Meclis Başkanı Numan Kurtulmu, “Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Eğer örgüt şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirse ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolacaktı.” ifadelerini kullandı.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi (AKKM) Osmangazi Salonu’nda düzenlenen “Bursa Sivil Toplum Buluşması” programında konuştu.
Kısa Dalga’nın haberine göre Kurtulmuş, şunları söyledi:
“Bu ülkenin gelişmemesi için ayaklarına prangalar vurdular. Şimdi ikinci asrımızın hemen başında ‘terörsüz Türkiye’ hedefimizle birlikte önce bu prangalardan kurtuluyor ve Allah’ın izniyle var olan ezeli kardeşliğimizi ebedi bir kardeşlik haline getirmek için canla başla mücadele ediyoruz. Bu ülkede Türk’ü Kürt’e, Arap’ı Acem’e, bu ülkede Sünni’yi Şii’ye, Alevi’ye, bu ülkede Gürcü’yü Laz’ı bir başka etnik kökene kimsenin düşman etmeye gücü yetmedi. Bundan sonra da yetmeyecektir. Terörsüz Türkiye, sadece elinde silah olanların silahlarını bırakması değil, aynı zamanda insanların gönüllerine ve zihinlerine sokulmaya çalışılan husumetlerin de kaldırılıp atılması demektir, bunu sağlayacağız.
“Kim ne yaparsa yapsın mutlaka sonuç alacağız”
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarına ilişkin bilgi veren Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:
“Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirse ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolacaktı. Ancak TBMM bu konuda hem elinde silah olanlara ‘silahlarınızı bırakın’ çağrısını yapıyor hem de Türkiye’de yeni bir dönemin kapılarının açılabilmesi için siyasetin TBMM çatısı altında aktif bir şekilde iş yapmasını da bir önemli ödev olarak görüyor.
Meclisteki partilerin tamamının ittifakla çıkardığı bir rapor, siyasetin kendi meselesini özümsediği ve bu konuda atacağı adımların ne olduğunu gayet iyi bildiğini gösteriyor. Ümit ve temenni ediyoruz ki şimdiye kadar silahla Türkiye’de bir şeyler yapmaya kalkan örgütün elindeki silahlarını tamamıyla bırakır ve silahlı dönemin bütünüyle geride bırakılarak Türkiye’nin önündeki demokratik süreçler güçlendirilir. Bu çerçevede özellikle Suriye’deki grupların yeni Suriye yönetimiyle entegre olması ve bu entegrasyonun beklediğimiz gibi olumlu bir şekilde seyretmesi de işlerimizi kolaylaştıran bir başka faktördür.
Aynı şekilde Amerika ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşla birlikte, özellikle İran’da PJAK denilen terör örgütü üzerinden onları silahlandırılarak halkın ayaklandırılmaya çalışılması senaryosu da fiyaskoyla sonuçlandıktan sonra artık terör örgütünün silah bırakmaktan başka hiçbir şansı yoktur ve söz verildiği gibi, vaadedildiği gibi bu silahlar bırakılacak ve Türkiye’de tam manasıyla kardeşlik hakim olacaktır. Sadece silahtan ve terörden medet umanlara şunu söylemek isterim. Onlarca silahlı terör örgütüne on yıllar boyunca kimler hangi amaçla, niçin silah verdiler? Bu ülkeler değil midir hem ona hem ona silah verip bunları sahada çatıştıran.
Bu ülkenin çocuklarına akıllı olmak yakışır. Bu ülkenin evlatlarına ortak milli hassasiyetlerimize sahip olmak yakışır. Bu ülkede Türk’ün, Kürt’ün birbirinden farkı yoktur, ayrı bir kaderi yoktur, ayrı bir geçmişi yoktur ve asla ayrı bir geleceği de olmayacaktır. Bu ülkede Alevi’nin ve Sünni’nin ayrı bir geçmişi yoktur, ayrı bir geleceği de olmayacak. Geçmişimiz birdir, kültürümüz birdir, ülkemiz birdir, bayrağımız birdir, geleceğimiz birdir. Bunu sağlamak için hep birlikte mücadele edeceğiz ve Allah’ın izniyle bu sefer kim ne yaparsa yapsın mutlaka sonuç alacağız ve terörü Türkiye’nin gündeminden ilanihaye kaldıracağız.”










