Sinan Dedeoğlu: Batman resmen birinci ligde; Amedspor ise fırsat tepti

Yazarlar

Batman resmen birinci ligde, Amedspor fırsat tepti, Vanspor ligde kaldı, Iğdırspor ise sezonun tamamlanmasını bekliyor. Bölge futbolu adına oldukça kritik, heyecan dozu yüksek ve derslerle dolu bir sürecin sonuna yaklaşırken, ortaya çıkan tabloyu sadece sonuçlar üzerinden değil, sezonun bize anlattıklarıyla birlikte değerlendirmek gerekiyor.

Öncelikle söze, Trendyol 1. Lig biletini cebine koyan Batman Petrolspor ile başlamak şart. Ligin bitimine haftalar kala şampiyonluğu ilan etmek, sadece iyi bir kadronun değil; doğru planlamanın, sabrın ve istikrarın eseridir. Bu başarının arkasındaki en büyük pay ise kuşkusuz teknik direktör Serdar Bozkurt’a ait. Futbolda sıkça dile getirilen ama çoğu zaman uygulanamayan istikrar kavramı, Batman Petrolspor’da adeta somut bir başarı hikâyesine dönüştü.

Sezona kadrosunu büyük ölçüde koruyarak başlayan Batman temsilcisi, bu iskeleti akılcı transferlerle güçlendirdi. Daha önce şampiyonluk yaşamış oyuncuların takıma katılması, sadece saha içi kaliteyi değil, kazanma alışkanlığını da beraberinde getirdi. Vanspor’dan gelen Okan Eken ve Mert Örnek ile Serik Spor’dan transfer edilen Feyyaz Belen ve Cem Ekinci gibi isimler, bu planlamanın ne kadar doğru olduğunu açıkça gösterdi.

Geçtiğimiz sezonun finalinde Vanspor’a kaybedilen maç ise aslında bir kırılma değil, aksine bir başlangıçtı. O gün sahada kaybeden bir takım olsa da, kazanan bölge futbolu olmuştu. Bu sezon ise o tecrübenin üzerine koyarak yürüyen bir Batman Petrolspor izledik. Güçlü yönetim, doğru teknik kadro ve taraftar desteği birleşince başarı kaçınılmaz hale geldi. Ancak asıl sınav şimdi başlıyor. Bir üst ligde kalıcı olmak için altyapı yatırımları, tesisleşme ve kurumsallaşma artık bir tercih değil, zorunluluk.

Öte yandan Trendyol 1. Lig’de Amedspor cephesinde işler beklendiği gibi gitmedi. Erokspor deplasmanından alınan 1 puan, kağıt üzerinde değerli görünse de, yarışın bu aşamasında kaçan fırsatlar daha fazla dikkat çekiyor. Futbolda bazen kazanamıyorsan kaybetmemek önemlidir, ancak şampiyonluk yarışında bu dengeyi doğru kuramazsanız, telafisi olmayan kayıplar yaşanır.

Ümraniyespor karşısında alınan beraberlik de bunun en net örneklerinden biri oldu. Kendi sahasında, taraftarının önünde oynadığı bir maçta Amedspor’un oyunu domine etmekte zorlanması düşündürücüydü. Özellikle hücum üretkenliğindeki sıkıntılar, sezonun en kritik döneminde ciddi bir problem olarak öne çıktı. Son dakikalarda gelen golle kurtarılan 1 puan, belki psikolojik bir yıkımı engelledi ama hedefler açısından yeterli değil.

Teknik direktör Mesut Bakkal’ın maç sonu yaptığı açıklamalar, sorumluluğun farkında olunduğunu gösteriyor. Ancak artık sözlerin değil, sonuçların konuşacağı bir döneme girildi. Önlerinde zorlu üç maç var ve bu maçlardan alınacak sonuçlar sadece bir sezonu değil, belki de kulübün yakın geleceğini belirleyecek.

Vanspor cephesinde ise dalgalı ama mücadeleci bir sezon izledik. Serikspor deplasmanında alınan 6-1’lik galibiyet, takımın potansiyelini net bir şekilde ortaya koydu. Özellikle set oyunundaki başarı, pas kalitesi ve hücum organizasyonları, doğru oynandığında Vanspor’un ne kadar etkili olabileceğini gösterdi.

Bu moralle iç sahada Manisaspor karşısına çıkan Vanspor, oyunun büyük bölümünde topa sahip olan ve rakip sahaya yerleşen taraf oldu. Ancak Manisaspor’un zaman zaman geliştirdiği hızlı geçiş hücumları, Vanspor savunmasına zor anlar yaşattı. Bu maç, aslında Vanspor’un sezon boyunca yaşadığı temel sorunu bir kez daha gözler önüne serdi. Oyunu kontrol eden ama kontrolü skora yansıtmakta zorlanan bir yapı.

Modern futbolda oyunu rakip sahaya yıkmanın bir bedeli var. Geçiş oyunlarına karşı verilen açıklar, sezon boyunca Vanspor’un en büyük handikaplarından biri oldu. Manisaspor karşılaşması da bu dengenin ne kadar hassas olduğunu net şekilde ortaya koydu. Buna rağmen ligde orta sıralarda tutunmayı başaran ekip, sezon başındaki hedeflerle örtüşen bir performans sergiledi. Bu tablo, doğru dokunuşlarla çok daha üst seviyelere çıkabilecek bir potansiyelin varlığına işaret ediyor.

Iğdırspor tarafında ise sezonun genel hikâyesi iyi başlamıştı.Güçlü bir kadro ile sezona başlayan Iğdırspor hikayesinin sonucunu alamadı.Yüksek bütçeli yönetim üst düzey teknik drektörler ve yapılan sansasyonel transferler skora ve oyuna yansımamıştı. Iğdırspor parayla saadet olmuyor sözünün net bir karşılığı olmuştu. Buda planlı hareket etmenin ne denli önemli olduğunu bizlere net bir şekilde gösteriyordu.

Bütün bu tabloya geniş açıdan baktığımızda, aslında bölge futbolunun ciddi bir yükseliş içinde olduğunu görmek zor değil. Eğer önümüzdeki sezon Amedspor Süper Lig’e çıkarsa ve alt liglerden Vanspor, Batman Petrolspor, Iğdırspor gibi takımlar yukarı yönlü hareketlerini sürdürürse, hatta Muşspor veya Mardinspor gibi ekipler de bu kervana katılırsa, bu sadece sportif bir başarı değil, aynı zamanda sosyolojik bir dönüşümün de habercisi olacaktır.

Son haftalara girilirken heyecan zirve yapmış durumda. Ancak bu heyecanın kalıcı bir başarıya dönüşmesi için yapılması gerekenler çok net. Altyapıya yatırım, modern tesisler, doğru yönetim anlayışı ve uzun vadeli planlama… Bunlar olmadan gelen başarılar geçici, bunlarla desteklenen başarılar ise kalıcıdır.

Bölge futbolu bir eşikte. Ya bu ivme doğru yönetilerek güçlü bir geleceğe taşınacak ya da kaçan fırsatlar arasında kaybolup gidecek. Şimdi karar zamanı.

 

İlginizi Çekebilir

Gazeteci Barış Pehlivan’a bir yıl üç ay hapis
Kürtçe şarkı videosu nedeniyle hedef gösterilen oyuncu Seray Kaya: Bizi bölemezsiniz

Öne Çıkanlar