Mersin Limanı’nda işten çıkarılan 180 işçi, sendikal haklarının tanınması ve işe iade talebiyle 103 gündür direnişte. İşçiler, taşeron sisteme ve işten çıkarmalara karşı mücadeleyi sürdürüyor.
Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş. (MIP) ve taşeron şirketi Özgüneş Taşımacılık Forklift Hizmetleri Tic. Ve San. Ltd. Şti. işten çıkartılan 180 işçinin direnişi 103 günü geride bıraktı. Tümtis üyesi işçiler aileleriyle beraber Liman A kapısında toplanarak sloganlarla MIP binası önüne kadar yürüdüler. MIP binası önünde yapılan açıklamayla bir kez daha MIP ve Öz Güneş Taşımacılık patronlarına işçiler “işimize geri dönene kadar mücadeleye devam edeceğiz” dediler.
“SENDİKALI OLDUKLARI İÇİN İŞTEN ATILDILAR”
Evrensel’de yer alan habere göre, eylemde ilk olarak konuşan Türkiye Motorlu Taşıt İşçileri Sendikası (TÜMTİS) Genel Başkanı Kenan Öztürk limanda yıllarca kölelik koşullarında çalışan işçilerin 103 gündür mücadele ettiklerini söyleyerek “Bu işçiler anayasal haklarını kullanarak sendikamıza üye olmuşlar. Taşeronun itirazı sonrası yaklaşık 3 sene mahkeme sürecinden sonra bütün mahkeme süreçlerini kazandık. Yetkiyi aldık ve masaya oturduk. Ancak MIP işçileri kapıya koyarak yeniden burada ki sendikal mücadeleyi engellemeye çalışıyor. Hepimiz biliyoruz ki limandaki taşeronların hepsi paravan. Bu işin asıl sorumlusu MIP’dir. MIP bu işçilerin hak ve alacağından sorumludur. asıl işte taşeron çalıştırılması şu anki kanunlara göre suçtur. Çalışma bakanlığından talep ettiğimiz müfettişlerin incelemesi sonucu bu arkadaşların sendikal nedenle işten atıldığı, bu işçileri işten çıkartanında MIP olduğu bakanlık raporlarıyla tescillenmiştir. Bu mücadeleyi mutlaka kazanacağız” şeklinde konuştu.
Öztürk’ün açıklamalarından sonra söz alan DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca ise işçilerin direnişini selamlayarak “Mersin liman işçileri 100 günü aşkındır büyük bir ekmek kavgası veriyorlar. Liman işçileri bu kölelik, sefalet koşullarına karşı insanca çalışma koşulları istediler. Bu koşulları sağlamak işin sendikalı oldular. Ancak işçiler sendikalı oldular diye kapının önüne konuldular. İşlerinden aşlarından edildiler. Bu memlekette işçiye emekçiye kölelik koşulları, mezbaha koşulları reva görülüyor, sermayeye engelsizlik ve dokunulmazlık reva görüyorlar. İşte tamda bu nedenle emeğin haklarını savunan Birteksen Genel Başkanı Mehmet Türkmen tutuklandı. Ayı şekilde Umut Sen örgütlenme kordinatörü Başaran Aksu Limak holdingin talimatıyla tutuklandı” dedi.
“SENDİKAL HAKLAR GASP EDİLİYOR”
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu dönem sözcüsü DİSK Çukurova Bölge Temsilcisi Kemal Göksoy ise sendikal hakların gaspına izin vermeyeceklerini söyleyerek “Bizler Mersin emek ve demokrasi güçleri olarak sonuna kadar işçilerin yanında olacağız. Burada direnen işçilerin çocukları okulda olması gerekirken babalarının işine sahip çıkmak için buradalar. Bu çocuklar iktidarın patronlara, sermayeye verdikleri desteği asla unutmayacaklar.” diye konuştu.
MIP binası önünde yapılan açıklamayı okuyan Tümtis Şube Başkanı Savaş Gürkan Mersin limanında direnişin 103 gününde büyük bir kararlılıkla devam ettiğini belirterek “İşi, ekmeği, onuru ve çocuklarının geleceği için direnen Özgüneş işçileri ve aileleriyle birlikte bir kez daha güçlü bir şekilde haykırıyoruz: Bu sesimize artık kulak verin, bu hukuksuzluğa son verin. Atılan işçiler geri alınsın, sendika hakkımız tanınsın. İşçilerin geri alınarak işbaşı yapmaları için işverene çağrılarda bulunduk; ancak bu çağrılarımız yanıtsız bırakılmıştır. İşveren her ne kadar ‘ihale sözleşmesinin sona erdiğini’ ileri sürse de, burada asıl amacın sendikasızlaştırma olduğu açıktır. MIP ve Özgüneş işverenleri, işçileri en ağır koşullarda çalıştırmak, elleçleme bölümünde kölelik düzeni olan taşeron sistemini devam ettirmek için üyelerimizi işten atmıştır. Ortada bir değil birden fazla hukuksuzluk vardır. İşverenin sendika karşıtı tutumu Çalışma Bakanlığı İş Teftiş Kurulu raporu ile de belgelenmiştir. Bu süreçte sendikamız, yetkili mercileri inceleme başlatmaya çağırmış; yapılan incelemeler sonucunda işverenin baskıları ve sendika düşmanlığı belgelenmiştir” dedi.
Gürkan açıklamanın sonunda ise “Taleplerimiz nettir; atılan işçiler işlerine kadrolu ve sendikalı olarak geri dönmelidir. Alacakları ve bu dönemdeki kayıpları iade edilmelidir. Taleplerimiz yerine gelene kadar ve mücadelemiz kazanımla sonuçlanana kadar buradayız; yan yana, omuz omuza olmaya devam edeceğiz” dedi.
İşçiler sık sık “sendikal hakkımız engellenemez”, “yaşasın sınıf dayanışması”, “işçilerin birliği sermayeyi yenecek” sloganları attı.











