🔴 ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz, İran’ın Hürmüz Boğazı konusundaki uygulamalarının uluslararası hukuku ihlal ettiğini savunarak, bunun sadece bölgeyi değil tüm dünyayı etkilediğini ve “çok tehlikeli bir emsal oluşturduğunu” söyledi.
ABD’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Hürmüz Boğazı’nın açılması konusunda ABD’nin Bahreyn ve diğer Körfez ülkelerinin desteği ile birlikte BM Güvenlik Konseyi’ne sunmak için hazırladıkları taslak karar hakkında BM Genel Merkezinde açıklama yaptı.
Taslak kararı seyrüsefer özgürlüğü ilkesi çerçevesinde hazırladıklarını belirten Waltz, “Bu, dünya çapındaki istikrarın ve ticaretin temel taşlarından biridir ve bunu kötüye kullananlar veya ortadan kaldırmaya çalışanlar çok tehlikeli bir emsal oluşturuyor ve açıkçası küresel ticareti mahvetmenin yolunu açıyorlar.” dedi.
Waltz, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki mayın döşeme ve geçiş ücreti alma faaliyetlerinin “uluslararası hukukun ihlali” olduğunu savundu.
İran’ın BM kararlarına “meydan okuduğunu” öne süren Waltz, hazırladıkları karar taslağında İran’dan ticari gemilere yönelik saldırıları durdurmasını, mayın döşemeyi bırakmasını, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerde geçiş ücreti almamasını ve insani yardım geçişlerine izin vermesini istediklerini belirtti.
Waltz, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçiş ücreti almasını “rüşvet ödemesi” şeklinde nitelendirdi.
Geçiş ücretinin sadece bölgeyi değil, tüm dünyayı etkilediğini vurgulayan Waltz, bunun “tüm dünyaya uygulanan toplu bir cezalandırma girişimi” olduğunu öne sürdü.
Waltz, taslak karar kapsamında İran’ın “ihlallerinin” Güvenlik Konseyi’nde ele alınacağını belirterek, ABD’nin “seyrüsefer özgürlüğü ve uluslararası hukukun yanında durmayı seçtiğini” savundu ve diğer konsey üyelerine de BM’nin temel ilkelerini koruma çağrısı yaptı.
Açıklamanın ardından İran ile devam eden müzakereler konusundaki bir soruya Waltz, bir anlaşmaya varılsa bile “İran tarafından döşenmiş mayınların dünya için hala sorun olmaya devam edeceğini” söyledi.
Waltz, “Bizim taslak kararda istediğimiz, bunların nerede olduğunu tespit etmeleri ve bunu yapmayı bırakmalarıdır. Dolayısıyla, bu müzakerelerden bağımsız şekilde, uluslararası toplum olarak sadece şu anki durumla başa çıkmakla kalmayıp, gelecekteki çatışma veya taraflar ne olursa olsun bir emsal teşkil edecek bir uygulama ortaya koymalıyız.” ifadelerini kullandı.
/Ajans/











