Bazı insanlar vardır hevalim, onların yokluğu yalnızca bir eksiklik değil; bir devrin vicdanından eksilen sarsılmaz bir omurgadır. Tahir Elçi benim için de, bu halk için de tam olarak böyle biriydi.…
Bu ülkede en kolay şey bir halkı yok saymaktır; en zor şeyse yok saydığın halkın gerçekliğinden kaçabilmektir. Türkiye neredeyse yüz yıldır aynı refleksin içinden konuşuyor: Gerçeği tanımlayarak değil, bastırarak yönetebileceğine…
Bir ülkede herkesin “cumhuriyetçi” olması ne kadar tehlikeliyse, herkesin “sosyalistmiş gibi görünmesi” de aynı derecede tehlikelidir. Bugünün bazı Cumhuriyet yazarları ile sahte TKP’cileri, Fransız Devrimi’nin üç kelimesini ezberleyip demokrasiyi unutmuş…
Tarih boyunca insan, göğe bakarken yere eğildi. Birileri kulağına “Sabret, asıl karşılık öbür tarafta,” diye fısıldadı; insan da elindekini bıraktı, itirazını susturdu, gözünü göğe çevirdi. Oysa göğe en çok bakanlar,…
Bizim hikâyemiz yıllarca yasaklandı; şimdi ise gösteriliyormuş gibi yapılarak yeniden susturuluyor. Kameranın ışığı yüzümüze tutulduğunda görünür olduğumuzu sanıyoruz, oysa o ışık çoğu zaman gölgemizi büyütüyor. Bu metin, başkalarının kurduğu aynayı…
İnsan, bir zamanlar toprağın hafızasıydı. Bir ağacın gövdesine elini koyduğunda, orada kendi damarlarını hissederdi. Yağmurun sesini duymak, atalarının duasını duymaktı. Toprak, yalnızca yürüdüğü yer değil, içinden geçtiği bir hatıraydı. Ama…
Kayseri’ye giden yol, her zamanki gibi uzun ve suskundu. Tozlu ovalar, çorak dağlar arasında kıvrılarak uzanıyordu. Uzak şehirlerin duvarları bile burada daha soğuk, daha mesafeli görünür — sanki betonlar bile…
Bazı hayaller, takvimlerin çizdiği sınırlara sığmaz. Onlar, kendi zamanlarını bilirler. Yüreğin ritmini dinler, sabrın toprağında kök salmayı beklerler. Bir baharın ilk tomurcuğu gibi, ne acele eder ne de küser. İnsan…
İsmini anmamak, suskunluk değil; bir erdemin sessiz manifestosudur. Kötülüğün diliyle konuşmak, ona taze kan pompalamaktır; adını tekrar etmekse, farkında olmadan meşruiyetine taç giydirmektir. En keskin karşı duruş, bu yüzden aynı…
Bir tren sesiyle başlar her şey… Karlı dağların eteğinde, küçük bir istasyonda bir çocuk gözlerini uzaklaşan vagona diker. O tren yalnızca bir ailenin değil, bir halkın yüzyıllardır süren göç hikâyesinin…