Tecavüze karşı mücadelenin ikonu Pelicot bir kez daha tanık kürsüsünde olacak 

GündemKadın

Birkaç hafta içinde, Fransız tarihinin en büyük tecavüz davasının merkezindeki kurban olan bu 72 yaşındaki minyon kadın, kocası da dahil olmak üzere 51 erkeğin karıştığı davada feminist bir ikon haline geldi.

En son Aralık ayında, tüm sanıkların suçlu bulunduğu kararlar açıklandığında kamuoyunda görülmüştü. O zamana kadar, kalabalık taraftar grupları onun adını haykırıyordu.

BBC News’ten Laura Gozzi’nin haberine göre Gisèle Pelicot, pazartesi günü bu kez Nîmes’te, cezasına itiraz eden 51 sanıktan tek kişinin, evli ve bir çocuk babası olan 44 yaşındaki Türk kökenli Hüsamettin Doğan’ın temyizi için mahkemeye çıkacak.

Geçtiğimiz yılın Eylül ve Aralık ayları arasında Gisèle’in kasvetli hikayesi dünyayı sarstı.  On yıldan uzun süredir kocası Dominique tarafından uyuşturularak bayıltılmış ve internet sohbet odalarında pazarlanarak, düzinelerce erkek arafından tecavüze uğramıştı.

Dominique Pelicot saldırıları filme alıp bir sabit diske düzgün bir şekilde kaydetti ve bu sayede soruşturmacılar olaya karışan kişilerin çoğunu tespit edebildi. Yaklaşık 20 kişi ise kimliği tespit edilemedi ve hala firarda.

16 hafta süren yargılamanın ardından 46 erkek tecavüzden, ikisi tecavüz girişiminden ve ikisi de cinsel saldırıdan suçlu bulundu. Dominique Pelicot’a azami 20 yıl hapis cezası verildi.

Hüsamettin Doğan’ın gelecek haftaki temyiz başvurusu, aslında yeniden yargılama niteliğinde olacak. Gisèle’in tecavüz görüntüleri mahkemede tekrar gösterilecek ve Pelicot da hazır bulunacak; ancak bu sefer sadece tanık. 

Avukatlarından Stéphane Babonneau BBC’ye verdiği demeçte, “Gelmeseydi herkes anlardı çünkü normal hayatına dönmeye çalışıyor,” dedi. “Ama orada olması gerektiğini ve duruşmanın sonuna kadar orada kalma sorumluluğunun olduğunu düşünüyor.”

Aralık ayında Dogan, ağırlaştırılmış tecavüzden suçlu bulunarak dokuz yıl hapis cezasına çarptırıldı. Sağlık sorunları nedeniyle hakkında ertelenmiş gözaltı kararı çıkarıldı ve şu anda hapiste değil. Hem suçlu kararına hem de cezasının uzunluğuna itiraz ettiği bildiriliyor.

Diğer 51 erkeğin çoğunda olduğu gibi, Dogan’ın savunması da Gisèle’e tecavüz etmekten suçlu olamayacağı, çünkü onun bilincini kaybedeceğini fark etmediği iddiasına dayanıyordu. Pelicot, internetten topladığı erkeklere karısının uyuşturulacağını açıkça belirttiğini söyleyerek bu iddiayı reddetti.

Dogan, geçen yıl mahkemeye verdiği ifadede Pelicot’a karısının “ölü gibi göründüğünü” söylediğini itiraf etmişti. Yine de, kendisine yöneltilen suçlamalara şiddetle karşı çıktı. “Tecavüzcü olarak damgalanmayı kabul etmiyorum,” diye itiraz etti: “Bu, benim için çok ağır bir yük.”

Başlangıçta 16 sanık daha temyize başvurmuş olsa da geri çektiler. Temyiz başvurusunda bulunan tek kişi Doğan oldu.

İlk davadan farklı olarak, Doğan’ın istinaf davası, hem mahkumiyetine hem de hapis cezasının uzunluğuna karar verecek olan dokuz üyeden oluşan bir jüri tarafından değerlendirilecek.

Temyiz başvurusunu kaybederse, davanın büyük yankısı ve medyada yer alması, jürinin geçen Aralık ayındaki hakimlerden daha az hoşgörülü olması anlamına gelebilir.

Fransız hakim Magali Lafourcade BBC’ye yaptığı açıklamada, “Bu gerçek bir risk ve sanırım bu yüzden birçok erkek itirazını geri çekti” dedi.

Pelicot davasının Fransız toplumu üzerinde önemli bir etki yarattığına ve jüri üyelerinin tecavüz ve rızaya ilişkin toplumsal meseleler hakkında yeni bir anlayışa sahip olmaları gerektiğine inanıyor.

Bu kez sadece dört gün sürecek davanın çekişmeli geçmesi bekleniyor.

Geçtiğimiz yıl Dogan’ın avukatı Sylvie Menvielle, tecavüz videolarının “üçlü bir seks oyunu” gösterdiğini öne sürmüş ve Gisèle’in de suç ortağı olabileceğini ima etmişti.

Bu yorumlar, Gisèle’in duruşmada yalnızca ikinci kez duruşma ortasında mahkeme salonunu terk etmesine neden oldu; Gisèle’in önümüzdeki hafta da aynısını yapması bekleniyor.

