Van’da 100 müzisyen bir araya gelerek ortak platform kurdu

Kültür-Sanat

Van’da 100 yerel sanatçı, “kom” geleneğini inşa etmek ve kültürel ortak bir zemin oluşturma hedefiyle Van Kent Müzik Platformu’nu kurarak, Kürt müziğinde bireysel üretim anlayışını aşarak kolektif ve komünal bir modeli hayata geçirdi. 

Van’da Kürt müziğinin kolektif hafızasını yeniden örgütleme iddiasıyla önemli bir adım atıldı. Aylar süren atölye çalışmaları ve müzik kamplarının ardından 100 yerel sanatçının bir araya gelmesiyle kurulan Van Kent Müzik Platformu, Kürdistan’da bu kapsamda oluşturulan ilk yapı olma özelliği taşıyor.

Bireysel üretim anlayışını aşarak komünal ve kolektif bir çalışma modelini esas alan platform, sanatçıların ortak söz ve karar mekanizmalarıyla hareket ettiği yeni bir örgütlenme pratiğini hayata geçiriyor. Platform bünyesinde oluşturulan komlar aracılığıyla üretim, planlama ve karar alma süreçleri ortaklaştırılırken, her sanatçı belirlenen temel ilke ve esasları kabul ederek yapıya dahil oluyor.

Uzun soluklu hazırlık sürecinin ardından kurulan platformun temel hedefi, Kürt müziğini bireysel çalışmaların sınırlarından çıkararak “kom” ruhuyla yeniden inşa etmek; dayanışmayı, ortak üretimi ve kültürel sürekliliği güçlendirmek. Sanatçıların kolektif emeğiyle şekillenen platformun, Kürt müziğinde parçalı yapıyı aşarak ortak bir zemin oluşturması ve kültürel alanda yeni bir dönemin kapısını aralaması hedefleniyor.

 

Platform, 1970’li ve 80’li yıllarda ortaya çıkan ve Kürt müziğinde kolektif üretimin simgesi haline gelen başta Koma Berxwedan başta olmak üzere ortaya çıkan “kom” geleneğiyle oluşan direniş ve kültürel varoluş hafızaya tarihsel mirasa atıf yaparak, geçişin kolektif deneyimi günümüze taşımayı hedefliyor. Bu deneyimi yeniden üretmeyi ve kurumsal bir zemine kavuşturmayı amaçlayan platformda yer alan sanatçılar, bu adımı hem kültürel sürekliliğin sağlanması hem de Kürt müziğinin ortak bir çatı altında güçlendirilmesi açısından tarihsel bir eşik olarak değerlendiriyor.

 

100 SANATÇI AYNI ÇATI ALTINDA 

 

Van Kent Müzik Platformu Üyesi Besteci Kemal Yıldırım, aylar süren görüşme, atölye ve toplantılar sonucunda 100 sanatçıyı aynı çatı altında bir araya getirdiklerini belirterek, “Platformun kurulması üzerine yaklaşık 9 ay çalıştık. Hem sanat alanında hem de müzik alanında şehirde yer alan müzisyenleri bir araya getirmek istedik. Özellikle Kürt müziği ve Kürt kültürü için ne yapabiliriz? Kürt sanatının geleceği için ne yapabiliriz? Kolektif ve komünal bir perspektifle çalışabilir miyiz? Bu temelde yaklaşık bir ay boyunca tartışmalar yürüttük ve toplantılar gerçekleştirdik. Yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda yüz kişi bir araya geldi. Hepsi de Wanlı müzisyenlerdi. Platformu kurduk ve bu şekilde çalışmalarımıza başladık. 9 aydır bu çalışmalarımız devam ediyor. Evet, bir yapı oluşturduk; ancak bir bilinç de inşa etmemiz gerekiyor. Çalışmalarımızı hangi ilke ve yöntemle yürüteceğiz? Hangi bilinçle hareket edeceğiz? Bunları da kendi aramızda tartıştık. İki günlük bir müzik kampı düzenledik. Bu kampta kapsamlı konular ele alındı. Özellikle Kürt müziğinin geleceği için neler yapabileceğimiz tartışıldı ve geleceğe dair kararlar alındı. Sonrasında çalışmalarımıza başladık” ifadelerini kullandı. 

