Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada muhalefeti hedef aldı. Erdoğan, “Siz bu kafayla sandıkta milletten daha çok tokat yersiniz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Meclis grup toplantısında açıklamalarda bulunuyor.
AKP grubunu selamlayan Erdoğan, “Türk siyasetine hiç yakışmayan olayların yaşandığı bugünlerde AK Parti grubundaki bu muhteşem kardeşlik tablosunun herkesin, özellikle de siyaseti marjinalize etmeye çalışanlara örnek olmasını temenni ediyorum” dedi.
“Kendilerini dev aynasında görenler ortalıktan kayboldu”
Erdoğan konuşmasının başlangıcında 7 Haziran Pazar günü 6 beldede yapılan, AKP’nin 4, MHP’nin 1 ve CHP’nin 1 belediye kazandığı ara yerel seçimlere değindi. “Sandıkları patlatan vatandaşlarımıza, partimize ve ittifakımıza yönelik teveccühleri için teşekkür ediyorum” diyen Erdoğan, uzun süre erken seçim çağrısı yapan CHP Lideri Özgür Özel’e yüklendi:
“Malumunuz bir süredir ana muhalefet partisinin kimi aktörleri üst perdeden konuşarak kendilerince bir gündem oluşturma çabasındaydılar. Otobüslerle o şehirden bu şehre sürükledikleri vatandaşlarımız üzerinden güya ahkam kesiyor, kendilerini dev aynasında görüyorlardı. Ama sandık sonuçlarının gelmesiyle hepsi birden ortalıktan kayboldu. Daha düne kadar avazı çıktığınca bağıranların üç gündür sesi soluğu çıkmaz oldu. Ne konuşan var, ne de galeyana getirdikleri vatandaşlarımızdan çıkıp özür dileyen var.”
“Siyasetin yankı odalarından ibaret olmadığını anlayamadılar”
Erdoğan, 2023 seçimlerini de hatırlatarak konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Aslında benzer bir yüzsüzlüğe biz 14-28 Mayıs seçimleri sonrasında da şahit olduk. Nelerle karşılaşmadık ki. Geride olduklarını bildikleri halde ‘Öndeyiz’ diyerek halkımıza yalan söylediler. Kampanya döneminde sipariş anketlerle seçmenleri manipüle etmeye kalktılar. Seçim sonuçlandıktan sonra kabul etmek yerine milleti suçladılar. Hatayı kendilerinde değil, millette aradılar. Yaşadıkları ağır hezimete rağmen siyasetin, sosyal medyanın yankı odalarından ibaret olmadığını bir türlü anlayamadılar. Bugün de aynısını yapıyorlar; faturayı kendileri dışında her şeye ve herkese kesen bu kibir abidelerine sadece şunu söylemek isterim: Beyler, kusura bakmayın. Siz bu kafayla giderseniz sandıkta milletten daha çok tokat yersiniz.”
“Dün ‘Halkın umudu’ dediklerine bugün ‘Hain’ damgası vuranlar kendileridir”
CHP’ye yönelik mutlak butlan kararı hakkında konuşan Erdoğan, bunun ‘parti içi bir mesele’ olduğunu savunarak şunları söyledi:
“Siz kendinizi düzeltmez, gerçekçi siyaset yapmazsanız daha çok dut yemiş bülbüle dönersiniz. Siz cuntacıların ve suç örgütlerinin vesayetinden kurtulamazsanız daha çok yenilgi tadar ve hüsrana uğrarsınız.
Sorun sadece bunların siyasete bakış açılarında, siyaset tarzlarında, çirkin ve çirkef üsluplarında değildir. Esas sorun bunların zihniyetindedir. Bunların faşizan ideolojisindedir. Sorun bunların sokakla kurduğu bağın harbi ve hasbi, sahici ve samimi olmamasındadır. Sorun bunların milleti mümeyyiz görmemelerinde, Anadolu irfanını hafife almalarındadır. Sorun, bunların siyaseti halka hizmet vasıtası olarak değil, şahsi kariyer ve kazanç kapısı olarak görmelerindedir. Çeyrek asra yaklaşan rekabetimizde defalarca yenildiler, yanıldılar fakat bir kez olsun zihniyetlerini değiştirmeyi denemediler. Son günlerdeki tavırlarına bakılırsa pek değiştirecek gibi de durmuyorlar.
