Evet, artık lig bitti. Amedspor Süper Lig’e çıktı. Şampiyonluk kutlamamızı da yaptık. Artık yeni sezon hazırlıklarının bir an önce başlaması gerekiyor. Şampiyonluk kutlaması ile ilgili de biraz konuşmamız gerekiyor. Eleştiri yapacağımız için şu an morali bozulacak ve yenilecek bir takım da yok. Kongreye kadar her şeyi konuşup tüketmemiz gerekiyor. Yeni sezona başlarken hiçkimsenin bagajında bir şey kalmaması gerekiyor.
Eğer şu an her şeyi konuşup tartışmazsak önümüzdeki sezon bunun ceremesini çok çekeceğiz. Ben kongreye kadar gördüğüm eksiklikleri yazacağım, programlarımda dile getireceğim. Amedspor’un iyiye gitmesini isteyen kim varsa bunu yapmalıdır.
En sondan başlayayım. Amedspor şampiyonluk kutlamasında öncelikle emeği çok olan sevgili Sedat ve Ümit’i kutluyorum. Çok büyük bir emek verdiler. Statta bile internet çekmiyorken kutlama alanında internet sorunu yoktu. Bu nedeniyle gazeteciler işlerini çok rahat yapabildi. Her yere koştular, kutlama iyi gitsin diye çok mücadele ettiler. Öncelikle Amedspor taraftarları ile protokol ve sahne arasında bu kadar demir bariyerlere gerek yoktu. Sahne ile Amedsporlular arasında çok ciddi bir kopukluk oldu. Küçük çocuklar o demir bariyerlerin ardından Amedspor’lu futbolcuları görmeye çalıştı. Televizyon ekranlarında futbolcuları izleyenler ile alanda futbolcuları izleyenler arasında bir fark yoktu. Alanda olanlar da sahneye konulan dev ekranda onları ve sanatçıları görebildi.

Amedspor’un şampiyonluk kutlaması sadece protokol ve yöneticilerin rahat edeceği bir kutlama alanı değildir. Amedspor taraftarlarının da bu kutlamada rahat etmesi gerekiyordu. Maalesef taraftarlardan ve halktan çok, protokol, STK’lar düşünülerek alan organize edilmişti. Amedspor ilk defa Süper Lig’e çıkıyor bu nedenle de bu kutlamadaki eksiklikleri de bir yere kadar hoş görebiliriz. Bundan ders çıkarılması gerekiyor. Bir daha benzer bir kutlama organize edildiğinde bu konuya çok dikkat edilmesi gerekiyor. Bana çok kötü bir görüntü olarak göründü. Birçok kişi de benzer düşünüyor. En son sosyal medya hesaplarımda paylaştığım görsellerdeki çocukların yüz ifadeleri hiç şampiyonluk yaşayan yüz ifadeleri değil.
Ama protokol alanında halaylar çekenler gayet şampiyonuk coşkusunu doyasıya yaşadılar. Şampiyonluk kutlamasına Amedspor efsanesi Şeyhmus Özer’in ailesinin çağrılmaması ciddi bir eksiklikti. İlk çağrılması gerekenler bence Amedspor’a en çok emek verenler olmalıdır. Konuşmalara gelecek olursak… Başkan, Asbaşkan ve İstişare Kurulu Başkanının konuşmasında bir sorun yoktu. Ama diğer konuşmacının kim olacağı üzerine belli tartışmalar oldu. DTSO Başkanı ve İstişare Kurulu Üyesi Mehmet Kaya, STK’lar adına konuştu. Böylesi kutlamalarda çok fazla konuşmacının olması her zaman iyi değildir. Mehmet Kaya konuşmaya başladığında yoğun bir havai fişek gösterisi yapıldı. Bu sırada dikkat ettim kimse sayın Kaya’yı dinlemiyordu herkes havai fişeklere odaklanmış durumdaydı.
İstişare Kurulu üyeleri ve yönetim kurulu üyeleri dahil olmak üzere. 3 büyük kentin Büyükşehir Belediye Eş başkanları oradaydı. Sayın Serra Bucak, Sayın Ahmet Türk ile Devrim Demir, Sayın Abdullah Zeydan ile Neslihan Şedal oradaydı. Keşke sayın Serra Bucak da bir konuşma yapsaydı. Madem STK’lar adına sayın Kaya konuşma yapıyor, yerel yönetimler adına da Serra başkan bir konuşma yapabilirdi. Çünkü STK’lardan çok daha fazla yerel yönetimlerin kulüplerimize ve spora desteğinin olduğunu biliyorum. Hatta STK’ların kulüplerimize yaptıkları desteklerde bile belediyelerimizin çok ciddi bir etkisinin olduğunu biliyorum. Hiçbir STK veya iş insanı durup dururken “hadi gidelim cebimizden şu kulübe biraz destek çıkalım” demez kolay kolay. Destek çıkanlar da elbetteki var ama öyle dışarıdan görüldüğünden çok daha azdır.
Amedspor Başkanı Nahit Eren, çok kapsayıcı bir konuşma yaptı. İsim vermeden emeği olanlara teşekkür etti. Geçmişte isimler verildiğinde nasıl krizler yaşandığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bin tane bile isim söyleseydi mutlaka “niye benim adımı da söylemedin?” diyecek bin kişi daha çıkardı. Onun için gayet derli toplu ve herkese teşekkür eden, kapsayıcı bir konuşma yaptı. Hiçbir kulüp arasında ayrım yapmadan kutlayan kutlamayan herkes ile iyi bir diyaloğun kapısını açık bıraktı. “Uzaktakilere selam olsun” diyerek Amedspor sevdalısı cezaevinde olanlar ve sürgünde olanları da unutmadı. Ayrıca konuşmasını hem Kürtçe hem de Türkçe yaptı. Kendisini bu kapsayıcı konuşması için kutluyorum.
