Cafer Solgun: “Dur bakalım ne olacak?”

Yazarlar

“CHP’de neler oluyor?” sorusunu çok gerilere gitmeden anlamak için ana hatlarıyla da olsa yakın geçmişi hatırlamakta yarar var. Fakat asıl soru, Aziz Nesin’den ilhamla başlıkta. Belli ki CHP’de olup bitenler, bundan sonra olacakların habercisi. Neydi yaşam diyalektiği; biten ve başlayan büyük devinim…

Malum; 2023 seçimlerinde “reis” değişmedi. Kendisine küçümseme maksadıyla takılan  “Bay Kemal” ismini pek benimseyen Kılıçdaroğlu Bey, o zaman cumhurbaşkanı olmak için 6’lı Masa adı altında tuhaf bir bileşim oluşturmuştu. Sonradan bu “masa” ile yetinmeyip Zafer Partisi ile de iktidarı paylaşmak gündemli bir “gizli protokol” imzaladığı ortaya çıkmıştı. Kürt seçmenden yüzde 80’lere varan oranda oy alan Bay Kemal Bey’in bu gizli kapaklı işleri, doğal ve haklı olarak Kürtler başta olmak üzere destekçilerinin büyük çoğunluğunda şaşkınlık, hayal kırıklığı ve en çok da öfkeye yol açmıştı…

6’lı Masa ittifakıyla girdiği genel seçim sonucunda da seçmeni hayal kırıklığına uğratan gelişmeler yaşandı. Öncelikle ortada bir “ittifak” olmadığı ortaya çıktı. Baraj engelini aşmanın kıyısına bile varamayacak durumdaki partilerin parlamentoya girmek için Bay Kemal iradesiyle CHP listelerinden seçime girmeye ve CHP’li seçmenin oylarıyla milletvekili olmaya ihtiyacı vardı. Oldular (39 kişi) ve çoğunun ilk işi CHP’den istifa etmek oldu. Bazıları sonradan orijinal partilerinden de istifa edip AKP’ye geçti.

(CHP’nin parlamentoda toplam 169 sandalye kazandığı seçimlerde, DEVA Partisi’nden 25 aday gösterildi ve bunların 15’i Meclis’e girdi. Saadet Partisi’nden 24 aday listede yer aldı, bunların 10’u milletvekili seçildi. Gelecek Partisi’nden 19 aday gösterildi ve 10’u Meclis’e girdi.)

***

DSP kapılarından geri çevrilince Deniz Baykal’ın koruması altında siyasete atıldığı CHP’de malum biçimde Genel Başkan koltuğuna oturdu ve girdiği bütün seçimleri kaybetti. Son kayıp bardağı taşırdı ve koltuğu Özgür Özel’e kaptırdı. Oysa o koltuğu çok sevmişti ve yaşı 80’e dayanmış olmasına karşın emekli olmaya niyeti yoktu Bay Kemal Beyin… Siyasi gündemle ilgili herkese “Bu kadar da olmaz ki!” dedirtti…

31 Mart yerel seçimlerinde CHP, sadece iktidar koalisyonuna karşı değil, Özgür Özel liderliğinde, koltuktan olduktan sonra oluşturduğu ofiste Özgür Özel ve CHP’nin seçilmiş yeni yönetimine muhalefete geçen Bay Kemal’e rağmen büyük bir başarı elde etti. 

Öyle ki AKP’nin 2002’den bu yana yerel ve genel seçimlerden birinci parti olarak çıkmasına ilk defa bu seçimlerde son verdi. Dahası 1977 yerel seçimlerinden beri ilk kez CHP, yüzde 37,81 oy oranıyla birinci parti oldu. 

Fakat bu tablo, seçimlerin üzerinden iki yıl geçmeden hızla kayyım, soruşturma, mahkeme ve AKP’ye geçişlerle değişti. 

