Tülay Hatimoğulları: Kayyım yasası derhal lağvedilmelidir

GündemPolitika

Hakkari Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ı cezaevinde ziyaret eden DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Demokrasinin asgari koşulu seçme ve seçilme hakkını korumaktır. Kayyım yasası derhal lağvedilmeli, tüm seçilmişler görevine iade edilmelidir” dedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, yerine kayyım atanan ve 19 yıl 6 ay hapis cezasına çarpıtılan Hakkari Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ı tutuklu bulunduğu Van Ceza İnfaz Kurumu’nda ziyaret etti.

Ziyaretin ardından açıklamada bulunun Hatimoğulları, Akış’ın tutuklu bulunmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.

Hakkari’deki seçim sonucunu hazmedemediler’ 

Mehmet Sıddık Akış’ın yerel seçimlerde büyük bir başarı elde ettiğini hatırlatan Hatimoğulları, “Seçimlerden 2 ay sonra gözaltına alındı, tutuklandı. Daha önce 19,5 sene ceza verildi ama üst mahkeme yerel mahkemenin kararını bozmuştu. Şimdi yerel mahkeme yine aynı şekilde 30 Nisan’da 19,5 yıl hapse mahkum etti. Bunu kabul etmek mümkün değil. Bugün Mehmet Sıddık eş başkanımızın cezaevinde olma sebebi seçimlerden 60 gün sonra gözaltına alınıp tutuklanma sebebi çok net ortada. Hakkari bir sınır kentidir ve mevcut iktidar sınır kentindeki belediyeyi ve Kürt kenti olan bir belediyeyi kazanmak için bütün var gücünü seferber etti. Neredeyse o seçimlerde Ankara Hakkari’ye taşındı. Bir seferberlik ilan etmelerine rağmen ciddi anlamda maddi kaynak harcamalarına rağmen bu seçimi yüzde 50’nin üzerinde oy alarak DEM Parti kazandı. Bunu hazmedemediler. Sadece 60 gün dayanabildiler ve 60 gün sonra Mehmet Sıddık eş başkanımız gözaltına alındı, tutuklandı ve kayyım atandı. Bunu kabul etmek mümkün değil” diye konuştu.

Siyasi faaliyetler suç gibi gösteriliyor’

Akış’ın tutuklanması çözüm sürecini sabote eden bir karar olarak gördüklerini söyleyen Hatimoğulları, şöyle konuştu:

“Özellikle şimdi bu sürecin devam ettiği bir zamanda barış ve demokratik toplum çağrısı Sayın Öcalan tarafından yapılmış ve bu süreçle ilgili görüşmeler devam ederken ve esasen bir çerçeve yasa beklenirken bu kararın 30 Nisan’da açıklanmış olması ayrıca kabul edilemez ve barış süreciyle son derece uyumsuz bir karardır. Bizler bu kararları barış sürecini sabote eden kararlar olarak görüyor ve değerlendiriyoruz. Oysa biz barış için gece gündüz çalışıyoruz. Oysa bu topraklara demokrasi gelsin diye gece gündüz çalışıyoruz. Emekler veriyoruz. Toplumun bu anlamıyla çok önemli umutları var. Ama ne yapıyor birileri? Mehmet Sıddık eş başkanımız haksız ve hukuksuz bir şekilde daha önce bozulmuş olan karar yenileniyor ve 19,5 sene hapse mahkum ediliyor. Gerekçeleri nedir biliyor musunuz? Ortaya koymaya çalıştıkları hukuki gerekçeleri tırnak içinde söylüyorum. Çünkü hiçbiri hukuki değil. Siyasi parti faaliyetleri sorgulanıyor. Bizler siyasi partilere mensup insanlar olarak, milletvekilleri olarak, yöneticiler olarak, belediye eş başkanları, belediye yöneticileri olarak elbette siyaset yapacağız. Siyaset yapmayacak olsak neden partide bir görev ve sorumluluk üstlenelim ki? Demokratik zemindeki siyaseti bir suç gerekçesi haline getirerek sayısız insan tutuklanmış durumda.”

