Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, çalışanların tazminat haklarına ilişkin önemli bir içtihat oluşturdu. Kararla birlikte “kalıcı engel yoksa tazminat da yok” yönündeki yaygın kabulün her durumda geçerli olmadığı netleşti; çalışan lehine değerlendirme yapılmasının önü açıldı.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, milyonlarca çalışanı ve işvereni yakından ilgilendiren emsal karara imza attı.
Türkiye yazarı İsa Karakaş’ın aktardığına göre; Yüksek Mahkeme, iş kazası geçiren ancak kalıcı bir sakatlığı bulunmayan işçilerin, tedavi görüp evde istirahat ettikleri dönemdeki ücret kayıplarının da işverenden “maddi zarar” kapsamında talep edilebileceğine hükmetti.
Yaklaşık 4 metre yükseklikten beton zemine düşen bir işçinin başlattığı uzun süreli hukuk maratonu neticesinde sonuçlanan davanın detaylarını anlatan Karakaş, şunları yazdı:
“Olay, 2014 yılında bir bakım onarım çalışması sırasında yaşandı. Davacı işçi, merdivenin kayması sonucu yaklaşık 4 metre yükseklikten beton zemine çakıldı.
İşçi; omurgasında kırıklar oluştuğunu, %26 malul kaldığını ve ruh sağlığının bozulduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat davası açtı.
İşveren ise iş güvenliği eğitimlerinin verildiğini ve kazanın işçinin dikkatsizliği sonucu yaşandığını savundu.
İlk Derece Mahkemesi, Adli Tıp Kurumu raporuna dayanarak işçinin sürekli iş göremezlik (maluliyet) oranının %0 olduğuna karar verdi: “Kalıcı bir engel kalmadığına göre sürekli iş göremezlik tazminatı da ödenmez” diyerek maddi tazminat talebini reddetti. Sadece 30.000 TL manevi tazminata hükmetti.
Dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, ezber bozan bir değerlendirme yaptı:
Yerel mahkeme kararlarını bozdu.
Şu cümleyle her şeyi değiştirdi:
‘Raporlu olduğu dönemde çalışamayan sigortalının yoksun kaldığı ücreti kadar zararı vardır. Bu zarar maddi zarar kapsamındadır.’
Yargıtay, ‘İşçinin kalıcı maluliyeti olmasa bile raporlu olduğu süredeki ücret kaybı maddi zarardır’ diyerek yerel mahkemenin ret kararını bozdu.”
/Kaynak: Birgün/












