Muhalefetten uluslararası raporlar vurgusu
Yeni Yol Grubu adına söz alan Bursa Milletvekili Kani Torun, Sınır Tanımayan Gazeteciler’in her yıl hazırladığı endekse göre Türkiye’nin 2026 yılında dört sıra daha gerileyerek 163’üncü sıraya düştüğünü ifade etti. Torun, Türkiye’nin bulunduğu kategorinin “vahim” olarak adlandırıldığını ve listede Türkiye’den daha vahim durumda sadece 17 ülkenin bulunduğunu belirtti.
İYİ Parti adına Edirne Milletvekili Mehmet Akalın da basın özgürlüğünün gerçeğe ulaşma hakkı olduğunu vurgulayarak, uluslararası raporlardaki tabloya dikkat çekti. Akalın, Freedom House raporuna göre Türkiye’nin 100 üzerinden 33 puanla “özgür olmayan ülkeler” arasında yer aldığını, Demokrasi Çeşitlilikleri Enstitüsü’nün ülkeyi “seçimli otoriter rejim” olarak tanımladığını ve Dünya Adalet Projesi’nin verilerinin de hukukun üstünlüğü ile temel haklar konusunda ciddi sıkıntılar yaşandığını ortaya koyduğunu ifade etti.
Berberoğlu: Meslek habercilikten tetikçiliğe geldi
CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, AKP’nin uzun bir çalışma döneminin ardından en istikrarlı politikası olan medyayı bitirme politikasını başarıyla tamamladığını savundu. 2008-2009 yıllarında Cumhurbaşkanı’nın Sabah grubunun satışına fiilen katılarak TMSF’den bu grubun satışı için Katar Emiri’ni getirdiğini, daha sonra müteahhitleri toplayıp aynı grubu bir daha sattırdığını söyleyen Berberoğlu, Aydın Doğan Grubu’na aynı dönemde kesilen vergi cezasını ise “kırmızı ışıkta geçen arabaya el konulmasına” benzetti. Grubun bu baskılar sonucu sahadan çekildiğini belirten Berberoğlu, mesleğin artık habercilik noktasından “tetikçilik” noktasına geldiğini ifade etti.
AKP’li Alparslan: Basın AKP ile çok sesliliğe kavuştu
Önerge üzerine söz alan AKP Ankara Milletvekili Murat Alparslan, partisinin düşünce ve ifade özgürlüklerinin üzerindeki engelleri kaldıran bir siyasi hareket olduğunu öne sürdü. Alparslan, AKP öncesi dönemdeki basının millî iradeye ve demokrasiye ayar vermeye çalışan bir durumda olduğunu, pek çok vesayet kurumunun aparatı olarak ayaklarına gidip brifing aldığını ve attığı manşetlerle iktidar kurmaya ve yıkmaya çalıştığını savundu. AKP ile birlikte basının çok sesliliğe, çeşitliliğe ve renkliliğe kavuştuğunu belirten Alparslan, gazetecilerin özgürce görev yapması için meslek kanunlarının düzenlendiğini ifade etti. Tutuklu gazeteciler iddiasının toptan bir yaklaşımla gerçek olmadığını söyleyen Alparslan, suç işleyen kişilerin mesleğine bakılmaksızın hukuk önünde karşılık bulduğunu dile getirdi.
DEM Parti’den “yandaş basın” tepkisi
Alparslan’ın konuşması üzerine söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, iktidardan önce gazetecilerin her düzeyde eleştiri ve haber yapabildiğini, bugün ise tam aksine tek sesli ve iktidara biat eden bir basının var olduğunu söyledi. Koçyiğit, iktidara biat edenlerin fonlandığını, eleştirenlerin ise İsmail Arı, Alican Uludağ ya da Nedim Oruç gibi tutuklanıp cezaevine konulabildiğini kaydetti.
AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta ise Koçyiğit’in söz almasının usule aykırı olduğunu savundu. Muhalefetin her konuşulanın üzerine söz alarak konuşmacıların sözlerini “yalan” veya “çarpıtma” ithamlarıyla yok etme çabalarını doğru bulmadığını belirten Usta, Meclis kürsüsündeki konuşmalara saygı duyulması gerektiğini ifade etti.
/ANKA-t24/









