Af Örgütü Genel Sekreteri: İnsanlık saldırı altında…

🔴Uluslararası Af Örgütü’nün “Dünya İnsan Haklarının Durumu Raporu”nda yer alan bulgular, Londra’da düzenlenen basın toplantısında kamuoyuyla paylaşıldı.
 
Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnes Callamard, bazı ülkelerin çeşitli kazanımlar elde etmek için insan hakları ve çok taraflı sistemin temellerini sarstığını söyledi.

Uluslararası Af Örgütü’nün “Dünya İnsan Haklarının Durumu Raporu”nda yer alan bulgular, Callamard, İngiltere Direktörü Kerry Moscogiuri ve Orta Doğu ve Kuzey Afrika Direktörü Heba Morayef tarafından Londra’da düzenlenen basın toplantısında kamuoyuyla paylaşıldı.

Konuşmasına “İnsanlık saldırı altında” sözleriyle başlayan Callamard, çifte standart ve uluslararası hukuka uymada seçici davranmanın dünyayı bu noktaya getirdiğini kaydetti.

Af Örgütü’nün dünyayı bu konuda uyardığını belirten Callamard, bu yılki raporun artık uyarı yapmadığını, geçmişte tahmin edilenlerin gerçekleşmesini bildirdiğini söyledi.

Callamard, saldırgan ülkelerin insan hakları ve çok taraflı sistemin temellerini sarstığına işaret ederek, “Kontrolü ele geçirmek, kar sağlamak ve kendilerine dokunulmazlık sağlamak için yükümlülüklerini seri şekilde ihlal ediyorlar.” dedi.

Dünyadaki pek çok ülkenin de saldırgan ülkelerle karşı karşıya gelmek yerine sessiz kaldığını ifade eden Callamard, bazısının da bu ülkeleri desteklediğini belirtti.

Callamard, Orta Doğu’da yaşananların bu hukuksuzluk ortamının bir sonucu olduğuna vurgu yaparak, “(Orta Doğu’daki gerilim) ABD ve İsrail’in Birleşmiş Milletler şartını ihlal eden hukuksuz saldırısıyla başladı. Burada meşru müdafaa yoktur. Sivillere karşı açık bir savaşa dönüştü. İran’ın ayrım göstermeyen misillemeleri ve İsrail’in artan Lübnan saldırılarıyla bu çatışma, bölgedeki milyonlarca insanın hayatını tehlikeye atıyor.” diye konuştu.

Dünyadaki çatışmaların küresel bir etkisi olacağını ifade eden Callamard, “Bu durum, savaş ve sivilleri öldürmenin normalleşmesinin sonucunda ortaya çıktı.” ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ekonomik ve siyasi tahakküm arayışıyla hareket ettiğini belirterek, “İsrail’in Gazze’deki Filistinlilere yönelik soykırımı sözde ateşkese rağmen devam ediyor. İsrail, Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşim yerlerini artırıyor. Rusya’nın Ukrayna’daki insanlığa karşı suçları 2025’te arttı.” dedi.

Callamard, ABD’nin Venezuela ve Karayipler’deki çok sayıda yargısız infazda imzası bulunduğunu anlatarak, farklı ülkelerde gerçekleşen insan hakları ihlallerine de değindi.

“Yeni sistem insanlığımıza değil askeri güce anlam yüklüyor”

Saldırgan ülkelerin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni veto yetkileriyle işlemez hale getirdiğine dikkati çeken Callamard, “Bunu yapanlar uluslararası güvenlik mekanizmalarının artık çalışmadığını söylüyorlar çünkü kendilerine hizmet eden alternatiflerle değiştirmenin yollarını arıyorlar.” diye konuştu.

Callamard, uluslararası yargı kurumlarına yönelik baskılara da değinerek, “ABD, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) hakimleri ve uzmanlarına, adaleti sağlama görevini yapmaktan başka bir şey yapmadıkları için yaptırım uyguluyor. Rusya mahkemeleri UCM yetkilileri için yakalama kararı çıkarıyor. Bu yeni saldırgan sistem, ortak insanlığımıza saygıya değil, askeri güce, ticari hakimiyete ve teknolojiye anlam yüklüyor.” değerlendirmesi yaptı.

Bu durum karşısında diğer ülkelerin ya işbirliği yaptığını ya da taviz verdiğini anlatan Callamard, bu dönemin saldırganların ve korkakların dönemi olduğunu söyledi.

Dünyada sivil topluma yönelik baskıların arttığını, İsrail’in sadece bir ırka yönelik idam cezası yasasını uygulamaya hazırlandığını anlatan Callamard, “Güney Afrika bile bunu yapmadı.” ifadelerini kullandı.

Callamard, saldırgan ülkelerin mevcut kurallara dayalı düzeni kendi politik ve ekonomik çıkarlarına hizmet etmediği için değiştirmek istediğini aktararak, “Dünyamızda siyasi korkaklık ve saldırgan davranışlar, sistemin baskın işleyiş biçimi haline geldi. Raporumuz, çok taraflı küresel sistemin uğruna savaşmaya değer bir sistem olduğunu ortaya koyuyor.” değerlendirmesini yaptı.

Türkiye’nin karnesi ağır hak ihlalleri ile dolu

 
Raporun Türkiye bölümünde, yargının siyasallaşmasından protestolara müdahaleye, hasta tutuklululara, tutuklu politikacılara, avukatlara ve gazetecilere yönelik baskılara, mültecilerin geri gönderilme riskine, LGBTİ+’ları hedef alan girişimlere ve cezasızlığa kadar pek çok alandaki hak ihlalleri ele alındı.
 
“Türkiye, insan hakları savunucuları hakkındaki temelsiz soruşturmaları, davaları ve mahkûmiyetleri artırdı ve Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin düşünce mahkûmlarının serbest bırakılması yönündeki bağlayıcı kararlarına meydan okumaya devam etti” denilen raporda, barışçıl gösterilere polis müdahalesi sırasında yaşanan ihlaller de kayıt altına alındı.
/Ajans/

 

İlginizi Çekebilir

Fatih Erbakan: Oylarımız yüzde 40’lara çıkarsa biz de tutuklanabiliriz
Trump’ın kabinesinde bir bakan daha istifa etti

Öne Çıkanlar