t24’ün haberine göre Kadıköy Süreyya Operası önünde toplanan yurttaşlar, anma etkinlikleri kapsamında buradan Kadıköy Rıhtım’a yürüdü.
Alkış ve zılgıtlar eşliğinde gerçekleşen yürüyüşte; “Sivas için adalet, herkes için adalet”, “Sivas’ın ışığı sönmeyecek”, “Gün gelecek, devran dönecek, katiller halka hesap verecek”, “Susma, sustukça sıra sana gelecek” ve “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları atıldı.
Rıhtıma ulaşılmasının ardından bağlama sanatçıları eşliğinde deyişler söylendi ve semah dönüldü. Program, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) tarafından yapılan basın açıklamasıyla sona erdi.
“Madımak amasız ve fakatsız ‘Utanç Müzesi’ yapılmalıdır”
PSAKD Örgütlenme Sekreteri Gülsem Kaya tarafından okunan açıklamada, 33 yıldır süren adalet arayışına dikkat çekildi. Katliamda yaşamını yitirenlerin ailelerinin adaleti göremeden hayatını kaybettiği hatırlatılan metinde, hükümete şu çağrı yapıldı:
“Bugün bu meydanda devlete ve hükümete bir kez daha sesleniyoruz: Canlarımızın katledildiği, insanlığın yakıldığı o karanlık mekân, yani Madımak Oteli derhal, amasız ve fakatsız utanç müzesi yapılmalıdır. Hafızayı silmek isteyenlere, katliamı unutturmaya çalışan egemen akla karşı; o bina bu ülkenin yüzleşme nişanesi olana kadar bu talebimizden asla vazgeçmeyeceğiz.”
Cezasızlık ve güncel sorunlar vurgusu
Türkiye’de yaşanan mevcut sorunların temelinde geçmişle yüzleşilmemesinin yattığı belirtilen açıklamada, Sivas Katliamı davasındaki cezasızlık politikası eleştirildi:
“Bugün sokak ortasında katledilen kadınların, talan edilen doğamızın, derelerimizin, ormanlarımızın, halkın iradesine ipotek koyan kayyumların, hukuk darbelerinin ve irade gasplarının ana nedeni; katliamlarla hesaplaşılmaması ve faillerin cezasızlıkla ödüllendirilmesidir. Dünü aydınlatılmayan bir ülkenin bugünü karanlık, yarını ise esarettir. Geçmişin bu ağır hesapları verilmeden bu ülkeye ne demokrasi gelebilir ne de hakiki bir barış inşa edilebilir.”
“Katliamlar emperyalizmden bağımsız değerlendirilemez”
Suriye’de ve dünyanın diğer bölgelerinde Alevilere ile diğer halklara yönelik saldırılara da değinilen metinde, adalet mücadelesinin aynı zamanda bir “eşit yurttaşlık” kavgası olduğunun altı çizildi. Açıklama şu ifadelerle son buldu:
“Dünyanın her yerinde yaşanan katliamlar emperyalizmden bağımsız değerlendirilemez. Tıpkı ülkemizde Yeşil Kuşak projeleri ve en önemlisi ‘bizim çocuklar başardı’ denilen 12 Eylül faşizminde emperyalizmin ve onun örgütü NATO’nun parmağı vardır. Emperyalist boyunduruktan kurtulmak eşit yurttaşlık için olmazsa olmaz bir koşuldur. Alevileri asimile etmeye çalışanlara, işçiyi sömürenlere, kadını yok sayanlara karşı tek çaremiz: Eşit yurttaşlığa dayalı, demokratik ve laik bir Cumhuriyettir. 33 yıldır süren adalet kavgamızı uluslararası alanda da büyüterek devam ettireceğiz.”
/t24/












