Özgür Özel: Bu iktidarın miadı dolmuş, yorulmuştur

GündemPolitika
🔴Sakarya Demokrasi Meydanı’nda halka seslenen Özgür Özel, depremin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen kentsel dönüşümün tamamlanmadığını ve barınma krizinin derinleştiğini söyledi.
 
“Sakarya bu bir iktidarın kalesi olamaz” diyen Özel, iktidarın sokağa çıkamaz hale geldiğini ve erken seçimle halkın partisinin göreve gelmesi gerektiğini vurguladı.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 106’ncısı Sakarya’da yapıldı.

Sakarya Demokrasi Meydanı’nda düzenlenen eylemde konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 1989’dan bu yana Sakarya’da belediyeyi kazanamadıklarını kaydederek, “Sakarya’ya küsmedik, kusuru Sakarya’da bilmedik, Sakarya’ya sırtımızı dönmedik, hep sevdik, Sakarya için iyi şeyler söyledik. Sakarya’nın seçtiklerine saygı duyduk” dedi.

Özel, şunları kaydetti:

“Sakarya’da iki milletvekiline ulaştık, bundan sonra bir daha bırakmayacağız. Sakarya’nın tercihleriyle bir derdimiz yok. Artık dönem kardeşlik dönemidir, geçim dönemidir, yoksulluktan hep birlikte kurtulma, işsizlikten hep birlikte kurtulma, köylünün, çiftçinin yüzünü güldürme zamanıdır. Sakarya, yorulmuş bir iktidarın, yandaş kayıran vatandaşı unutan bir iktidarın, sorun çözmeyen, öteleyen bir iktidarın, emekliyi 20 bin TL’ye, emekçiyi 28 bin TL’ye mahkum eden bir iktidarın kalesi olamaz. Kale siyaseti bitmiştir. Sakarya bundan sonra milletin kalesidir. Siyaset insan için yapılır, insanla yapılır, insan içinde yapılır. Sizden vaktiyle oy alanlar, artık sokakta varlar mı? Esnaf gezip, ekonominin durumunu konuşabiliyorlar mı? Yoksulluğa, işsizliğe bir çare söyleyebiliyorlar mı? Madem sokakta yoklar, meydandan, insandan, halktan kaçıyorlar, işte artık bu iktidarın miadı dolmuştur, bu iktidar yorulmuştur. Salonların partisi AK Parti değil, meydanların, halkın, milletin partisi iktidara gelmelidir.

‘Halen depremin izlerini silmediler’

1999 depreminin etkilerinin hala sürdüğünü söyleyen Özel, kentsel dönüşüm süreçlerinin yetersiz kaldığını belirtti.

Sakarya’da kira ve konut fiyatlarının ciddi oranda arttığını ifade eden Özel, şöyle dedi:

Oyunuzu alıp gidiyorlar, bir daha da buralara uğramıyorlar. 1999 depreminin üzerinden 27 yıl geçti, 27 yıl sonra halen daha depremin acıları, izleri devam ediyor. Kentsel dönüşüm beklentisi var, yıllardır oyalandılar. İçe sinen bir kentsel dönüşüm yapmadılar, verdikleri sözü tutmadılar, öğrenciler riskli okullarda, kalabalık sınıflarda okuyorlar. Üç yılda bile sözlerini tutamadılar, ama iktidarları boyunca halen depremin izlerini silmediler. Sakarya gibi depremin yaralarının sarılması gereken bir kente gelince, insan burada uzanmış devletin şefkatli bir elini arıyor. Bu şehre pozitif ayrımcılık yapılsın diye bekliyorsunuz. Sakarya geçen yıl 70 milyar TL vergi vermiş, yatırım bütçesinden 12 milyar TL yatırım almış. Ben beklerim ki Sakarya bir vergi versin, üç hizmet alsın. Sakarya yedi vermiş, bir almış. Buradan size söz veriyorum. Bu devran değişecek, bu düzen değişecek, AK Parti’nin kara düzeni gidecek, Sakarya’nın derdini çözecek bir iktidar gelecek.”

İktidara geldiklerinde öğrenciye yurt, devlet memuruna da lojman yapacaklarını belirten Özel, “Bu barınma krizini kökünden çözeceğiz” dedi.

