İBB ve İstanbul Barosu’ndan çocuk hakları için ortak adım

Gündem

İBB ile İstanbul Barosu’nun imzaladığı protokolle 127 merkezde 10 bine yakın çocuğa ulaşılması hedefleniyor.

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve İstanbul Barosu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda “Erken Çocukluk Döneminde Çocuk Hakları Projesi” protokolüne imza attı.
Projenin açılışında konuşan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, “Çocuklarımıza daha bu yaşta kendi haklarını öğreteceğiz; güvenli ortamın ne demek olduğunu anlatacağız. Onları korumak adına çok daha güçlü bir ‘proaktif kalkan’ oluşturacağız” dedi. İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu da, “Bu iş birliğiyle, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kreşlerinde ve anaokullarında okuyan çocuklarda çocuk hakları bilincini yaratmayı ve hak temelinde eğitime katkıda bulunmayı amaçlıyoruz” şeklinde konuştu.

İstanbul Barosu’nda gerçekleştirilen imza töreninde; İBB Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile İstanbul Barosu arasında “Ortak Mutabakat Metni” imzalandı. İBB Başkanvekili Nuri Aslan ve İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu başkanlığında yapılan imza töreninde, İBB Bürokratları ve İstanbul Barosu heyeti de hazır bulundu. İBB Heyetinde, ‘Kent Uzlaşısı soruşturması’ kapsamında önce tutuklanan sonra da hakkında ev hapsi kararı verilen; ardından ev hapsi kararı da kaldırılarak görevine iade edilen Mahir Polat, İBB Genel Sekreter Yardımcısı olarak yer aldı.

İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu konuşmasında şunları söyledi:
“İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı ile İstanbul Barosu yönetimi arasında imzalanacak olan iş birliği toplantısına ve törenine hepiniz hoş geldiniz. Tabii ki bugün imzalanacak protokolün konusu ile 23 Nisan’ın örtüşmesi nedeniyle; öncelikle bu anlamlı günde bütün Türkiye Cumhuriyeti çocuklarının, erişkinlerinin, ebeveynlerinin ve yurttaşlarının 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyorum. Bu protokol, aslında İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile İstanbul Barosu olarak yürüttüğümüz birçok etkinliğin bir tür çocuk hakları etkinliği olarak kurumsallaşması ve yaygınlaştırılması anlamına geliyor. Bu iş birliğiyle, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kreşlerinde ve anaokullarında okuyan çocuklarda çocuk hakları bilincini yaratmayı ve hak temelinde eğitime katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. Bu protokol; bir yandan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, öte yandan İstanbul Barosu’nun kırkı aşan komisyon ve merkez çerçevesinde yürüttüğü çok yönlü çalışmaların, iki dev kurum arasında çocuk hakları temelinde gerçekleşecek en geniş iş birliği alanını açıyor. Bu bakımdan baromuzun Çocuk Hakları Merkezi’ni ve bu çalışmaları sürdüren üyelerini kutluyor, kendilerine teşekkür ediyorum.

“İBB’NİN KENDİ GÖREV VE SORUMLULUKLARINI GELECEĞE TAŞIYACAĞINA KUŞKUMUZ YOK”

İstanbul Barosu, büyüklüğü ve tarihiyle dünyada emsali olmayan benzersiz bir hukuk kurumu olarak hukuku etkili kılmak amacıyla nasıl çalışıyorsa; İstanbul Büyükşehir Belediyesi de bir dünya kenti olarak demokrasinin, halkın yönetime katılımının ve sosyal belediyecilik anlayışının en etkili örneklerini sergilemektedir. İki kurum da kendi varlık amaçları doğrultusunda hizmetlerini sürdürmektedir. İstanbul Barosu bugüne kadar yaptığı gibi faaliyetlerine devam edecektir; İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin de kendi görev ve sorumluluklarını geleceğe taşıyacağına kuşkumuz yoktur. Sayın Başkanım, hoş geldiniz, sağ olun, var olun.”