Kayyımlarla halkın iradesi değiştirilemez’ 

Kayyım atanması için Hakkari’nin özel olarak hedef seçildiğini belirten Hatimoğulları, “Bunun altını bir kez daha çizmek istiyorum. Birincisi sınırda bir Kürt kenti. İkincisi gerçekten iktidar son derece büyük bir seferberlik ilan ederek orada belediye kazanmak istediler, kazanamadılar. Üçüncüsü DEM Parti son derece örgütlü ve güçlü bir şekilde çalışmalarını orada yürütüyor. Buradan siyaseten halktan rızalık alamadıklarını kayyımla almaya çalışıyorlar. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Bugün Hakkari’ye adeta üvey evlat muamelesi yapılmaya devam ediliyor. Bakın bir aya yakın Van-Hakkari yolu kapalı kaldı. Hakkarililer hastanelere hastaneye bile hastasını getiremez bir halde kaldı bir ay. Bunu biz parlamentoda dile getirdik. Parlamentoda dile getirilmesine rağmen kayyum vali üzerine düşen görev ve sorumluluğu yapmadı. Çünkü kayyım vali Hakkari halkına adeta işkence edercesine o yolun yapılması için yetkililer gerekli girişimlerde bulunmadılar. İşte burada nasıl bir üvey evlat muamelesi çekildiğinin aynı zamanda bir göstergesidir” ifadelerini kullandı.

Seçilmiş belediye eş başkanlarımız halkın seçtikleridir’

Hakkari Belediyesi’nin yanı sıra DEM Partili birçok belediyeye kayyım atandığını dile getiren Hatimoğulları, şöyle devam etti:

“Başka belediyelerimize de kayyum atandı. Şimdi Van’dayız. 14-0 Van kazanılmış bir ilimizdir. DEM Parti bütün belediyeleri almıştır. Ancak yine bu büyük başarıyı hazmedemeyenler ilk etapta mazbata verirken seçimden hemen sonra belediye başkanımıza mazbatası verilirken sorun çıkardılar ve daha sonra halkın gücüyle alınan mazbata kayyım gücüyle geri alınmak istendi. O mazbatayı resmen almış olabilirsiniz. Ama Van halkının iradesine ipotek koyamadınız, koyamazsınız. Seçilmiş belediye eş başkanlarımız halkın seçtikleridir. Bunu herkes böyle bilecek. Şu bir gerçek ki, kayyumlarla hiçbir denklemi değiştiremezsiniz. Bugün DEM partinin kazanma ihtimali yüksek olan belediyelerin birçoğuna seçimlerde kayın seçmen de taşıdığınızı biliyoruz. Buna rağmen belediyeler kazanıldıysa bu büyük bir zaferdir. Bu zaferi hazmetmeyenler atanmışları seçilmişlerin yerine getirerek belediye yönetmeye kalkıyorlar. Bu kabul edilemez.”

Demokrasinin olduğu yerde seçme ve seçilme hakkının vazgeçilmeyecek bir hak olduğuna vurgu yapan Hatimoğulları, “Türkiye erken dönemde seçme ve seçilme hakkına kavuşmuş bir ülkedir. Kayyımlar yani seçilmişin yerine atanmışı getirmek demek otoriterliğin ta kendisidir. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Buradan çağrımızı yineliyoruz. Bütün kayyumlar bu süreçte geri çekilmelidir. Seçilmişler görevlerine iade edilmelidir. Mehmet Sıddık Akış belediye eş başkanımız serbest bırakılmalıdır. Görevine iade edilmelidir” dedi.

Kayyım yasası mutlaka lağvedilmelidir’

“Özellikle barış ve demokratik toplum çağrısının gerçekleştiği bu süreçte atılacak en önemli adımlardan birisi, kayyum yasasının lağvedilmesi ve bütün seçilmişlerin görevlerine iade edilmesidir. Bu talebi sadece DEM partili belediye eşbaşkanları için istemiyoruz” diyen Hatimoğulları, şöyle devam etti:

“Bu talep bütün seçilmişler içindir. Bu talep aynı zamanda şu anda Silivri’de tutuklu bulunan CHP’li belediye başkanları içindir de. Onlar da serbest bırakılmalı ve görevlerine iade edilmelidir. Şayet bir yargılama süreci gerçekleşecekse bu yargılama süreci tutuksuz bir şekilde gerçekleşmesi gerekiyor. Kaçma ihtimali hiç olmayan insanlara kaçabilir gerekçesiyle onların tutuklu yargılanmaları da kabul edilemez. Bugün demokrasinin asgari koşulu seçme ve seçilme hakkının korunması, sandık hakkının korunmasıdır. Bu sadece belediyelerin ve partilerin hakları seçilmişin hakkını korumak değil, seçenin de hakkını yani yurttaşın hakkını da korumaktır. Bu bakımdan bizler tekrar altını çiziyoruz. Mutlaka ve mutlaka kayyum yasası lağvedilmeli. Bütün seçilmiş belediye başkanları ve belediye eş başkanları görevlerine iade edilmelidir.”

Kaynak: Anka

İlginizi Çekebilir

Rojin Kabaiş soruşturmasında yurt için izin çıktı
Amerika’dan yeni güvenlik stratejisi: Avrupa terörizmin ‘kuluçka merkezi’

Öne Çıkanlar