DEM Parti Sözcüsü Doğan, ‘örgütün silah bırakma süreci ile birlikte ortaya çıkacak durumu yönetecek yasal çerçevenin hâlâ hazırlanmadığını’ söyledi ve bu durumun süreçle ilgili ‘kaygıları’ artırdığını vurguladı
Ayşegül Doğan, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kürt sorunun çözümü kapsamında başlatılan ve partisinin ‘Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ adını verdiği sürecin ertelenmemesi gerektiğini belirten Ayşegül Doğan, geleceğin barışla mümkün olduğunu söyledi.
‘ŞİDDETİN YAPISAL NEDENLERİ VAR
Urfa ve Maraş’ta okullara yönelik silahlı saldırılara değinen Ayşegül Doğan, yaşanan şiddetin toplumsal bir soruna dönüştüğünü dile getirdi.
Saldırılarda yaşamını yitiren yurttaş, öğrenci ve öğretmenler için başsağlığı dileyen Ayşegül Doğan, şiddetin tek bir nedene dayanmadığını ve yapısal nedenlerden kaynaklandığının altını çizdi.
Doğan, “Yıllardır bu konuda uyarılarda bulunuyoruz. Türkiye’de hiç kimsenin hayatının artık güvende olmadığını söylüyoruz. Dolayısıyla tek bir nedenden kaynaklanmayan, yapısal nedenleri de olan bir mevzuyu ele aldığımızda ve bunun sonuçlarını ortadan kaldırmak istediğimizde; yalnızca günlük birtakım açıklamalar, kurulan komisyonlar, bu komisyonların araştırmaları, raporları yetmiyor” diye belirtti.
‘SİYASET SORUMLULUĞUNU KABUL ETMELİ’
DEM Parti olarak eğitimin güvenli bir ortamda gerçekleştirilmesi gerektiğini savunduklarını ve bunun için mücadele ettiklerini söyleyen Ayşegül Doğan, “Eğitimin eşitlikçi olması gerektiğini düşünüyoruz, kapsayıcılıktan bahsediyoruz. Ancak şunu da görmek gerekir; bu tür zamanlarda siyasi sorumlular hiçbir zaman sorumluluklarını kabul etmediler. Türkiye’nin bugün ihtiyaç duyduğu en kritik noktalardan biri budur işte. Siyasi sorumluların burada siyasi sorumluluklarını kabul etmesi gerekir” dedi.
GÜLİSTAN DOKU SORUŞTURMASI: FAİLLER ORTAYA ÇIKARILMALI
DEM Parti Sözcüsü, Gülistan Doku dosyasında yaşanan gelişmelere ilişkin olarak “Ucu kime ve nereye dokunursa dokunsun aydınlatılmalı ve karanlıkta bırakılmamalı artık. 6 yıl da geçse, 10 yıl da geçse, 16 yıl da geçse bugün Gülistan Doku isminde simge hale gelen adalet mücadelesi bizim mücadelemizdir ve bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Bu olayın mutlaka faillerinin gerekli bir şekilde ortaya çıkartılmasını sağlayacağız” diye belirtti.
ESP’YE OPERASYONLAR
Türkiye’ye döndüğü sırada havaalanında gözaltına alınan Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Sezin Uçar’ın tutuklanmasına tepki gösteren Ayşegül Doğan, “Partimizin bileşenlerinden biri Ezilenlerin Sosyalist Partisi’ne dönük operasyonları her gün neredeyse bir yenisi ekleniyor. Sezin Uçar, somut herhangi bir delile dayanmayan gizli tanıklarla yürütülen bu soruşturma kapsamında hakkında yakalanma kararı olduğunu biliyordu. Türkiye’ye dönüyor, havalimanın da gözaltına alınıyor. Peki tutuklanma gerekçesinin ne olduğunu biliyor musunuz? Kaçma şüphesi. Hakkındaki soruşturmayı bile bile dönen bir avukat ve bir siyasi partinin Eş Genel Başkan Yardımcısı kaçma şüphesi ile tutuklanıyor. Şimdi ‘hukuku siyasetin bir aracına dönüştürdünüz’ dediğimizde buna sinirlenenlere özellikle sesleniyoruz; bundan vazgeçin” ifadelerini kullandı.
‘YASAL ÇERÇEVE İLE İLGİLİ ADIM HÂLÂ ATILMADI’
Barış meselesinin artık ertelenemez bir noktaya geldiğini belirten Ayşegül Doğan, geleceğin savaşta değil barışta, inkar politikalarında değil, kabul ve eşitlikte, baskıda değil, demokrasi de olduğuna dikkat çekti.
Doğan, şöyle devam etti:
“Komisyonun görevi örgütün silah bırakma süreci ile birlikte ortaya çıkacak durumu yönetecek yasal çerçeveyi belirlemektir. Hala bu yasal çerçeveyle ilgili herhangi bir adım atılmadı. Hala bu yasal çerçeveye ilişkin komisyon tarafından ortak uzlaşıyla belirlenmiş konulara dair bir takvimlendirme dahi yapılmadı. Yine rapordan alıntıyla örgütün tüm unsurlarıyla feshiyle silahların teslimi ve bırakılması sürecinde ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemelerin yapılması konusunda genel anlayış birliği vardır. Şimdi bunları neden hatırlatıyoruz; eğer siyasi partiler arasında grubu bulunan bir genel anlayış birliği varsa ki var. Rapor bunu tespit ediyor. Ne yapılacağını söylüyor; bazı tartışmalara aslında bu ortak raporda yön veriyor. Buna rağmen sanki bunlar hiçbir şekilde raporda tespit edilmemiş ya da genel bir anlayış birliğine varılmamış gibi yürütülen tartışmalar bu süreçle ilgili kaygıları arttırıyor.”
Partilerine dönük kongre söylemlerine de işaret eden Ayşegül Doğan, “Bir konuya ilişkin de açıklık getireyim. Kongre gündemine ilişkin ve yeniden yapılanmaya ilişkin herhangi bir tartışma şu anda DEM Parti’nin gündeminde değil. Ancak önümüzdeki günlerde, daha önce de ifade ettiğimiz gibi, bu süreç içerisinde yeniden yapılanacağız ve bununla ilgili bir takvim oluştuğunda sizlerle en kısa sürede paylaşacağız” diye belirtti.
Kaynak: İlke TV