ASLAN: BİZLER, ÇOCUK ODAKLI, ÇOK DAHA KAPSAMLI BİR YAPIYI DA İNŞA ETTİK

İBB Başkan Vekili Nuri Aslan konuşmasında şunları söyledi:
“Çok önemli bir protokol için bir aradayız. Üstelik bunu çok anlamlı bir günde 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramında imzalayacağız. Bayramımız da kutlu olsun. Bizim en öncelikli görevimiz, çocuklarımızı korumak. Maalesef geçtiğimiz günlerde Siverek ve Kahramanmaraş’taki okullarımızda hepimizi derinden üzen saldırılar yaşadık. Kaybettiğimiz yurttaşlarımıza buradan bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Allah, bizlere bir daha böylesi acılar yaşatmasın. 2019’dan itibaren İstanbul’da büyük bir vizyon değişimi başlattık. Ekrem Başkanımızın göreve gelmesiyle birlikte, özellikle ihtiyaç sahibi mahallelerimizde “Yuvamız İstanbul” merkezlerimizi kurduk. Bizim yola çıkış noktamız çok netti: Cumhuriyet, her çocuğa eşit fırsatlar sunmaktır. Bugün 127 merkezimizle hizmet veriyoruz, 16 tanesi de yolda. Biz bu merkezlerimizle evlatlarımıza ve ailelerimize güvenli birer liman oluşturduk. Yuvamız İstanbul merkezlerimizde; başta özel gereksinimli ve uyum desteğine ihtiyaç duyan çocuklarımız olmak üzere tüm çocuklarımıza yönelik koruyucu ve önleyici çalışmalar yürütüyoruz. Bugüne kadar 2 binden fazla çocuğumuzun gelişiminde yaşanabilecek sorunları erken fark edip ihtiyaçlarını tespit ederek gerekli yönlendirmeleri yaptık. Bizler, çocuk odaklı, çok daha kapsamlı bir yapıyı da inşa ettik.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak bu alandaki kararlılığımızın en büyük kanıtı, kendi bünyemizde kurduğumuz Çocuk Hizmetleri Şube Müdürlüğümüz ve Çocuk Hakları Merkezimizdir. Çocuk Hakları Birimimiz ile çocuk hakları ilkeleri doğrultusunda çocuklara ve bakım verenlerine yönelik olarak ihmal ve istismar konularında koruyucu ve önleyici mesleki çalışmalar yürütüyoruz. Bu kapsamda bugüne kadar: Sosyal İnceleme, Vaka Takip ve Müdahale, İzleme ve Değerlendirme, Gelişimsel Danışmanlık, Gelişimsel Değerlendirme, Psikolojik Danışmanlık, Oyun Terapisi, Sosyal Danışmanlık, Hukuksal Danışmanlık, Eğitim, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Bildirimleri, Çocuk Şube Amirliği Bildirimleri ve bunun gibi faaliyetler olmak üzere 69 bini aşkın kez hizmet verdik. Çocuklarımızı korumak için koruyucu ve önleyici mesleki çalışmaları profesyonel bir ekiple yürütüyoruz.

“İSTANBUL’UN ÇOCUKLARI İÇİN HAYIRLI UĞURLU OLSUN”

İşte bugün, bu mücadeleyi daha da büyütüyoruz. İstanbul Barosu ile imzaladığımız ‘Erken Çocukluk Döneminde Çocuk Hakları Projesi’ iş birliği protokolü, İstanbullu çocukların üstün yararını koruma altına alan bir toplumsal sözleşmedir. Bu protokol kapsamında, İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi üyesi ve eğitici eğitimi almış uzman avukatlarımız, Yuvamız İstanbul merkezlerimizde bizzat sahaya inecek. Çocuklarımıza daha bu yaşta kendi haklarını öğreteceğiz; güvenli ortamın ne demek olduğunu anlatacağız. Onları korumak adına çok daha güçlü bir ‘proaktif kalkan’ oluşturacağız. Uzman avukatlarımız tarafından yürütülen bu farkındalık faaliyetleri; hak ihlallerinin erken tespiti, önlenmesi ve çocuklarımızın hak arama yollarına erişiminin kolaylaştırılması için kritik bir bariyer görevi görecektir. Belediye olarak bizler, hizmetlerin en sağlıklı şekilde sağlanması için 127 merkezimizde gerekli tüm fiziki ve teknik altyapıyı seferber ediyoruz. Baromuz ise çocuk hakları ilkelerine ve meslek etiğine bağlı kalarak, en yetkin hukukçularıyla bu hizmet sürecini yönetiyor. Haklarını bilen bir çocuk, özgür ve güvenli bir geleceğin teminatıdır. Bir çocuğu korumak, tüm geleceğimizi korumaktır. Bu hayati projede emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma ve İstanbul Barosu’nun değerli hukukçularına yürekten teşekkür ediyorum. Hepimiz için, en önemlisi de İstanbul’un çocukları için hayırlı uğurlu olsun”

