🔴 FIFA Başkanı’nın Donald Trump’la yakın olması ya da bir maç biletinin 690 bin dolar olması normal mi? Taraftarlar takımlarını neden izleyemiyor? Dünya Kupası daha başlamadan eleştirilerin hedefinde.
Deutsche Welle’den Andreas Sten-Ziemons’un haberi:
FIFA, siyasi açıdan tarafsız olması gereken bir kurum değil mi?
Tüm taraftarların takımlarını izleme hakkı neden yok?
Şampiyonaya Kanada ve Meksika ile birlikte ev sahiplığı yapacak olan ABD’nin ülkeye giriş kuralları da yoğun eleştiri alıyor. Sertleştirilen vize uygulamaları nedeniyle bazı katılımcı ülkelerin taraftarları fiilen turnuvadan dışlanmış durumda.
İran ve Haiti vatandaşlarına yönelik tam giriş yasağı uygulanıyor. Bu ülkelerden yalnızca takımlar ve teknik ekipler ABD’ye girebiliyor.
Senegal ve Fildişi Sahili taraftarlarının da şansı oldukça düşük. Çünkü geçmişte bazı ziyaretçilerin izin verilen süreden daha uzun süre ABD’de kalması nedeniyle bu ülkelere yönelik turist vizeleri büyük ölçüde askıya alındı.
ABD yönetimi, bir dönem bazı ülkelerden gelen ziyaretçiler için 15 bin dolara kadar teminat uygulaması getirmişti. Bu para ancak ziyaretçi ülkeyi terk ettikten sonra geri ödenecekti. Turnuva başlamadan kısa süre önce bu uygulama birçok bilet sahibi için kaldırıldı. Ancak karar, güvenlik ve göç politikalarının turnuvayı ne ölçüde şekillendirdiğini göstermesi açısından dikkat çekici bulundu.
ABD’nin sert göç politikası ve Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Kurumu’nun (ICE) olası operasyonları da endişeleri artırıyor. ABD hükümeti, maçlar sırasında veya çevresinde kimlik kontrolleri ya da gözaltılar yaşanabileceğini dışlamadı.
İnsan hakları örgütleri bu nedenle “caydırıcı etki” uyarısında bulunuyor. Özellikle göçmen kökenli topluluklardan bazı taraftarlar, korkuları nedeniyle Dünya Kupası için seyahat etmekten vazgeçtiklerini açıkladı.
Bir futbol maçı bileti gerçekten 690 bin dolar olabilir mi?
2026 FIFA Dünya Kupası’nın bilet satış sistemi aşırı ticarileşmiş olmakla eleştiriliyor.
Resmî satışların başladığı dönemde bile fiyatlar oldukça yüksekti. Pek çok koltuk için birkaç bin dolar talep edilirken, final maçı için premium biletlerin fiyatı başlangıçta yaklaşık 11 bin dolardı.
FIFA ayrıca ilk kez “dinamik fiyatlandırma” sistemini uygulamaya koydu. Buna göre fiyatlar talebe bağlı olarak sürekli değişiyor. Aynı satış döneminde, aynı tribündeki aynı koltuklar için farklı taraftarlar farklı ücretler ödeyebiliyor.
Bazı alıcılar da seçtikleri kategori veya stadyum bölümünden daha düşük standartta koltuklar verildiğini bildirdi.
Taraftar örgütleri ve tüketici koruma kuruluşları FIFA’yı aşırı fiyatlandırma, şeffaf olmayan uygulamalar ve adaletsiz satış yöntemleriyle suçladı. Hatta Avrupa Birliği’ne resmî şikâyette bulunuldu. New Jersey ve New York başsavcılıkları da FIFA’nın bilet satışlarını inceleyeceklerini açıkladı.
Turnuvanın başlamasına haftalar kala bile maçların büyük bölümü tükenmiş değildi.
28 Mayıs itibarıyla FIFA’nın internet sitesinde final maçı için en ucuz bilet 8 bin 625 dolardan satılıyordu. Tekerlekli sandalye kullanıcıları için erişilebilir koltukların fiyatı ise en az 10 bin 350 dolardı.
Bir köşe direğinin yanındaki blokta yer alan ön sıradaki son boş koltuk ise tam 690 bin dolara satışa çıkarılmıştı.
