Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencilerine yönelik operasyonda 9 kişi gözaltına alınırken, 16 kişi hakkında yakalama kararı verildi. Yaşananlar, kampüslerdeki hak ve özgürlük tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
İzmir’de Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencilerine yönelik dün sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonla 9 kişi gözaltına alındı. Toplamda 16 kişi için yakalama kararı çıkarıldı. SOL Genç üyesi bir üniversite öğrencisi, evine yapılan baskınla gözaltına alınırken, yine aynı üniversiteden SOL Genç üyesi iki öğrenci hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Öğrencilerin emniyette ifadeleri alınmaya devam ediliyor. İfadelerin ardından, bugün savcılığa sevk edilmeleri bekleniyor. Gözaltların sebebinin, 25 Eylül 2025 tarihinde ilerici, solcu öğrenciler ile faşist öğrenciler arasında çıkan tartışma olduğu öğrenildi. Üniversitedeki suçlamalar ise halkı kin ve düşmanlığa tahrik, eğitim öğretim engellenmesi gibi iddiaları içeriyor.
İzmir’deki öğrencilere yönelik yapılan gözaltı ve yakalama kararları, üniversitelerdeki gerici baskıların arttığını gözler önüne serdi. 27 Nisan sabahı, Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencilerine yönelik gerçekleşen polis operasyonu, Türkiye’deki eğitim sisteminin ve üniversitelerin geldiği noktayı bir kez daha gündeme taşıdı.
SOL Genç üyesi bir öğrencinin evinden gözaltına alınması, üniversitelerdeki özgürlük mücadelesine karşı kurulan baskı ortamının bir örneği olarak dikkat çekti. Bu operasyon, özellikle 1 Mayıs öncesi, iktidarın gençleri sindirme ve korkutma çabalarını pekiştiren bir gelişme olarak değerlendirildi.
Özellikle son dönemde, öğrencilere yönelik palalı saldıralar ve fiziksel şiddetle baskılar arttı. Gerici gruplar, ilerici gençlere karşı pala gibi teçhizatlarla saldırılar düzenliyor, şiddet uygulayarak onları yıldırmaya çalışıyordu. Bu tür operasyonlar, gerici unsurların ve iktidarın üniversiteler üzerindeki denetimini güçlendirme amacını taşıyordu.
SUÇ UNSURU YOK, YASA DIŞI BİR EYLEM YOK
Avukat Çağdaş Bülbül, “Gözaltların 1 Mayıs öncesine denk getirilmiş olmasının bir gözdağı verme çabası olduğu açık. Bugün yapılan operasyondan anlıyoruz ki üniversite öğrencilerinin okullarını iktidar destekli çetelere teslim etmek istememeleri, eğitim haklarını savunmaları resmen suç sayılmakta. İçi boş suçlamalarla öğrenciler yıldırılmaya çalışılıyor. Oysa dosya içeriği bir ‘eğitim hakkını savunma’ manifestosu niteliğinde. Suç unsuru yok, yasa dışı bir eylem yok. İnanıyoruz ki öğrenciler buradan çıkacak ve üniversitelerini savunmaya devam edecek” dedi.
SOL Parti İzmir İl Örgütü tarafından yapılan açıklamada, “27 Nisan sabahı İzmir’de güne polis operasyonları ile başladık. Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencisi bir arkadaşımız ev baskınıyla gözaltına alındı, yine Dokuz Eylül Üniversitesi’nden iki arkadaşımız hakkında yakalama kararı verildi. İktidar, kurduğu yağma rejimini sürdüremediği her durumda baskı ortamını arttırarak sindirme politikası uyguluyor. Ülkenin dünü, bugünü ve geleceğini savunan üniversite öğrencilerini, kaçma şüphesi olmamasına rağmen ev baskınlarıyla gözaltına alınıyor” denildi.
ARKADAŞLARIMIZI DERHAL SERBEST BIRAKIN
Açıklamada şunlar belirtildi: “Bu ülkenin aydınlık geleceği, bu sesi büyütenlerin ellerinde yükselecektir. Laik, özgür ve demokratik bir ülke ancak birlikte mücadele edersek mümkündür. Bu mücadele eşitlikten, özgürlükten ve adaletten yana olan herkesin ortak mücadelesidir. Buradan açık çağrı yapıyoruz, dün ne yaptıysak bugün de yapmaya devam edeceğiz. Geleceğimizi savunacağız. Memleketi, üniversiteleri, karanlığı hep beraber parçalayacağız. Arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın.”
/Kaynak: Birgün/












