar konusu da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde ele alınması gereken temel bir konu olmalı ve rejime karşı sert yaptırımlar alınmalıdır. Şüphesiz ki, İslam Cumhuriyeti’ne karşı idamların ve iç şiddetin bedeli siyasi ve ekonomik olarak ödetilmedikçe rejimin iç politika ve tutumu değişmeyecektir.
Rojhilatê Kurdistan Siyasi Güçler İttifakı, İslam Cumhuriyeti’ne karşı olan İran siyasi partilerini ve ulusları birlik ve dayanışma yoluyla rejime politikalarında geri adım attırmaya çağırıyor. Kürt halkının, her zamanki gibi saflarını örgütleyerek, mücadele ve direnişleriyle rejimin politikalarına karşılık vereceğine inanıyoruz.”
/Kaynak: ANF/