MAHİR POLAT’IN GÖREVİNE DÖNÜŞÜNÜ TEBRİK ETTİ

Kaboğlu, konuşmasının sonunda İBB heyetinde bulunan Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat’a doğru yönelerek, “Bu vesile ile de Sevgili Mahir Polat, o da haksız olarak özgürlüğünden alıkonulmuştu. Dün İBB Genel Sekreter Yardımcılığı görevine başladı ve ilk ziyaretini bize yaptı” dedi.
Kısa bir konuşma yapan Mahir Polat şunları söyledi:

“İbrahim Başkanımız bizi en son Silivri’de ziyaret ettiğinde kendisi dayanışmasını göstermişti ve barodan birçok arkadaşımız oradaydı. O günlerde barodan olup da tutuklu olan arkadaşlarımızda vardı bugün hepsi ile beraberiz. Onur duyuyorum. Memleketin tarihi eser ve kültür varlıkları hiç birisi çocuklar kadar değerli değil. O yüzden 23 Nisan kutlu olsun teşekkür ederim” dedi.
Konuşmaların ardından Nuri Aslan ve İbrahim Kaboğlu, imza protokolünü karşılıklı imzalayarak anı fotoğrafı çektirdi.

PROJE HAKKINDA

Projenin temel hedefi; erken çocukluk dönemindeki çocuklara, yaş ve gelişim düzeylerine uygun yöntemlerle çocuk hakları, güvenli çocukluk, hak ihlallerinin önlenmesi, destek ve başvuru mekanizmaları konularında farkındalık kazandırmak olarak belirlendi.
Eğitimler oyunla ve hikâyeyle anlatılacak
Eğitimler, özellikle 4-5 yaş grubundaki çocuklara yönelik olarak oyun temelli ve hikâyeleştirilmiş bir içerikle sunulacak.Programda;• Hikayelerle çocuklara ihtiyaç ve hak kavramı anlatılacak,• Çocukların kendi haklarıyla bağ kurmaları sağlanacak,• Hakların kimler tarafından korunabileceği birlikte keşfedilecek,• Bedensel söz hakkı gibi önemli konular çocuk şarkılarıyla pekiştirilecek.Bu yöntem sayesinde çocukların bilişsel ve duygusal gelişimlerine uygun, somut ve anlaşılır bir öğrenme süreci hedefleniyor.
Çocukların üstün yararı esas alınıyor
Proje kapsamında;• Eğitimler yüz yüze gerçekleştirilecek, her oturum 30–40 dakika sürecek. • Eğitimler, çocuk hakları alanında uzman ve eğitici eğitimi almış avukatlar tarafından verilecek.• Toplamda 127 merkezde uygulanacak program ile 10 bine yakın çocuğa ulaşılması hedefleniyor.Hazırlanan eğitim modülleri; çocukların üstün yararını gözeten, güvenli ve yapılandırılmış bir yaklaşımla tasarlandı. Proje, erken yaşta hak bilinci kazandırarak çocukların kendilerini ifade edebilen, haklarını bilen ve koruyabilen bireyler olarak yetişmesine katkı sunmayı amaçlıyor.

/Kaynak: Birgün/

İlginizi Çekebilir

Nur Sena Düzgün dosyasında çelişkili kararlar
Trump’tan ‘Vur ve ihma et’ talimatı

Öne Çıkanlar