Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, Al-Monitor yazarı gazeteci Amberin Zaman’a verdiği uzun mülakatta, Suriye sahasındaki dengelerin değiştiği son dört ayı değerlendirdi ve geleceğe dair stratejilerini ifade etti.
29 Ocak’ta Şam yönetimiyle imzalanan entegrasyon anlaşmasının ardından bölgenin statüsüne dair kritik bilgiler paylaşan Abdi, Ankara ile yürütülen temaslara dair de flaş bir açıklama yaptı.
Türkiye ile ilişkilerde yeni bir safhaya işaret eden Abdi, “Türk hükümetinden resmi bir davet aldınız mı?” sorusuna, “Bu tür planların hazırlık aşamasında olduğunu söyleyebiliriz” yanıtını verdi. Abdi, olası bir Ankara ziyareti gerçekleşmesi durumunda, İmralı’da bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan ile bir görüşmenin de gündemde olabileceğini doğruladı.
Öcalan’ın bölge için hala önemli bir “ulusal lider figürü” olduğunu belirten Abdi, ocak ayındaki çatışmalardan önce Öcalan’dan mektuplar aldıklarını da sözlerine ekledi.
SDG’nin geleceği ve orduya entegrasyon
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yürütülen müzakerelerin detaylarını paylaşan Abdi, SDG’nin feshedilmediğini ancak Suriye ordusuna entegrasyon sürecinin başladığını belirtti. Anlaşma kapsamında SDG savaşçılarından oluşan ve yine SDG komutanları tarafından yönetilen dört askeri tugay kurulduğunu açıkladı.
Cezire bölgesindeki bu tugayların koordinasyonundan Ciya Kobane sorumlu olacak. Abdi, entegrasyon tamamlandığında SDG ünvanının sona ereceğini ancak yerel asayiş ve yönetim birimlerinin korunacağını vurguladı.
Eğitimde Kürtçe kırmızı çizgi
Bölgedeki çocukların ve ailelerin en büyük endişesi olan eğitim ve diploma krizi hakkında da konuşan Abdi, Şam ile nihai bir anlaşmaya vardıklarını söyledi. Buna göre, Özerk Yönetim müfredatıyla eğitim gören öğrencilerin diplomaları Suriye devleti tarafından resmen tanınacak. Kürt çoğunluklu bölgelerde eğitimin Kürtçe olması şartıyla ulusal müfredata geçiş için ortak komiteler kurulacak.
Özeleştiri: Yeterince esnek davranmadık
Mazlum Abdi, Şam ile yürütülen süreçte geçmişte hatalar yapıldığını kabul ederek dikkat çekici bir özeleştiride bulundu. Rakka ve Deyrizor gibi Arap çoğunluklu bölgelerin entegrasyonu konusunda daha erken adım atılabileceğini belirten Abdi, “Bizim hatamız orta yol aramamaktı. Yeterince esnek davranmadık. Kontrolümüzdeki alanın tamamının bir bütün olarak ele alınmasını talep ettik ama bunu başaramadık” dedi.
ABD ile ilişkiler ve Trump’ın açıklamaları
ABD askerlerinin çekilmesinin ardından Washington ile iletişimin sürdüğünü belirten Abdi, Pentagon’un artık doğrudan SDG’ye değil, “Suriye ordusuyla entegre güçlere” fon sağlamasının tartışıldığını ifade etti. ABD Başkanı Donald Trump’ın Kürtler hakkındaki ifadelerine de değinen Abdi, “Yanlış bilgilendirildiğini düşünüyorum. Biz hiçbir zaman paralı asker olmadık; dünyayı IŞİD belasından kurtarmak için savaştık” dedi.
“Bugünün Suriye’si 2011 öncesinin Suriye’si değil”
15 yıllık süreci değerlendiren Abdi, hayallerin tam olarak gerçekleşmese de Kürtlerin artık Suriye’de görmezden gelinemeyecek bir gerçeklik olduğunu vurguladı:
“Küçük bir çocukken Kürtçe kitap taşıdığım için hapsedilmiştim. Bugün ise Cumhurbaşkanı ile masada Kürtlerin haklarını müzakere ediyoruz. Ruhumuz yılmaz, onurumuzu feda etmeden diyalog yolunda yürümeye devam edeceğiz.”
/Kaynak: Rûdaw/