FIFA ayrıca kendi resmî ikinci el satış platformunu işletiyor ve her işlemden yüzde 30 komisyon alıyor.
Eleştirmenlere göre finansal çıkarlar taraftarlardan daha fazla önemseniyor ve yüksek fiyatlar birçok futbolseveri fiilen turnuvanın dışında bırakıyor.
Dünya Kupası’nda sadece en iyi takımlar mı yer almalı?
2026 Dünya Kupası’nda ilk kez 32 yerine 48 takım mücadele edecek.
Böylece maç sayısı 64’ten 104’e çıkacak.
Uzmanlar ve birçok taraftar, daha fazla düşük seviyeli takımın katılmasının sportif kaliteyi düşürebileceğini savunuyor.
Ayrıca eleme aşamasına çıkmak da kolaylaşıyor. Artık sadece 12 grubun ilk iki sırasındaki takımlar değil, en iyi sekiz grup üçüncüsü de bir üst tura yükselecek.
Grup aşamasını geçen takım sayısının 16’dan 32’ye çıkması nedeniyle ilk kez son 32 turu oynanacak.
Bu durum oyuncuların üzerindeki yükü artırırken taraftarların maliyetlerini de yükseltiyor. Öte yandan FIFA’ya daha fazla gelir elde etme fırsatı sunuyor.
Bazı gözlemciler bu reformun, siyasi nedenlerle yapıldığını düşünüyor. Çünkü ek kontenjanlardan en çok küçük federasyonlar yararlanıyor ve bu federasyonların FIFA içindeki oy gücü oldukça yüksek.
Bu nedenle bazı çevreler, kararın gerçekten sportif kriterlerle mi yoksa FIFA Başkanı Infantino’nun örgüt içindeki gücünü pekiştirme amacıyla mı alındığını sorguluyor.
Şampiyona sürdürülebilir ve iklim dostu mu?
FIFA sürdürülebilirlik ve iklim korumasını ön plana çıkarsa da 2026 FIFA Dünya Kupası çevresel etkileri nedeniyle ciddi eleştirilere maruz kalıyor.
Araştırmalara göre turnuva, dokuz milyon tondan fazla karbondioksit salımına yol açabilir. Bunun başlıca nedeni maç şehirleri arasındaki büyük mesafeler ve çok sayıda uçuş.
Bu miktar, yaklaşık 1 milyon 250 bin nüfusa ve yılda dört milyondan fazla turiste sahip Kıbrıs adasının tümünün, bir yılda ürettiği karbondioksit miktarına neredeyse eşit.
Bu nedenle çevre örgütleri, turnuvayı tarihin “iklime en fazla zarar veren Dünya Kupası” olarak nitelendiriyor.
Sorunlar yalnızca seyahatlerle sınırlı değil.
Birçok stadyum, şehir merkezlerinin dışında bulunuyor ve toplu taşıma bağlantıları yetersiz kalıyor.
Toplu taşımanın bulunduğu yerlerde ise fiyatlar büyük ölçüde arttı. Örneğin New York yakınlarındaki MetLife Stadyumu’na yapılan kısa tren yolculuğunun ücreti normalde yaklaşık 13 dolar iken turnuva döneminde 150 dolara kadar çıktı.
Taraftarların yoğun tepkisinin ardından organizatörler geri adım attı ve ulaşım ücretini 98 dolar olarak belirledi. Servis otobüslerinin fiyatı da 80 dolardan 20 dolara düşürüldü.
Özel araçla gelenler de birçok stadyumda yüksek ücretlerle karşılaşıyor. Otopark fiyatları maça göre 75 ila 300 dolar arasında değişiyor.
Ancak pahalı otoparkların bulunduğu stadyumların çoğunda uygun fiyatlı toplu taşıma alternatifleri mevcut. Tek istisna ise Boston.
Eleştirmenlere göre ortaya çelişkili bir tablo çıkıyor: FIFA iklim hedeflerinden söz ederken, turnuvanın yapısı taraftarları hem çevreye daha fazla zarar veren ulaşım yöntemlerine yönlendiriyor hem de bunu daha pahalı hale getiriyor.