Kendi aralarındaki anlaşmazlıkları yargı kararları çerçevesinde suhulet ve sükunetle çözmek yerine bizi, mahkemeleri, medyayı suçlayarak yine kendilerine toz kondurmuyorlar. Biz ilk günden itibaren şunu dedik; CHP’nin 38’inci Kurultayına ilişkin tartışmalarda kurultayı yapan da, kurultaya şaibe bulaştığını iddia eden de, bu iddiaları belgeleriyle birlikte mahkemeye götürüp hakkını arayan da CHP’lilerdir. Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu partiyi, affınıza sığınarak söylüyorum, pavyon masalarına düşürenler de kendileridir. ‘Rüşvet aldım, rüşvet verdim, şu kişiye şu kadar para verdim’ diyenler aynı şekilde kendileridir. Dün ‘Halkın umudu’ dediklerine bugün ‘Hain’ damgası vuranlar da kendilerinden başkası değildir.”
“Türkiye’nin vizyon sahibi muhalefete ihtiyacı var”
“CHP’nin genel başkanlık koltuğunu kimin işgal ettiğinin bizim nazarımızda hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur” diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Bizim mücadelemiz ellerine fırsat geçse Türkiye’yi tek parti karanlığına tekrar götürecek faşizm hevesleriyledir, laikliği siper alarak milletin inanç değerlerine ateş edenlerdedir. Tembel muhalefetten, vizyonsuz muhalefetten, kavgalı muhalefetten ne bu ülkeye ne de bu millete hiçbir fayda gelmez. Türkiye’nin vizyon, ufuk ve hassasiyet sahibi muhalefete ihtiyacı var. Bizimle eser, hizmet ve projede yarışacak muhalefet arayışımız son 23 yıldır makes bulamadı. Buna rağmen umutlarımızı tüketmiş değiliz. Er veya geç Türkiye’nin hak ettiği kalitede bir muhalefete kavuşacağına yürekten inanıyorum.”
NATO zirvesiyle övündü
Erdoğan konuşmasında ayrıca, savaş baronlarının Ankara’da ağırlanacağı 7-8 Temmuz’da düzenlenecek NATO zirvesine değinerek, “2026 yılı inşallah Türkiye’nin uluslararası itibarı ve görünürlüğünün doruğa çıktığı bir sene olacak” dedi.
Erdoğan, “Ankara’da düzenlenecek NATO liderker zirvesine büyük önem atfediyoruz. ABD Başkanı Sayın Trump’ın zirveye bizzat katılacağının açıklanması ittifak için kıymetli bir adımdır. Dünya genelinde de Ankara zirvesine dönük yoğun bir ilgi söz konusu. Ankara’daki zirvenin NATO’nun tarihinde bir referans noktası olması için hazırlıklarımızı yoğunlaştırdık” dedi.
Kıbrıs açıklaması: ‘Cevabımız çok sert olur’
Erdoğan Kıbrıs’taki gelişmelere dair ise şunları söyledi:
“Kıbrıs adasında bir fitne ateşinin yakılmak istendiğini biliyoruz ve gelişmeleri de çok yakından takip ediyoruz. İhtirasları cüsselerini fazlasıyla aşan bazı ufak tefek yapılar İsrail’in fitne kayığına binmişler, siyonizmin taşeronluğunu üstlenmişler. Güya Doğu Akdeniz’de birtakım ham hayallerin peşine düşmüşler. Çok açık söylüyorum; kimse macera peşinde koşmasın, siyonist katliam şebekesinin kuyruğuna takılmasın. Eğer Doğu Akdeniz’de Türkiye ve Kıbrıs Türkünün hak ve hukukuna kast edilirse cevabımız çok net olur, çok da sert olur.”
Geçtiğimiz günlerde Güney Kıbrıs, Fransa ordusunun Ada’ya daimi olarak yerleşmesine izin veren anlaşmaya imza atmıştı. Anlaşma “Türkiye’ye karşı ittifak çabalarının parçası” olarak değerlendirilmişti.
/Kaynak: Evrensel/













