🔴”Terörsüz Türkiye” hedefinin hayati olduğuna dikkat çeken MHP Lideri Devlet Bahçeli, “Surda delik açtırmayacağız, iç cepheyi sağlam tutmak zorundayız. Bu süreç Türkiye üzerindeki planları bozma sürecidir” ifadelerini kullandı.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.
Konuşmasına başlamadan önce A Milli Futbol Takımı’nın 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna değinen Bahçeli, kendi isteği ile milli takım için hazırlanan bir marşı dinletti.
Bahçeli, şunları söyledi: “Muhterem arkadaşlarım, değerli vekiller bugün grup toplantımızı şereflendiren iki ilimiz bulunmaktadır. Biri Çanakkale kahramanları diğeri Köroğlu’nun ayvazları. Türk milli takımının ABD’de dünya kupasına katılması münasebeti ile birçok çevreler bazı marşların yarışmasını açmıştı. Geçmişte söylenen bazı şeylerin tekrarı ile takımımızı yolcu etmeyi düşünüyorlardı. Böyle bir dönemde ülkücü hassasiyetini gözeterek ülkücü sanatçılarımızdan rica ettim ve marş hazırlayın dedim ve Türkiye duysun istedim. O sanatçıları tebrik ediyor gözlerinden öpüyorum. İbrahim Hacıosmanoğlu liderliğinde milli takımımız ABD’ye gidiyor. Son mısradaki gibi ABD bekle biz geliyoruz diyorum.”
“GÖRÜNEN MANZARA AÇIK NE NETTİR”
Konuşmasının ilk bölümünde bölgesel gelişmelere değinerek başlayan Bahçeli, “Dünyanın neresinde bir milletin barışı hedef alınsa, nerede bir mazlumun ahı yükselse orada yalnızca o ülkenin değil bütün insanlığın imtihanı başlamış demektir. Yakın coğrafyamızda yaşananlar da gerilimlerin seyrini değil aynı zamanda uluslararası hukukun vahim tablosunu göstermekte” dedi.
Bahçeli, şöyle devam etti: “Tarihi tecrübemiz ve uluslararası gündeme Ankara’dan açılan penceremizden baktığımızda görünen manzara açık ve nettir; bölgenin kalbine düşen her kıvılcım ihmale uğradıkça yeni göçlere, güvenlik tehditlerine ve emperyal hesaplara kapı aralamaktadır.”
Bölgedeki krizlerin bir anda ortaya çıkmadığını söyleyen Bahçeli, “Her yangının altında bir kül, her çatışmanın gerisinde duman tüten bir kin, her dayatmanın arkasında yarım kalmış bir emperyal hesap vardır” şeklinde konuştu.
“Küresel sistemin çivisi çıkmış, adalet terazisi şaşmış, kantarın topuzu kaçmıştır” diyen Bahçeli, meselenin yalnızca Tahran’ın, Tel Aviv ‘in, Washington’un meselesi olmadığını, bu meselenin Hürmüz Boğazı’ndan Doğu Akdeniz’e, Lübnan’dan Suriye’ye, Irak’ın kuzeyinden Kızıldeniz’e uzanan geniş bir güvenlik denklemi olduğunu kaydetti.
“İÇ CEPHEYİ SAĞLAM TUTMAK ZORUNDAYIZ”
Devamla kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan PKK’nin feshi sürecinin önemine işaret eden Bahçeli, “Bu süreç Türkiye üzerindeki planları bozma sürecidir. Sınırlarımızın ötesinde kurulan her tezgah Ankara’dan görülmektedir” ifadelerini kullandı.
‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin hayati olduğunu kaydeden Bahçeli, “Surda delik açtırmayacağız, iç cepheyi sağlam tutmak zorundayız” dedi.
Konuşmasının devamında Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) yaşanan krize değinen Bahçeli, “CHP bugün milletin karşısına kendi iç hesaplaşması, koltuk kavgasıyla çıkmaktadır. Bizim meselemiz CHP’nin içine düştüğü dağınıklıktan siyasi kazanç elde etmek değildir, hukukun üstünlüğünü korumaktır” ifadelerini kullandı.
CHP lideri Özgür Özel’e seslenen Bahçeli, ‘sağduyu’ çağrısı yaptı.
Bahçeli, şunları söyledi: “CHP bugün milletin karşısına kendi iç hesaplaşmasının, koltuk kavgasının, mahkeme süreçleriyle düğümlenen yönetim krizinin ve kurumsal aklını tüketen hizip mücadelesinin gölgesiyle çıkmaktadır. Bu tablo siyaseti millete hizmetin şerefli yolu olmaktan çıkarıp kişisel ikbalin, hırsın, öfkenin ve güç gösterisinin dar patikasına sıkıştıran anlayışın neticesidir. Bugün CHP’de bir siyasi partinin kendi hukukunu, geleneğini, kurumsallığını ve meşruiyet zeminini nasıl aşındırdığı vahim bir manzaradır. Sağ duyuyla karşılanması gereken hukuki süreçlerin meydan okuyucu bir üslupla gölgelenmesi siyasi kıyametin büyük alametlerindendir. Parti içi arınma ve durulma ihtiyacının tehditkar cümleler gölgesinde kalması idari iflasın vesikasıdır. İş düğümleri çözmek yerine yağlı urganlara sarılmak, kementleri ülke gündeminin boynuna ısrarla dolamak aziz milletimize ne fayda getirir?”
/Kaynak: BirGün/