Amedspor bu sene Süper Lig’de mücadele edecek bu yüzden kutuplaştırıcı, kavga edici bir dil yerine diyaloğu önemseyen bir dil çok yerinde oldu. Sayın Nahit Eren’in geride kalan sezonda çok önemli dersler çıkardığını düşünüyorum. Bu tecrübe ile Süper Lig’de daha başarılı olacağını umut ediyorum. Kendisini sezon boyunca en çok eleştirenlerden biri olarak bu kutlamadaki tavrını ve konuşmasını çok beğendiğimi ifade edeyim. Gelelim İstişare Kurulu Başkanımız Sayın Metin Kılavuz’un konuşmasına. Keşke çok beğendiğimi ifade edebilseydim ama maalesef eleştirilerim olacak. Sayın Kılavuz’un artık milyonlara ulaşan Amedspor gibi büyük bir kitle takımının kutlamasında konuşmasının önemli bir bölümünü Ümit Özdağ ve ‘toroslara’ayırmasına bence gerek yoktu.
Ümit Özdağ artık Amedspor gibi büyük bir camianın gündeminde olamayacak kadar küçüktür. Amedspor Süper Lig’deyse Özdağ gibi kişiler ve oluşumlar Süper Amatörde olabilir ancak. Bizlerin artık gündemimizde olacak kişiler değiller. Hele ki bu kadar kitlesel bir şampiyonluk kutlamasında hiç gerek yoktu. Amedspor, üzerinde siyaset yapılacak bir kulüp olmaktan çıkmalıdır. Amespor duruşu, kimliği ve kitlesi ile politik bir kulüptür ama siyaset yapacak bir kulüp değildir. Sayın Kılavuz’un İstişare Kurulunu bu kadar mitleştirmesine de karşıyım. İstişare Kurulu Amedspor’un sigortası falan değildir. Amedspor’un sigortası o meydanda olan yüzbinler ve gönülleri o saatlerde Amedspor ile birlikte olan milyonlarca Kürt’tür, halktır, Amedsporlulardır. Sayısı bence 30 milyonu geçen Amedspor taraftarı artık Amedspor’un sigortasıdır ve yanlışı asla kabul etmez. 30 milyon insanın kabul etmeyeceği bir yanlışı göze almak da büyük bir yürek ve cesaret ister.
Amedspor İstişare Kurulu bu şekildeki yapısı ile Amedspor’un kurumsallaşmasının önündeki en büyük engeldir. Amedspor İstişare Kurulu, bu yapısı ile Amedspor yönetimlerinin özgür hareket etmesinin önünde engeldir. Amedspor yönetimlerinin özgüvensiz kalmasının sebebidir. Amedspor İstişare Kurulu bu yapısı ile kaldığı sürece Amedspor yönetimlerinin doğru ve pratik bir işleyişi asla olmayacaktır. Herhangi bir karar alırken sürekli İstişarenin kapısında bekleyen ya da gözü İstişare Kurulunu yönetenlerin elinde ve ağzında olan yönetimlerin başarılı olma ihtimali yoktur. Zaten ortada bir yönetim de olmaz. Bu konuyu cesaretle kendi içimizde tartışmadığımız sürece hep “arada kalmış” şekilde kapı arkalarında konuşmaya devam edeceğiz. Şimdi çok fazla detaya girmeyeceğim ama bu konuyu kongreden önce enine boyuna tartışmalıyız. Sayın Metin Kılavuz bu camia için çok kıymetli biridir. Umarım bu tartışmaları daha sağlıklı yapabilmemiz için öncülük eder. 300 üye ile doğru ve demokratik bir kongre olmaz. Gelinen süreç ile birlikte Amedspor üyeliğinin önündeki riskler minimuma inmiştir.
Artık değişiklikler yapmanın zamanıdır. Kongrede mutlaka çoklu aday olmalıdır. Bizler üyeler olarak Amedspor’un başkan ve yönetimleri konusunda söz söyleyebilmeliyiz. Başkan olacak kişilerin icraatleri konusunda Amedspor üyelerini ve taraftarlarını ikna etme çabası gibi bir nezaketi olmalıdır. Bizler başkan ve yönetimlerin nasıl bir yönetme tasavvuru içerisinde olduğu konusunda bir fikir sahibi olmalıyız. Çünkü Amedspor’un da kendi içinde demokratik ve aynı hissiyatlara sahip bir muhalefete ihtiyacı var. Bu muhalefeti ortadan kaldırırsak geriye kavga ve çatışmadan başka bir şey kalmaz. Bu da hem kulübü hem de hepimizi yıpratır. Hızlıca kongreyi yapıp transfer çalışmalarına başlamamız gerekiyor. Çünkü Amedspor’un kadrosunda yine çok radikal değişiklikler yapılacak.
Geçen sezon başında bu kadar yaş ortalaması yüksek oyuncular almayın dediğimizde işte bu seneyi de düşünerek söylüyorduk ama maalesef çok ikna edici olamadık. Bu kongre sürecini yakından takip edeceğim ve eleştirilerimi önerilerimi kamuoyu ile paylaşacağım. Karar vericilerden ricam lütfen söylediklerimizin yüzde 99’u size saçma gelse bile o yüzde 1’lik kısmı için bizimle tartışın. İstişareye ve eleştirilere açık olun. Bizim derdimiz Amedspor’u yıpratmak ya da sizleri üzmek değil. Bizim derdimiz daha kurumsal, geleceğini daha iyi inşa edebilen, halkı ile aynı duygularda daha iyi ortaklaşabilen bir Amedspor’dur.