Geçtiğimiz yıl mahkemeye yalnızca birkaç kez hitap etmiş olmasına rağmen Gisèle, her konuşmasında tecavüz mağduru diğer insanlara yardım etmek için konuştuğunu söyledi: 

“Onların şunu demelerini istiyorum: Eğer Madam Pelicot yaptıysa, ben de yapabilirim.”

Utancın mağdurdan faile geçmesi gerektiğini vurguladı. Bu mantık, anonimliğinden vazgeçme, davayı medyaya ve kamuoyuna açma ve tecavüz videolarının mahkemede gösterilmesi için baskı yapma kararının temelini oluşturuyordu.

Bu çok önemli bir karardı ve davanın dünya çapında yankı bulmasının sebebi de buydu. Kararlar açıklandıktan sonra Gisèle Pelicot, Time dergisinin en etkili 100 kişisinden biri seçildi. Ayrıca Fransız Legion d’Honneur Nişanı da dahil olmak üzere birçok ödüle layık görüldü ve Kraliçe Camilla tarafından kendisine özel bir mektup gönderildi.

Ancak genel olarak, kamuoyunun gözü önünde geçirdiği ayların ardından Gisèle, uzun süredir mahrum kaldığı mahremiyetini yeniden kazanabildi. Davanın sona ermesinden kısa bir süre sonra, Fransa’nın Atlantik kıyısındaki küçük bir ada olan Île de Ré’ye çekildi.

Bir süre onun tek görüntüleri, oğlu Florian’ın sosyal medyada ara sıra paylaştığı, deniz kenarında oturmuş kameraya gülümseyen selfie’leriydi.

Bu mahremiyet uzun sürmedi. Geçtiğimiz baharda, Paris Match dergisi, onun ve yeni sevgilisinin Île de Ré’de gezinirken çekilmiş paparazzi fotoğraflarını yayınladı.

Birçok kişi, bunun Gisèle’in rızası olmadan kişisel fotoğraflarının çekilip paylaşıldığı bir başka örnek olduğunu belirtti. Avukat ekibi, Gisèle’in duruşma süresince anonimliğinden feragat etme kararının, özel hayat hakkından vazgeçtiği anlamına gelmediğini savunarak yayını mahkemeye taşıdı.

Avukatı Antoine Camus, “Kendi isteği dışında kamu figürü haline gelen bir tecavüz mağduru,” dedi. 

Gisèle Pelicot’un kamuoyundaki görünürlüğü geçen yıldan bu yana yaşanan tek değişim değil.

Eylül 2024’te dava başladığında, kendisine üç yetişkin çocuğu – Caroline, David ve Florian – destek oluyordu. Şimdi, geçen Eylül ayında Avignon mahkemesine çıkan o sıkı sıkıya bağlı aile birliği artık yok.

David Pelicot ve Caroline Darian kendilerini davanın “unutulmuş kurbanları” olarak adlandırırken, gelecek hafta Nîmes’te Gisèle’e sadece çocuklarının en küçüğü Florian eşlik edecek.

Ailenin dağılmasının merkezinde, geçen kasım ayında Gisèle’e Pelicot’un bilgisayarında bulunan, yarı çıplak kızları Caroline’in uyurken ve alışılmadık iç çamaşırları giyerken görüldüğü fotoğraflarla ilgili soru sorulması yer alıyor.

Caroline Darian, fotoğrafların babasının da kendisine uyuşturucu verip saldırdığını kanıtladığını iddia etti ve Mart ayında babasına dava açtı. Babası ise kızına cinsel saldırıda bulunduğunu her zaman reddetti.

Caroline, Gisèle’in kürsüde kocasına yöneltilen ensest suçlamalarına yanıt vermeyi nasıl reddettiğini hatırladı. “Sanki ayaklarımın altındaki zemin kaydı.  Sessizliği çok şey anlatıyordu. Geri dönüşü olmayan bir noktayı işaret ediyordu.”

“Ben onun tek kızıydım, özellikle de o zaman elimi bırakmamalıydı,” diye yazdı Darian. Annesinin “reddetmesi” olarak gördüğü şeyden dolayı perişan halde mahkeme salonundan ayrıldı.

O zamandan beri ilaçla cinsel saldırıya karşı mücadeleye girişen Bayan Darian, Gisèle ile artık konuşmadıklarını ve gelecek haftaki duruşmaya katılmasının beklenmediğini söyledi.

Kendisine her zaman destek veren ağabeyi David de uzak duracak.

Şu anda 19 yaşında olan oğlu Nathan, davanın çocuklukta cinsel istismar anılarını tetiklediği iddiasıyla Dominique Pelicot’a karşı dava açtı. Bu yılın başlarında delil yetersizliğinden suçlamalar düşürüldüğünde, Caroline “öfkeli ve tiksinti duyduğunu” söyledi.

“Sanki demişler ki: Acın var ama… fark edilemiyor, hiç bitmeyecek.”

Caroline, Gisèle’in sunduğu kanıtları sunamayan Nathan ve diğer mağdurlar için “hiçbir gerçek, adalet ve tazminat olmayacak” diye yazdı.

Geçtiğimiz yılki davanın Avignon’daki mahkeme salonunun çok ötesine yansıması ve ülke çapında tecavüz, rıza ve cinsiyete dayalı şiddet konularında acil tartışmaların başlamasına yol açması gibi, Dominique Pelicot’un suçları da aileyi sarsarak parçaladı.

/BBC News/

İlginizi Çekebilir

Londra’da Kürtçe eğitimin geleceği tartışılacak
Mecit Zapsu: Ben Rojava’yım…

Öne Çıkanlar