Türkiye tarihinin en büyük maden facialarından biri olan Soma Maden Faciası üzerinden 12 yıl geçti. 301 madencinin yaşamını yitirdiği facianın yıl dönümünde ailelerin adalet arayışı devam ederken, yargı sürecine ilişkin kararlar “cezasızlık” tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Soma faciasında yakınlarını kaybeden ailelerin, kamu görevlilerinin yargılandığı davaya katılma taleplerinin “suçtan doğrudan zarar görmedikleri” gerekçesiyle kabul edilmemesi kararına karşı yaptıkları istinaf başvurusu reddedildi. Aileler, karara itiraz ederek dosyayı bir üst istinaf dairesine taşıdı.
3 Mayıs 2014 saat 15.30 sularında Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. tarafından işletilen Eynez/Karanlıkdere ocağında çıkan yangın, büyük bir trajediye dönüştü. Aralarında 5 maden mühendisinin de bulunduğu 301 maden emekçisi, yerin yüzlerce metre altında hayatını kaybetti. Facianın yıl dönümünde aileler, meslek odaları ve emek örgütleri bir kez daha “Unutmadık, unutturmayacağız” diyerek anma törenleri düzenliyor.
Meclis önergesi reddedilmişti
Facianın sadece bir kaza değil, “göz göre göre gelen bir felaket” olduğu yönündeki eleştiriler bugün de güncelliğini koruyor. Katliamdan sadece 14 gün önce, 29 Nisan 2014’te Soma’daki iş kazalarının araştırılması için TBMM’ye sunulan önerge, iktidar milletvekillerinin oylarıyla reddedilmişti.
Yargı sürecinde neler yaşandı?
13 Mayıs 2014’te 301 madencinin hayatını kaybettiği Soma maden faciasına ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı davada yeni bir hukuki süreç başladı. Faciada yaşamını yitiren madencilerin yakınlarının davaya katılma talebi, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi tarafından “suçtan doğrudan zarar görmedikleri” gerekçesiyle reddedildi.
Bu karara karşı ailelerin yaptığı başvuru da reddedilirken, avukatlar dosyayı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi’ne taşıdı. İtiraz dilekçesinde, mağdur yakınlarının davaya katılımının engellenmesinin “mahkemeye erişim hakkı”, “adil yargılanma hakkı” ve “hakkaniyetli yargılama ilkesi”ni ihlal ettiği savunuldu.
Soma faciasına ilişkin kamu görevlileri hakkında yürütülen soruşturma kapsamında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan bazı bürokratlar, müfettişler ve Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) görevlilerinin de aralarında bulunduğu 28 kişi hakkında iddianame hazırlanmıştı. İddianame, Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından Aralık 2023’te kabul edildi.
Yargılama sonucunda mahkeme, 29 Nisan 2025’te 10 sanığın beraatine, 18 sanığın ise 5 ay ile 6 ay 7 gün arasında değişen hapis cezalarına hükmetti. Bazı sanıklar hakkında ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildi.
Kamu görevlileri davasında ‘zamanaşımı’ engeli
Dosyanın istinafa taşınmasının ardından İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi, “görevi kötüye kullanma” suçunun zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle 16 sanık hakkındaki davanın düşmesine karar verdi, diğer sanıklar yönünden ise yerel mahkeme kararlarını esastan onadı.
Ancak faciada yaşamını yitiren madencilerin yakınlarının istinaf başvuruları, “suçtan doğrudan zarar görmedikleri” gerekçesiyle reddedildi. Bu karara karşı ailelerin avukatları yeniden itiraz yoluna gitti.
İtiraz dilekçesinde, “301 kişinin öldüğü ve 176 kişinin yaralandığı bir olayda eşini kaybeden müvekkilin suçtan doğrudan zarar görmediği iddiası hukuka açıkça aykırıdır” ifadelerine yer verildi.
Başvuruda ayrıca kamu görevlilerinin denetim görevini yerine getirmediği, bunun yaşam hakkı ihlali doğurduğu ve mağdur yakınlarının davaya katılımının engellenmesinin “silahların eşitliği” ilkesine aykırı olduğu savunuldu. Anayasa’nın 17. ve 36. maddelerine de atıf yapılarak hak ihlali olduğu ileri sürüldü.
Avukatlar, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi’nin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararının kaldırılmasını ve Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun ve itirazların yeniden değerlendirilmesini talep etti.
KESK: Unutmadık, affetmeyeceğiz
Yıl dönümü vesilesiyle açıklama yapan KESK, Soma’nın bir kaza değil “iş cinayeti” olduğunu vurguladı. Sendika, siyasi iktidarın sorumluluğu kadere yüklediğini belirterek; taşeron sisteminin kaldırılması ve gerçek sorumluların yargılanması talebini yineledi.
Soma’dan bu yana Ermenek, Amasra ve İliç gibi pek çok yerde benzer acıların yaşandığı hatırlatıldı. Emek örgütleri, Türkiye’de her yıl ortalama 2 bin işçinin iş cinayetlerine kurban gittiğini vurgulayarak denetimsizliğe ve kâr hırsına karşı mücadele çağrısı yaptı.
/Kaynak: ANKA/










