Batman’daki cezaevlerinde son 10 ay içinde yaşanan 5 şüpheli ölüm, cezaevi koşulları ve hak ihlallerine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Son olarak yaşamını yitiren siyasi tutuklu Çeviren’in ölümüyle ilgili resmi açıklamalar kamuoyunda soru işaretlerine neden oldu.
Batman’daki cezaevlerinden yükselen ölüm haberleri, tecrit politikalarının ve hak ihlallerinin geldiği boyutu bir kez daha gözler önüne serdi. Son 10 ayda Beşiri Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde 5 hükümlü şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. Son olarak siyasi tutuklu Mehmet Çeviren’in ölümü soru işaretlerini artırdı.
Çeviren’in ölümü baro, İHD ve ailesi tarafından da şüpheli bulundu. Aile, avukatlar ve insan hakları örgütleri, “intihar” açıklamalarının ardındaki ihmâl, yalnızlaştırma ve sistematik hak ihlallerine dikkat çekerek cezaevlerinde derinleşen tecrit koşullarının mahpusların yaşamını doğrudan tehdit ettiğini söyledi.
İki kez ağırlaştırılmış müebbet ve 18 yıl hapis cezasına çarptırılan Mehmet Çeviren, 11,5 yıldır cezaevindeydi. 13 Nisan günü ölü bulundu. Cezaevi yönetimi aileye yaptığı açıklamada Çeviren’in kendisini asarak yaşamına son verdiğini öne sürdü. Çeviren’in otopsi raporu henüz tamamlanmadı.
İNTİHAR EDECEK BİRİ DEĞİLDİ
Mehmet Çeviren’in kardeşi Velat Çeviren ağabeyinin intihar edeceğine dair herhangi bir davranışının bulunmadığını söyledi. Çeviren, ağabeyinin uzun yıllardır cezaevinde olmasına rağmen yaşamına ve ailesine bağlı biri olduğunu söyleyerek “İntihar edecek biri değildir o. Cezaevindeki şartlarının iyi olmadığını biliyorduk ama bunu kendisi hiçbir zaman bize söylemedi. Bizim üzüleceğimizi biliyordu” diye konuştu. Cezaevi yönetiminin ve bazı gardiyanların hükümlülere karşı iyi olmadığını söyleyen Velat Çeviren, şunları söyledi: “Ağabeyim, Hendek olayları sırasında itirafçı beyanlarıyla gözaltına alındı. ‘Devlete karşı gelme’ gerekçesiyle tutuklandı. Gözaltındayken işkenceye maruz bırakıldı. İşkence sırasında testislerinden biri patlatıldı.”
HAK İHLALLERİ YAŞANIYOR
Batman Barosu’ndan avukat Eyüp Dadak ise cezaevindeki hak ihlallerine dikkat çekerek “Ağırlaştırılmış müebbet hükümlüleri günlük 3 saatlik havalandırma hakkı var ancak ortak havalandırmaya izin verilmediği için bu hakk fiilen tek başına kullanılıyor, mahsuplar tekli odalara yerleştiriliyor. Haklarını tam anlamıyla kullanamıyorlar. Sorun yalnızca hücre tipi oda kullanımı değil, mahpusların sosyalleşme ve birbirleriyle iletişim kurma ihtimalinin de idari tercihlerle daraltılmasıdır” dedi. Batman Cezaevi’nde sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sorunlar yaşandığını anlatan Eyüp, hastane sevklerinde en büyük problemin jandarmanın dayattığı ağız içi arama uygulaması olduğunu söyledi. Cezaevlerinde yaşanan ölüm ve intihar vakalarının yalnızca “intihar anı” üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Eyüp, şöyle devam etti: “Batman Cezaevi’nde son bir yıl içinde bir intihar girişimi ve üç intihar vakası oldu. Son iki olay 13 Nisan 2026 ve 15 Nisan 2026 tarihlerinde meydana geldi. Bu ölümlerin münferit olmadığı kanaatindeyiz. Risk önleme, psikolojik destek ve denetim mekanizmalarında ciddi sorunlar var.”
TECRİT POLİTİKALARI
İHD Batman Şubesi Eş Başkanı Ahmet Şiray ise tutuklu ve hükümlülerin temel taleplerinin tedaviye erişim, hasta mahpusların tahliyesi, insan onuruna uygun infaz koşulları, aile ve avukat görüşlerinin kolaylaştırılması, tecrit uygulamalarının kaldırılması ve hak ihlalleri hakkında şeffaf soruşturma yürütülmesi olduğunu söyledi. Son 10 ay içinde Batman L Tipi Açık Cezaevi’nde bir, T Tipi Cezaevi’nde iki ve Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde iki kişinin şüpheli şekilde yaşamını yitirdiğini aktaran Şiray, “intihar”, “doğal ölüm”, “kronik hastalık” ya da “ani rahatsızlık” olarak açıklandığını ancak ihmâl, geç müdahale, psikolojik baskı, sağlık hizmetine erişimin engellenmesi ve kötü muamelenin öne çıkan başlıklar olduğunu söyledi. Cezaevi yönetimi, BirGün’ün Mehmet Çeviren’in şüpheli ölümüyle ilgili görüşme talebine ise olumsuz yanıt verdi.
‘BİRKAÇ SAYFALIK BİR MEKTUP YAZDI’ İDDİASI
Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER) yöneticisi Veysi Atmaca da Mehmet Çeviren’e ilişkin bulguları özetle şöyle anlatmıştı: “Mehmet Çeviren yaklaşık 2 buçuk yıl tekli odada tutulmuştur. Aynı hapishane içinde ortaklaşma imkânını artırabilecek 3’lü ortak havalandırmalı sisteme geçme talebi karşılanmamıştır. Ortak havalandırma hakkı kullandırılmamış; günde yaklaşık 2 buçuk, 3 saat tek başına havalandırmaya çıkarılmıştır. Oda değişikliği talepleri sonuçsuz bırakılmıştır. Yalnızlaştırma düzeni yaratmıştır. Görüşülen mahpuslardan biri, olaydan bir gün önce Çeviren’in 4-5 sayfalık bir mektup yazdığı yönünde aktarımları olmuştur. Ancak kurum idaresi, olay yeri incelemesinde odada herhangi bir mektup ya da not bulunmadığını ifade etmiştir. Bu çelişkinin giderilmesi, şüpheli ölümün aydınlatılması bakımından zorunlu olduğunun altını çizmek isteriz.”
/Kaynak: Birgün/












