Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin yurt yetkililerinin şüpheli olarak soruşturulması yönündeki taleplerin hâlâ karara bağlanmadığını belirten Van Baro Başkanı Sinan Özaraz, soruşturmadaki işlemlerin bir an önce sonuçlandırılmasını istedi.
Van’da kaldığı öğrenci yurdundan 27 Eylül 2024’te ayrıldıktan 18 gün sonra cenazesi bulunan Rojin Kabaiş’in soruşturma dosyasında halen bir gelişme olmadığını söyleyen Van Baro Başkanı Sinan Özaraz, soruşturmanın halen DNA çalışmaları ve yine şüpheli ve irtibatlı kişilerin tespiti, kan alma ve DNA alma gibi uygulamalar ile devam ettiğini söyledi. Uzun süre önce Rojin Kabaiş’e ait telefonun İspanya’ya gönderilip incelenmesi istendiğini hatırlatan Özaraz, “Halen bir dönüş gerçekleşmedi. Bizler de dosya kapsamında orada yapılacak işlemlerin sonuç vermesi ve içeriğinin raporlaştırılıp bize gönderilmesini bekliyoruz” dedi.
Rojin Kabaiş’in kaldığı yurttaki personel ve güvenliği soruşturmaya tabi tutulması gerektiğini vurgulayan Özaraz, “Rojin Kabaiş’in yurda geç kalması ve yetkililerin aileye haber vermemesi gibi birçok konuda savcılık soruşturma izni istemiş; ama İl İdare Kurulu olumsuz cevap vermişti. Bu karar üzerine bizler Van Barosu olarak kararın ortadan kaldırılması noktasında Bölge İdare Mahkemesi’ne itirazda bulunduk. Soruşturmayı yürüten Savcılık makamı da söz konusu kararın hukuka uygun olmadığını ve yurt sorumlularının bir şüphe içerisinde bulunduğu dolayısı ile soruşturmanın sorumlulukla yürütülmesi ve sorumluların netleşmesi gerektiğini vurgulayarak Van Cumhuriyet Başsavcılığı da aynı konunun kararına itiraz etmiş. Şuan hali hazırda dosya Erzurum Bölge Mahkemesi’nde ve bizler de karar verilmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Olayın üstü örtülüyor’
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencilerinden Berfin Çınar, üniversitede güvende olmadığını ve rektörlüğün olayın üstünü örttüğünü belirterek, “Kendimizi hiçbir şekilde üniversitede güvende hissetmiyoruz. Üniversite rektörü ve birçok kişi bunun üstünü örtmeye çalışıyor. Okulda hiçbir güvenlik önlemi alınmamış, öğrenci kimliklerini hiçbir şekilde kontrol etmiyorlar. Rojin’in olayında ‘Kameralar çalışmıyor’ dediler şuanda da o kameralar çalışmıyor ve iki yıl geçmesine rağmen olayın üzeri hala örtülüyor. Devlet isterse telefondaki her şeyi bulabilir; ama kimse araştırmıyor ve üstünü örtmeye çalışıyorlar. Biz de öğrenciler olarak rektörün zaten birçok şeyden haberinin olduğunu biliyoruz, biz okulda Rojin için eylem yaptığımız zaman rektörlük geldi ve birçok sorumuzu cevapsız bırakıp güvenliklerle beraber oradan kaçtı” diye konuştu.
‘Can güvenliğimiz tehlikede’
Bir başka öğrenci Nisanur Eker de güvenlik açısından sorun yaşadıklarını belirterek, “Rojin Kabaiş ve diğer öldürülen kadınlar için adaletin bir an önce sağlanmasını tüm kadınların ve çocukların özgürce sokakta dolaşabilmesi gerekiyor. Rojin’in ölümü hepimizi çok etkiledi. Üniversiteyi dışarda okumak istedim, ama böyle olaylardan dolayı ailem de ben de istemedik. Açıkçası böyle sıkıntılar yaşamadan insanlar istediği yerde istediği şekilde yaşayabilmeli.
Bizim can güvenliğimiz tehlikede. En azından kendimizi kuruyabileceğimiz bir alan yaratmamız gerekiyor” diye belirtti.
Kaynak: MA