 

PLATFORMUN İLK FESTİVALİ

 

Kurdukları platformla ilk müzik festivalini gerçekleştirdiklerini söyleyen Yıldırım, festivalde platform üyelerinin komlar şeklinde sahneye çıktığını belirtti. Yıldırım, “Her yerel müzisyenlerin gelişimi için ve genel olarak sanat alanımızla, dolayısıyla kültürümüzle ilgili atölyeler düzenledik. Platform üyelerinin hem müzik alanında hem de daha güçlü bir bilinç geliştirebilmeleri için bu atölyeleri gerçekleştirdik. Katılım da oldukça iyiydi. 9 aydır çalışmalarımız sürüyor. Son olarak bir festival düzenledik. Hem Kürdistan’da hem de özellikle Van’da yalnızca müzik alanına odaklanan bir festivalin ilk kez düzenlendiğini söyleyebiliriz. Bu da oldukça başarılı geçti. Festivalin önemli bir özelliği vardı: Komünal bir bilinçle organize edilmişti. Tüm müzisyenler sahneye grup halinde çıktı. Büyük çoğunluğu Van’daki gruplar ve platform üyeleriydi. Platform olarak, şehrin dinamiklerinin desteğiyle bu festivali gerçekleştirdik. Katılım ve sahiplenme çok yüksekti. Gerçekten başarılı bir çalışma ortaya çıktı. Platform bu çerçevede çalışmalarını sürdürüyor” diye konuştu.

 

PLATFORM İÇERİSİNDE KADIN ÖZGÜNLÜĞÜ

 

Platformun ölçü ve ilkelerini esas alan her sanatçı ve müzisyenin platform da yer alabileceğini kaydeden Yıldırım, platformun içerisinde bulunan kadın sanatçılarında komlar şeklinde çalışmalarını özgün yürüttüğünü ifade ederek, “Kolektif ve komünal bir çalışma için ne yapabiliriz? Bu platform hem kent hem de içinde bulunduğumuz dönem için büyük bir ihtiyaçtı. Bu bakış açısı ve yaklaşımla bir araya geldik ve çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Platformun kadınlara özgü bir yapılanması da var ve genelde bir çalışma yürütüyor. Kadınlar sanat alanında kendi çalışmalarını özgün şekilde sürdürüyor. Bu, platformun önemli bir farklılığıdır. Kadınlar hem müziğin gelişimi hem de kendi çalışmalarını ilerletmek için ayrı bir şekilde örgütleniyorlar. Bu da demokratik bir bilinç oluşturuyor. Bu mesele bizim için önemli. Bir tüzük yazdık. Platformun ölçütleri nelerdir? Buna göre kim katılmak isterse, bu tüzüğü kabul ettiği takdirde platformda yer alabilir. Platform her sanatçıya açıktır. Ancak belirli ölçütleri vardır ve biz bu ölçütlere göre hareket ediyoruz. Platformun bir kültürü ve bir bilinci vardır. Ona göre ilerliyoruz. Katılmak isteyenlerin de bunları bilmesi gerekir” şeklinde konuştu.  

 

BİREYSEL MÜZİKTEN KOMÜNAL MÜZİĞE 

 

Platformun bireysel bir müzik anlayışından çıkarak kom müziği esas aldığının altını çizen Yıldırım, şunları söyledi: “Biz bireysel müzik yerine kolektif, ortak müzik yapmak istiyoruz. Önümüzde Newroz çalışmaları var. Newroz’da yer almak ve müzik yapmak isteyenlere bir çağrı yaptık; kom olmaları gerektiğini söyledik. Kendi gruplarımızı oluşturalım ve buna göre çalışalım istedik. Platformun amacı bireysel çalışmayı ortak bir çalışmaya dönüştürmek, birlikte çalışabileceğimiz ve birlikte büyütebileceğimiz bir üretim ortaya koymaktır. İlk hedefimiz budur ve bu dönem için oldukça gereklidir. Çok yönlü çalışıyoruz. Bir yandan bilinç oluşturmak istiyoruz, diğer yandan Kürt müziğini biraz daha ileri taşımayı hedefliyoruz. Wanlı müzisyenler olarak hem kendi sanatsal yönümüzü hem de müzik alanını geliştirmek istiyoruz. Çalışmalarımız çok yönlüdür. Kürdistan’da ve başka yerlerde benzer denemeler olabilir, ancak bunun yeni bir örnek olduğuna inanıyorum. Bu örneğin her yerde olmasını isterim. Tiyatro alanında, sinema alanında da insanlar bir araya gelip komünal ve kolektif çalışmalar yürütebilirler.”

 

Kaynak: MA

İlginizi Çekebilir

Özgür Özel: Benim A, B, C, Z planım Ekrem İmamoğlu
Gülistan Doku dosyasında yeni gelişme: “Çok ciddi deliller var”

Öne Çıkanlar