Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’daki Suudi Arabistan Konsolosluğu’nda öldürülmesine ilişkin dosya kapsamında Fransa’da yeni bir yargı süreci başlatıldı. Paris’te bir soruşturma hâkimi, Veliaht Prens Muhammed bin Selman hakkında yapılan başvurular çerçevesinde“işkence” ve “zorla kaybetme” suçlamalarını inceleyecek.
Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın 2018’de İstanbul’daki Suudi Arabistan Konsolosluğu’nda öldürülmesine ilişkin dosyada Fransa’da yeni bir hukuki süreç başladı. Fransız basını ve uluslararası ajansların aktardığına göre, Paris’te bir soruşturma hâkimi, Kaşıkçı cinayetine ilişkin başvurular kapsamında inceleme yürütecek.
Fransa Ulusal Terörle Mücadele Savcılığı, soruşturmanın “işkence” ve “zorla kaybetme” suçlamalarını kapsadığını bildirdi. Süreç, Paris İstinaf Mahkemesi’nin 11 Mayıs’ta, TRIAL International ve Sınır Tanımayan Gazeteciler’in başvurularını kabul edilebilir bulmasının ardından başladı. Kaşıkçı’nın çalıştığı DAWN’ın ayrı başvurusunun ise kabul edilmediği aktarıldı.
SUÇLAMALAR MUHAMMED BİN SELMAN’A YÖNELİYOR
Le Parisien’in AFP’ye dayandırdığı haberinde, soruşturmanın Paris’teki “insanlığa karşı suçlar” birimi bünyesinde yürütüleceği belirtildi. Euronews France ise başvuruların Muhammed bin Selman’a yöneldiğini ve derneklerin Veliaht Prens’i Kaşıkçı’nın öldürülmesinden sorumlu tutan iddiaları Fransız yargısına taşıdığını yazdı.
TÜRKİYE’DEKİ SUUDİ KONSOLOSLUĞU’NDA ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ
Kaşıkçı, 2 Ekim 2018’de evlilik işlemleri için gittiği İstanbul’daki Suudi Arabistan Konsolosluğu’nda öldürülmüş, cesedi parçalanmış ve bulunamamıştı. ABD istihbaratı, operasyonun Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın onayıyla gerçekleştiği sonucuna varmıştı. Bin Selman ise cinayet emri verdiği iddiasını reddetmiş, olayın “kendi yönetimi altında” yaşandığını kabul etmekle yetinmişti.
Fransa’daki soruşturma, Kaşıkçı cinayetinde sınırlı kalan yargısal süreçler açısından yeni bir cephe anlamına geliyor. Türkiye’de 26 Suudi şüpheli hakkında açılan dava 2022’de durdurulmuş ve dosya Suudi Arabistan’a devredilmişti. Bu karar insan hakları örgütlerinin tepkisini çekmişti.
/Kaynak: Birgün/









