MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım’ın beş dosya gösterip “birinci şüpheli” ilan ettiği Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, yazılı açıklamayla yanıt verdi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım’ın pazar günü Türk Eğitim-Sen 8. Olağan Genel Kurulu’nda beş dosya gösterip “birinci şüpheli” ilan ettiği Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, suçlamalara yazılı açıklamayla yanıt verdi.
Yavaş, sosyal medya platgormu X hesabından yaptığı açıklamada, son günlerde “bilinçli bir kampanya” ve adli süreçler üzerinden “algı operasyonu” yürütüldüğünü söyledi. Kendisinden en ufak bir şüphesi olmadığını vurgulayan Yavaş, “Hiçbir baskı, hiçbir itham, hiçbir siyasi hesap bizi doğru bildiğimiz yoldan alıkoyamaz. Bugün algı yapanlar şunu unutmasın: Adalet bir gün herkese lazım olur” dedi.
“Şeffaflık politikalarımız sayesinde ödüller aldık”
Yavaş’ın paylaşımı şöyle:
“Son günlerde belli çevreler tarafından bilinçli biçimde yürütülen bir kampanyayı dikkatle izliyorum. Bu algı operasyonu kimi zaman karşımıza bir manşetle kimi zaman da sosyal medyada yazılıp çizilenlerle çıkıyor.
Öncelikle şunu herkes bilsin:
Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana milletin emanetine namusumuz gibi sahip çıkacağımızı söyledik. Aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz.
Ankara halkının parasını kendi cebimizdeki para gibi koruduk. Çöp projelere değil, halkın gerçek ihtiyaçlarına yatırım yaptık.
Rant düzenine son verdik. Belirli zümrelere sağlanan ayrıcalıkları kaldırdık.
‘Kim daha çok oy verdiyse oradan başlarım’ anlayışını değil, ‘İhtiyaç neredeyse oradan başlarım’ anlayışını benimsedik.
İhaleleri canlı yayınlamaya, Sayıştay raporlarımızı kamuoyuyla paylaşmaya, meclis oturumlarımızı şeffaf biçimde yayınlamaya devam ediyoruz.
Bütçemizi kalem kalem Ankaralı hemşehrilerimize anlatıyoruz.
Şeffaflık, yolsuzlukla mücadele ve mali disiplin politikalarımız sayesinde uluslararası alanda ödüller aldık, finansal güvenilirlik notlarımızla Türkiye’de örnek gösterilen belediye olduk.”
“Yanlışa göz yummadım, yummam”
“Şimdi ise yürüyen adli süreçler üzerinden bir algı operasyonu yapılmak isteniyor.
Nisan 2019’dan bu yana hakkımda 100’ün üzerinde şikâyet yapılmıştır.
Bu dosyaların büyük bölümünde ifadem dahi alınmamıştır.
Danıştay’da ise iki dosyam bulunmaktadır:
Bunlardan biri Dodurga bölgesinde imar rantına karşı duruşumuz nedeniyle,
diğeri ise kamuoyunda ‘konser soruşturması’ olarak bilinen süreç kapsamında, denetim görevimi yerine getirmediğim iddiasıyla açılmıştır.
Benim dönemimde en küçük bir iddia olduğunda iç teftişi başlatan da dosyayı savcılığa götüren de yine benim.
Kendi dönemimde dahi yanlışa göz yummadım, yummam.
Benim kendimden en ufak şüphem yok. Çünkü saklayacak hiçbir şeyim yok.”
“Adalet bir gün herkese lazım olur”
“Şunu açıkça söylüyorum:
Ben yetkiyi Türk Milleti’nden aldım.
Ankara halkı da memnuniyetini yüzde 60’ın üzerinde oy vererek gösterdi. Nedeni de hayata geçirdiğim halka dokunan projelerim ve şeffaf oluşumdur.
Hâl böyle iken; kimse bizi siyasi operasyonların ve itibarsızlaştırma çabalarının bir figüranı yapamaz.
Bizim dayanağımız ne makamdır ne güçtür.
Bizim dayanağımız milletimizin vicdanıdır.
Akşam çocuğuna yemek yapabilen annenin duasıdır. Evinin ihtiyaçlarını karşılayabilen babanın huzurudur. Tarlasında alın teriyle toprağa tohum eken çiftçinin umududur. Öğrencinin içtiği sıcak çorbadır.
Garibanın kapatılan veresiye defteridir.
Eczanede ‘borcunuz kapandı’ denildiğinde yüzü gülen hastanın sevincidir.
Hiçbir baskı, hiçbir itham, hiçbir siyasi hesap bizi doğru bildiğimiz yoldan alıkoyamaz.
Bugün algı yapanlar şunu unutmasın:
Adalet bir gün herkese lazım olur.”
Kaynak: Evrensel










