Ferhat Tunç: Bir klibin öyküsü

Yazarlar

Doksanlı yılların Türkiye’si, artan faili meçhul cinayetler ve gözaltında kayıpların gündemiyle sarsılıyordu. Cumartesi annelerinin Galatasaray lisesi önündeki oturma eylemleri Polisin şiddetine maruz kalıyor, insanlar yaka paça sürüklenerek gözaltına alınıyordu.

Bir çok kez benzer saldırıların hedefi olmuş ve Annelerle birlikte tartaklanarak gözaltına alınmıştım. 1996 yılında stüdyo çalışmalarını başlattığım Albümün adı da bu nedenle “Kayıp” olmuştu.

1997 yılında dinleyiciyle buluşturduğumuz “Kayıp” albümü için basın danışmanlığı görevini bir dönemin çok aranan Televizyoncusu İclal Aydın’a vermiştik. İclal Aydın Almanya’dan ülkeye yeni gelmiş, Berlin’de tiyatro alanında edinmiş olduğu deneyimiyle sinema filmlerinde olmak istiyordu. Bunun için de sinema filmlerinde rol almak için yoğun görüşmeler yapıyordu.

Kendisine danışmanlık teklifini önerdiğimde severek kabul etmişti. İclal Aydın daha sonra “Ferhat Tunç için kapısını çaldığım tüm Televizyon kanalları, kapıları yüzüme kapatıyor” diyerek bu danışmanlık serüveninin hüsranla sonuçlanmasına açıklık getirecekti.

Bir gün bana Flaş TV’ye Albümü tanıtmak için gittiğini ve Flaş TV yöneticisinin kendisine “Bırakın bu bölücü şarkıcıyı, sizin son derece güzel bir yüzünüz ve iyi bir diksiyonunuz var, gelin size program yaptıralım” dediğini aktarmıştı.

İclal Aydın “Kayıp” albümümü tanıtayım derken, aslında düşünmeden kendisini tanıtmış ve Televizyon Programcılığına giden yolu da bu şekilde açılmıştı. Daha sonra ki süreçlerde, en çok izlenen Televizyon programcılarından biri olarak hayatına devam etti zaten.

“Kayıp” albümünde yer alan şarkıların bir çoğu, 90’lı yılların bir gerçeği haline gelen Kayıplar olayını en trajik haliyle aktarıyordu. Bu albümde yer alan ve gazeteci Metin Göktepe’ye ithaf olunan “Metine Ağıt” ön plana çıkan eserlerden biri olmuştu.

Bu yüzden ” Metin’e Ağıt” için ilk video klip çalışmasının doğru olacağına inanarak harekete geçmiştik. Çekilecek Kliple, Türkiye’nin yürek yakan kayıplar sorununu gündeme taşımayı hedefliyorduk. Bunun için de her şeyin profesyonelce olması gerekiyordu.

Klip yönetmenliği için sinema yönetmeni kimliğiyle bilinen Ümit Elçi’de karar kılmıştık. Kendisine böyle bir teklifle gittiğimizde bizi geri çevirmemiş ve klibin yönetmenliğini kabul etmişti. Ümit Elçi ile yoğun bir ön çalışmanın ardından çekimlerin gerçekleşeceği Çorlu bölgesine hareket ettik. Bu süreçte kuşkusuz sevgili İclal Aydın’ın katkıları büyük olmuştu. Negatif film kullanılarak sinema tadında çekilen görüntüler, stüdyoda bir hafta süren montaj çalışmaları neticesinde dönemin farklı bir video klibinin ortaya çıkmasını sağlamıştı.

Klip, Türkiye’de hiç bir televizyon kanalında yayınlanma şansına sahip olmadı. Ancak bu durum, klipin, Brüksel’de yayın yapan Roj Tv’nin, en çok istenen ve izlenen kliplerinden biri olmasını engelleyemedi.

 Metin’e Ağıt – YouTube

İlginizi Çekebilir

Kemal Okutan: ABD’deki Olaylar Neye Gebe? 
Ali Engin Yurtsever: Açlık Grevleri ve Politik Tutum

Öne Çıkanlar