Tarım ve kamu işletmeleri vurgusu

Özel, tarım politikalarını eleştirerek Et ve Süt Kurumu ile şeker fabrikalarının özelleştirilmesini gündeme getirdi:

“Gelir adaletsizliğine, vergi adaletsizliğine, sosyal hayattaki adaletsizliklere, mahkemedeki adaletsizliklere hep birlikte isyan ediyoruz. Samanı dahi ithal eden, çiftçisini, üreticisini, hayvancılıkla uğraşanı perişan eden bir ülke haline geldik. Sakarya’da bunun çok somut bir örneği var, o da Et ve Süt Kurumu’nun kombinasının kapatılması, çalışanlarının çevre illere gönderilmesi, yenisini yapacağız denilmesi ama yapılmaması. Sakarya’daki yüksek et fiyatlarını buna bağlıyor Sakaryalılar. Bir şeker fabrikası gerçeğimiz var. 2013 yılında Sakarya’nın şeker fabrikasını özelleştirdiler, o günlerde CHP bu işe karşı çıktı, kimseyi dinlemediler. 600 bin ton şekerpancarı üretilirken 60 bin tona düştü, özel şirket üretimi durdurdu, 500 işçi, işsiz kalma tehlikesiyle karşı karşıya. Devlet, stratejik alanlardan asla geri çekilmemelidir. Dünya büyük bir gıda krizi yaşarken, Türkiye gıda enflasyonunda dünya üçüncüsü haline gelmişken, et kombinaları kapatılamaz, Et ve Süt Kurumu kapatılamaz. Şeker gibi stratejik bir ürünün fabrikaları özelleştirilemez. Türk Telekom gibi kurumlar satılamaz, memleketin tersaneleri, rafinerileri özelleştirilip Türkiye güvencesiz bir hale getirilemez. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu tüm işletmeleri yok pahasına satıp, hem bu işsizliği, hem bu enflasyonu yaratanlar, bu işin birinci müsebbibidir. Sakarya’ya sözüm olsun, o şeker fabrikası yeniden açılacak, Et ve Süt Kurumu yeniden açılacak. Bu iktidar Sakarya’nın bereketini kaçırdı. Yüzde 12, son 20 yılda tarım alanlarındaki kayıp. Sadece tütün üreten, sadece buğday ekilen bir yerden bahsetmiyoruz, Sakarya’dan bahsediyoruz.”

‘Garantiyi çiftçiye vereceğiz’

Özel, konuşmasına şöyle devam etti:

“Bu sene nasıl suçüstü yakalandılar. Yılın ilk üç ayında faize 876 milyar lira para ödediler, çiftçiye 60 milyar lira destekleme ödediler. Her 100 liranın 20 lirası faize gidiyor, 1,5 lirası çiftçiye gidiyor. Kötü yönetiyorlar, CHP iktidara hazırdır. Biz iktidarımızda planlı üretime geçeceğiz ve çiftçiye alım garantisi vereceğiz. Havaalanı yapıyorlar uçuş garantisi var, otoban yaptırıyorlar araç garantisi var, köprü yaptırıyorlar geçiş garantisi var, hastane yapıyorlar hasta garantisi var. Ama çiftçiye, hayvancıya gelince bir başına bırakıyorlar. CHP iktidarında çiftçi ne ekeceğini, kaça satacağını bilecek. Çiftçide de süt üreticisinde de alım garantisi olacak. Para babalarına, bankerlere, yandaşlara değil, garantiyi size çiftçilere vereceğiz.”

İmamoğlu’nun mesajı

‘Adaletsizliğe susan en büyük vebali üstlenir’

İmamoğlu’nun Marmara Cezaevi’nden mitinge gönderdiği mektubu, CHP Sakarya İl Başkanı Oğuz Can Curoğlu kamuoyuyla paylaştı.

İmamoğlu, mektubunda şunları kaydetti:

“Cesaret ve umudun güzel şehri Sakarya, benim canım hemşehrilerim; değerli hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, geleceğimizin teminatı gençler ve güleryüzlü çocuklar, sizleri hasretle selamlıyorum, her birinize tek tek sarılıyorum. Örgütümüzün güçlü iradesini temsil eden İl Başkanımız Oğuz Can Curoğlu’na ve yürüttükleri kararlı mücadele için kendisinin şahsında tüm örgütümüze yürekten teşekkür ediyorum.