  • Seçimlerden sonra İçişleri Bakanlığı,” terör ve yolsuzluk soruşturmaları” gerekçesiyle 10 büyükşehir ve il belediye başkanını görevden uzaklaştırarak yerine kayyım atadı. İlk dalganın hedefinde DEM Partili belediyeler vardı: Hakkari, Mardin, Batman, Dersim, Van ve Siirt illerinin ve Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinin belediye başkanları, “terör” soruşturması kapsamında tutuklandı ve yerlerine il valileri kayyım atandı. İstanbul Esenyurt’un CHP’li Belediye Başkanı Ahmet Özer de “terör örgütü üyeliği” iddiası ile tutuklandı. Ardından Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan da aynı iddiayla tutuklandı ve yerine kayyım atandı. 
  • Yerel seçimin birinci yıldönümünde, 2025 yılı mart ayında, muhalefetin elindeki en büyük bütçeli ve en yoğun nüfuslu belediyelerde “uzaklaştırma ve tutuklama” dalgası yaşandı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan gibi isimler görevden uzaklaştırıldı ve yerlerine belediye meclislerinden seçilen vekiller geldi. 
  • Seçimlerin hemen ardından yaşanan süreçte, özellikle ilçe ve belde belediyelerinde farklı partilerden seçilmiş en az 63 ilçe belediye başkanı, seçimin ardından partilerini değiştirerek AKP’ye katıldı. 
  • Kamuoyunda gündem olan AKP’ye geçişlerin belki de en dikkat çekici olanı, Kemalist söylemleri ve AKP’ye karşı sert tutumlarıyla bilinen Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı “Topuklu Efe” lakaplı Özlem Çerçi ile “Belediyenin kapısından DEM Partili giremez” türü açıklamalarıyla bilinen Afyon Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AKP’ye katılmaları idi. Gaziantep’te Şehitkamil, Antalya’da Aksu, Yalova’da Altınova ve Çorum’da Ortaköy Aştağul gibi belediyeler AKP’ye geçen bazı diğer CHP’li belediyelerdi. 

***

Neredeyse her gün “dalgalar” halinde yeni gözaltı, tutuklama ve “etkin pişman” ifadeleriyle gündemden düşmeyen rüşvet ve yolsuzluk iddiaları, bazı belediye başkanlarının kamuoyuna sızdırılan neresinden baksanız utanç verici, ahlaksız eylemleri, özellikle kararsız seçmen nezdinde CHP’yi bir seçenek olmaktan çıkartmak gibi bir rol oynuyor. Bazı anket ve araştırmalara göre CHP, “birinci parti” olma pozisyonunu yitirmiş görünüyor; ancak bazı anket ve araştırmalara göre ise, hala birinci parti idi.

“İdi” diyorum çünkü, AKP’den transfer edilen, sonra da ihraç edilen eski Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve benzer bazılarının açtığı “mutlak butlan” davası geçtiğimiz 21 Mayıs günü karara bağlandı ve CHP yeniden Kemal Kılıçdaroğlu’na teslim edildi…

Neresinden baksanız tuhaf, tutarsız ve Türkiye’nin dalgalı siyasi tarihinde bir “ilk.”

CHP Genel Merkezinin gaz bombalarıyla, polis marifetiyle “ele geçirilip” gelene geçene çikolata dağıtılması da bir “ilk” idi. 

“Anayasaya aykırı ama olsun, illa da evet diyeceğiz” (=Kemal Kılıçdaroğlu) denilerek meclis içi ve dışı anti demokratik ve “derin” bir mutabakatla hapsedilen Selahattin Demirtaş demişti vakt-i zamanında; “Olmaz, olamaz dediğiniz ne varsa olacak.” Bakalım daha ne ve neler olacak…

“Bakalım daha ne ve neler olacak” deyince aklıma Aziz Nesin’in o ünlü hikayesi geldi; “Du Bakali N’olcek?” 

Hani saf kadın biri tarafından çarşı pazarda, sinemada takip edilir, taciz edilir, herif kadının peşinden onun evine, yatak odasına kadar gelir ve hatta yatağına da girer. Bütün bunlar olup biterken kadın, “dur bakalım ne olacak?” diye düşünerek merakla sonrasını bekler. İşte o hikaye. (Merak eden Google’dan tamamını okusun.)

— Varsa bayram kutlayacak haliniz, kutlu olsun. Maksadınız ibadet ise, hayır işlemek ise, sevaba girmek ise, naçizane önerim kurban kesmek yerine ihtiyaç sahiplerine yardımda bulununuz. 

 

 

İlginizi Çekebilir

CHP’de iki ayrı bayram programı: Kılıçdaroğlu Genel Merkez’de, Özel sahada
H. Salih Durmuş: Tasfiyeye karşı düşünsel yeniden inşa

Öne Çıkanlar