🔴Ermenistan’da pazar günü yapılacak kritik seçimlere günler kala Avrupa Komisyonu, Başbakan Nikol Paşinyan’a desteğinin “sarsılmaz” olduğunu ilan etti; ülkenin Batı ve AB yanlısı çizgisi nedeniyle Moskova’nın Erivan’a uyguladığı artan ekonomik yaptırımların etkisini hafifletmek için bir dizi önlem içeren bir destek paketi hazırladığını duyurdu.
“Ermeni ürünlerine yönelik ihracat kısıtlamalarını genişleterek Moskova, ekonomik ilişkileri siyasi baskı aracı haline getiriyor” diyen Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, perşembe günü yazılı bir açıklama yaptı.
Von der Leyen, “Bu oyun kitabını fazlasıyla iyi biliyoruz. İşte bu yüzden Avrupa, Ermenistan’ın yanında dimdik duruyor” diye ekledi.
Von der Leyen, AB’nin destek paketinin, ileride eklenmesi planlanan ilave kaynakların yanı sıra 50 milyon avronun üzerinde mali yardım ve Rusya’nın artan kısıtlamalarından etkilenen Ermeni tarım-gıda ticaretini desteklemeye dönük pratik tedbirler içerdiğini söyledi.
Komisyon başkanı, cuma günü “10 bin çiçekten oluşan bir sevkiyatın Letonya’ya ulaşmasının planlandığını” belirterek, diğer önlemlerin de iki taraf arasındaki ticari bağları sürdüreceğini, 2024’te kabul edilen AB-Ermenistan Dayanıklılık ve Büyüme Planı kapsamında şimdiye kadar 7 bin işletmeye destek verildiğini ve 20 binden fazla istihdam yaratılmasına katkıda bulunulduğunu hatırlattı.
Buna paralel olarak, Genişlemeden Sorumlu Avrupa Komiseri Marta Kos, von der Leyen ile Paşinyan’ın, Brüksel ile Erivan arasında mutabık kalınan çeşitli tedbirlerin hayata geçirilmesi için ortak bir AB-Ermenistan Görev Gücü kurulması konusunda anlaşmaya vardığını söyledi.
AB yürütmesinin başı ayrıca “Ermenistan’ın Avrupa, Güney Kafkasya ve Orta Asya’yı birbirine bağlayan stratejik bir merkez haline gelme potansiyeline sahip olduğunu” belirterek, son AB-Ermenistan zirvesinde karara bağlanan iddialı Bağlantı Ortaklığı’nı hayata geçirme konusunda “Avrupa’nın taahhüdünü dile getirdiğini” söyledi.
Von der Leyen, özellikle “Türkiye ile ticaret yollarının, Gürcistan ve Türkiye üzerinden uzanan demir yolu bağlantısı da dahil olmak üzere, yeniden açılmasını” “mükemmel bir ilerleme adımı” olarak niteledi; bu da, Azerbaycan ile Ermenistan arasında imzalanan tarihi barış anlaşmasının ardından Güney Kafkasya’da barış ve istikrarı hedefleyen daha geniş stratejisinin parçası olarak Ermenistan’ın Türkiye ile ilişkileri normalleştirme kararına Brüksel’in desteği olarak yorumlandı.
AB’nin destek açıklaması, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun yaptığı önemli bir çıkışla aynı zamana denk geldi. Rubio, çarşamba günü ABD Kongresi’ne, Rusya’nın, “Amerika Birleşik Devletleri ile gelişen ilişkiler” nedeniyle Paşinyan’ın seçimleri kaybetmesini istediğine dair “kanıtlar bulunduğunu” düşündüğünü söyledi.
Rubio, bu değerlendirmesini, Rusya’nın seçim kampanyasına, eski Sovyet devletini Moskova’nın geleneksel yörüngesinde tutmaya çalışan Rusya yanlısı muhalefet lehine müdahale ettiğine dair yoğun iddiaların ardından, ABD Başkanı Donald Trump’ın yaklaşan seçimler için Ermeni başbakanına verdiği destekle ilişkilendirdi.