Sevgili vatandaşlarım; biz, bu aziz topraklarda eşitlik ve kardeşlik içinde yaşamak isteyen, hak yemeyen ama hakkını da yedirmeyen, büyük ve şerefli bir milletiz. Kimse açta açıkta kalmasın, güçlü zayıfı, haksız haklıyı ezmesin isteriz. Kimsenin hakkı kimseye geçmesin diye dua ederiz. Adalet bizim karakterimizin, maneviyatımızın özüdür; adalet bizim için devletin temelidir, varlık sebebidir. Her kim ki milletten aldığı yetkiyi haksız ve adaletsiz kullanır, o milletin ve devletin en büyük düşmanıdır. Her kim ki gördüğü adaletsizliğe susar, seyirci kalır; o en ağır, en büyük vebali üstlenir.

‘Biz o mahkemede ders veriyoruz’

Bugün ülkemizde, adaletsizliğin ve keyfiliğin iktidarı hakimdir. Milletten aldığı yetkiyi kötüye kullanarak siyasi rakibini yok etmeye çalışan, vatandaşın seçme ve seçilme hakkını gasbetmeye kalkışan bir avuç insan, kendilerini devletin sahibi ilan etmiştir. Milletimizi yokluğa, yoksulluğa, güvencesizliğe ve adaletsizliğe mahkûm eden bu iktidara devletin sahibi olmadıklarını ve olamayacaklarını göstereceğiz. Bu ülkede kurumlar ve kurallar hâkim olacak, birtakım partiler ya da şahıslar değil. Bunun arası, ortası yok. Bu ülke, milletin özgür ve adil seçimlerle çizdiği istikamette yürüyecek, bir şahsın ‘tensipleriyle’ hareket etmeyecek. Bunun ‘ama’sı, ‘fakat’ı yok. Bu ülkenin zenginlikleri ve bu devletin imkanları herkese adaletli bir biçimde dağıtılacak. Kimse, suyun başını tutanların insafına bırakılmayacak. Biz böyle adaletli, böyle insanca, hakça bir düzeni kurmak istediğimiz için hapisteyiz. Suyun başını tutmuşlarla gizli kapaklı ortaklıklar kurmadığımız, milletin hakkını millete vermekten başka bir seçeneği asla kabul etmediğimiz için zindandayız. Biz, Silivri Mahkemesinde bir kumpası deşifre etmekle yetinmiyoruz, biz o mahkemede aynı zamanda halkçı, icraatçı, ahlaklı kamu yöneticiliği nasıl olurmuş, milletin hakkı nasıl korunurmuş, onun dersini veriyoruz.

‘Bulamadılar, çünkü yanlışımız yok’

İddianame adı altında karşımıza çıkarılan yalanlara ve iftiralara karşı gerçekleri anlattıkça, tarihte hiçbir örneği olmayan şekilde, 6 yılda 2 bine yakın inceleme ve teftiş geçirdiğimiz halde, neden tek bir yanlışımızı bulamadıkları ortaya çıkıyor. Bulamadılar; çünkü hiçbir yanlışımız yok. Çünkü, sadece milletin parasını millet için kullanma ahlakı ve özeniyle hareket ettik. Yönetime gelince, ‘Sıra bizde, suyun başını biz tutacağız’ demedik. ‘Bu şehrin, bu ülkenin nesi varsa milletindir’ dedik ve gereğini yaptık. Ayırmaya, kayırmaya asla geçit vermedik. Ülkeyi de böyle yöneteceğiz. Baştan sona adaletle işleyen, çok bereketli bir düzen kuracağız. Herkesin daha iyi, daha rahat, daha özgür yaşamasını hedefleyecek, bu yeni düzenin hiçbir yerinde partizanlık barındırmayacağız. Vatandaşın inancıyla, fikriyle, yaşam tarzıyla değil; refahıyla, mutluluğuyla, emeğinin karşılığını alıp almamasıyla ilgileneceğiz. Bir kişinin aklıyla değil, milletin aklıyla hareket edeceğiz. O pazar günü gelecek; devletin gücünü kendi gücü zannedenlere millet sandıkta hadlerini bildirecek. Herkes, hayalini kurduğu, özlemini duyduğu, hak ettiği hayata kavuşacak. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.”

CHP’nin Sakarya mitingi CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in konuşmasıyla devam ediyor.

/Kaynak: İlke TV- ANKA/

İlginizi Çekebilir

Meclis’teki dokunulmazlık dosyalarının sayısı 1052’ye ulaştı
KYB’li Lokman Werdi: KDP ile ilişkiler çıkmaza girdi; herhangi bir temas yok

Öne Çıkanlar