Özgür Özel’den The Economist’te dikkat çeken mesaj: “Muhalefeti ehlileştirmek istiyorlar”

GündemPolitika

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İngiltere merkezli The Economist için kaleme aldığı yazıda, Türkiye’de demokrasi mücadelesinin giderek zorlaştığını belirtti. Özel, “İktidarın amacı muhalefeti tamamen yok etmek değil, etkisiz ve kontrol edilebilir hale getirmek” ifadelerini kullandı.

 

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, The Economist dergisi için kaleme aldığı yazıda, AKP iktidarının CHP’yi “felç etmek” ve kontrol edilebilir bir muhalefet yaratmak amacıyla belediye başkanlarını yargı süreçleriyle hedef aldığını söyledi.
Viktor Orban’ın kaybettiği ve yerine bir dönemler sadık bir elemanı olan Peter Magyar’ın seçildiği genel seçimler üzerinden iki ülkeyi kıyaslayan Özel, “Türkiye’de demokrasi mücadelesi Macaristan’dakinden daha zor. Magyar Macaristan’da seçimlere katılabildi ve kazanabildi. Ancak bizim cumhurbaşkanı adayımız bir yılı aşkın süredir parmaklıklar ardında” ifadelerini kullandı.

Özel’in yazısından öne çıkanlar şöyle:

Altılı masa eleştirisi: Gerçek bir muhalefet hareketi yaratmakta zorlandı
“Türkiye dahil Avrupa genelindeki demokratlar, Macaristan’daki son seçimlerde seçmenlerin Viktor Orban’ı reddetmesinden cesaret buldu… Hem Türkiye’de hem de Macaristan’da, 2010’ların sonlarına gelindiğinde siyaset, açık rekabetten yönetilen rekabete kaymıştı; seçim sonuçları önceden belirlenmiş değildi ancak giderek daha fazla iktidar partisi tarafından yönlendiriliyordu…

Macaristan’daki 2022 seçimlerinde ve Türkiye’deki 2023 seçimlerinde, altı partiden oluşan geniş muhalefet ittifakları otoriter iktidarları yenmeye çalıştı. Ancak her iki durumda da bu ittifaklar, taban desteğini büyütmekten çok, bileşen partilerin elitleri ve diğer müesses nizam figürleri arasındaki bağları güçlendirmeye odaklandığı için gerçek bir muhalefet hareketi yaratmakta zorlandı.

Daha sonra başarılı olan ise resmi parti ittifaklarının ötesine geçen yeni bir siyasi yaklaşımdı: halk mobilizasyonuna, disiplinli mesaja ve güvenilir liderliğe dayanan siyaset. 2022 ve 2023’teki yenilgilerin ardından, iki ülkedeki muhalefet hareketleri mağlubiyetlerinden ders çıkardı ve geleneksel ittifak kurma anlayışının ötesine bakmaya başladı. Türkiye’de CHP, benim liderliğimde, 2024 yerel seçimlerinde AKP’yi yendi.”

“Macaristan barışçıl bir iktidar devri yaşıyor”

“Macaristan, Avrupa Birliği üyesi ve şu anda barışçıl bir iktidar devri yaşıyor. Orban, son seçimin adil olmayan bir mücadele olmasını sağladı. Örneğin seçim kurallarını kendi çıkarlarına uyacak şekilde yeniden yazdı ve muhalefeti lekelemeyi amaçlayan bir dezenformasyon kampanyasını yönetti. Türkiye’de Erdoğan da aynı yolu izledi, ancak bu yolda çok daha ileri gitmeye cesaret ederek yargı içindeki sadık unsurları muhalefeti bastırmak için kullandı.

Cumhurbaşkanı adayımız, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 2019’da Erdoğan’ın bizzat seçtiği belediye başkan adaylarını iki kez, 2024’te ise bir kez daha yendi ve Erdoğan’ın kendisine karşı yarışmaya hazırlanıyordu. Bu seçim başarısı nedeniyle, mesai arkadaşlarıyla birlikte yolsuzluk, casusluk ve teröre yardım suçlamalarıyla, temelsiz ve siyasi saiklerle hapse atıldı. Erdoğan şimdi, uydurma davalar yoluyla partimin belediye başkanlarına saldırıyor; partimizi felç etmeyi ve kontrol edebileceği bir muhalefet yaratmayı amaçlıyor. 2024’ten bu yana yaklaşık 25 CHP’li belediye başkanı tutuklandı, tutuklu yargılanmak üzere cezaevine konuldu ve yargı ile idari tedbirler yoluyla fiilen görevden uzaklaştırıldı.”

“Serbest rekabetten çevreleme siyasetine geçiş”

“AKP’nin amacı muhalefeti ortadan kaldırmak değil, onu ehlileştirmek: seçimlere girmesine, hatta büyükşehirleri yönetmesine izin verirken, giderek daralan sınırlar içinde hareket etmeye zorlamak. Bu, yalnızca demokrasiden otoriterliğe geçiş değil; serbest rekabetten çevreleme siyasetine geçiştir. Bu nedenle CHP’nin görevi yalnızca seçimlere ilişkin değil, aynı zamanda sivil bir görevdir: demokratik güveni yeniden üretmek ve yurttaşların özne olma hissini geri kazandırmak.”

“CHP süreci daha geniş bir demokratik vizyon adına destekliyor”

“Kürt meselesi, Türkiye’yi daha da ayırt edici kılıyor. Bugün hükümet ile PKK arasında yeni bir barış süreci var. CHP bu süreci taktiksel ya da seçim hesapları nedeniyle değil, daha geniş bir demokratik vizyon adına destekliyor. Barış ve demokrasi birbirinden ayrılamaz. Bu anlayış, çoğulculuk, temsil, yurttaşlık ve birlikte yaşama meselelerinin barışçıl bir gelecek için merkezi önemini koruduğu Orta Doğu açısından kritik önemde.”

“Riskler daha yüksek, koşullar daha çetin”

“Türkiye’de demokrasi mücadelesi Macaristan’dakinden daha zor; yalnızca Türkiye AB’nin kurumsal çerçevesi dışında olduğu için değil, aynı zamanda daha büyük, daha karmaşık ve jeopolitik fay hatlarıyla bölünmüş bir ülke olduğu için. Riskler daha yüksek, koşullar daha çetin. Magyar Macaristan’da seçimlere girip kazanabildi. Ama bizim cumhurbaşkanı adayımız bir yılı aşkın süredir hapiste.”

“Mücadele birçok cephede yürütülüyor”

“Türkiye’de demokratik mücadele artık yalnızca parlamento ya da sandıkla sınırlı değil. Mücadele birçok cephede yürütülüyor: kitlesel mitinglerde, sokakların gündelik hayatında, mahkeme salonlarında hukuki savunmalarla ve sosyal medyada gençlerin zekası, yaratıcılığı ve dijital becerileriyle. Macaristan’daki muhalefet zaferi, dünyadaki demokratik gerileme tartışmalarına enerji verdi. Türkiye’de yaşanacak demokratik bir kırılma ise bu tartışmayı dönüştürür.”

 

/Kaynak: Evrensel/

İlginizi Çekebilir

Politico: Trump, Küba’ya yönelik askeri harekatı değerlendiriyor

Öne Çıkanlar