Açıklama, ayrıca Kremlin’in, Erivan’ın AB yanlısı rotası nedeniyle Ermenistan büyükelçisini “istişareler” için geri çağırmasından sadece birkaç gün sonra geldi. Geçen hafta Astana’da yapılan bir Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) zirvesinde Rusya ve diğer üyeler, Ermenistan’ın üyeliğine ilişkin resmî bir inceleme başlatarak, ülkenin aralık ayına kadar askıya alınabileceği uyarısında bulundu.
‘Satılmamış ürün kalmayacak’
Son haftalarda Moskova, çeşitli Ermeni meyve, sebze, çiçek ve balık ürünlerinin yanı sıra şarap, konyak ve maden suyu ithalatını kısıtlayan bir dizi ekonomik saldırı başlattı.
Kremlin ayrıca Ermenistan’a yapılan hayati önemdeki Rus petrol ve doğalgaz sevkiyatını kesmekle tehdit etti. Ermenistan gazının yüzde 80’inden fazlasını Rusya’dan ithal ediyor.
Ermenistan başbakanı, salı günü yaptığı açıklamada hükümetinin Ermeni ürünleri için Avrupa’da ve başka yerlerde yeni pazarlar bulduğunu ve bu nedenle “satılmamış ürün kalmayacağını” duyurdu.
Paşinyan ayrıca “iş dünyasından birkaç heyetimizin hâlihazırda sahada olduğunu ve ilk gül ve sebze partilerinin çoktan yola çıktığını” belirterek, “varış yaptıktan sonra bunların hangi ülkelere gittiğini açıklayacağım” dedi.
Ermenistan, 2025’te Rusya’ya 2,5 milyar avro değerinde mal sattı; bu, ülkenin toplam ihracatının kabaca üçte birine denk geliyor. Moskova’nın şimdi kısıtlama getirdiği ürünler, ülkenin en köklü gıda ve tarım sektörlerinin birkaçını kapsıyor: şarap, konyak, maden suyu, taze meyve ve sebze, çiçek ve balık.
Ermenistan’ın ünlü şarap ve konyakları, AB pazarında “konyak” ifadesini kullanmaları yasak olsa da hâlihazırda Avrupa’da satılıyor.
Geçen yıl Ermeni şarap ihracatının yüzde 72’sini Rusya absorbe etti ve Ermeni konyak satışları Rusya’da rekor seviyeye ulaştı; ancak Kafkas içkilerine yönelik Avrupa talebi de artıyor.
Taze ürünler – fiyat açısından rekabetçi olan Ermenistan çilekleri, kayısıları, şeftalileri ve narları – ile koruma altında, kuluçkahanelerde yetiştirilen endemik Sevan alabalığı ya da “işhan” da AB pazarlarında doğal alıcılar buluyor.
Söz savaşına girmeyeceğiz, diyor Paşinyan
Bu arada Paşinyan, son günlerde Rusya ile tansiyonu düşürmeye çalışıyor ve perşembe günü, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le Moskova’ya giderek “bir görüşme yapma ve tüm güncel sorunları çözme” konusunda mutabık kaldıklarını söyledi.
“Rusya ile söz savaşına girmeyeceğiz, Ermenistan’ın tezlerini sakin biçimde savunacağız” diyen Paşinyan, Martuni’deki bir mitingde, “Rusya’nın çıkarlarına karşı hareket etmeyeceğiz ama kendi çıkarlarımıza da aykırı hareket etmeyeceğiz” ifadesini kullandı.
Bundan sadece birkaç gün önce ise Ermenistan’ın AB üyeliği başvurusunun şu aşamada “teorik” olduğunu söylemiş ve “Avrasya Ekonomik Birliği çerçevesinde kavgasız, sakin ve istikrarlı biçimde çalışmaya devam edeceğiz; bu yönde hâlâ potansiyelimiz olduğuna inanıyorum ve bunu yakın gelecekte değerlendireceğiz” demişti.
Ermeni başbakan ayrıca “Rusya ile ilişkilerin bir dönüşüm aşamasında olduğunu” ancak bu süreci “olumlu” gördüğünü belirterek, Rusya ile ilişkilerinin “açık ve samimi” kaldığını ve “bu ilişkide karanlık hiçbir köşe bırakmadıklarını” vurguladı.
/Kaynak: Euronews/












