Silivri’de görülen “casusluk” davasının üçüncü duruşmasında savcılık ara karar mütalaasını açıkladı. Tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu, danışmanı Necati Özkan ve gazeteci Merdan Yanardağ dahil tüm sanıkların tutukluluk hallerinin sürdürülmesi istendi.
‘Casusluk’ davasının üçüncü celsesi bugün görülüyor. Duruşmayı çok sayıda gazeteci takip ediyor. Duruşmada bugün savcılık ara karar için mütalaa verdi ve tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti.
Savcı, mütalaasında şu taleplerde bulundu:
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanlığı’ndan İBB’ye ait kullanılan IP adreslerinin ve ilgili sunucu sağlayıcılarının istenmesi,
MİT Başkanlığı ve TEM Şube Müdürlüğü’nden; BTK’den temin edilecek, İBB’ye ait kullanılan IP adresleri ve kullanıcı bilgileri ile ilgili olarak iddianamenin 111, 122 ve 123. sayfadaki görsellerde yer alan e-mail adreslerinin gerçek olup olmadığının tespiti,
Log kayıtlarının incelenerek yetkisiz erişim, veri sızıntısı veya hesap ele geçirilmesi bulgularının tespiti; gelen ham verilerin düzenlenerek rapor haline getirilmesinin istenmesi.
TUTUKLULUK HALLERİNİN DEVAMI İSTENDİ
Savcı, ‘delil toplama işlemlerinin henüz tamamlanmadığı’ ve ‘adli kontrolün bu aşamada yeterli olmayacağı’ gerekçeleriyle tüm sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi.
Sanıklar ve avukatları, mütalaaya yönelik savunmalara başladı.
20’ŞER YIL HAPİS İSTENİYOR
İddianamede; tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, siyasi danışmanı Necati Özkan ve tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ hakkında 20’şer yıl hapis cezası talep ediliyor.
10.40 | YANARDAĞ: 12 EYLÜL DÖNEMİNDE BÖYLE BİR İDDİANEME YOKTU
İmamoğlu’nun ardından Merdan Yanardağ söz aldı. İddianamenin hedefinin ‘TELE1’i susturmak ve İmamoğlu’nu yıpratmak’ olduğunu belirten Yanardağ, şunları kaydetti:
“Amerikancı bir iktidar emperyalist işbirlikçiler bu ülkenin solcularını casuslukla suçlamaya kalkıyor. Bu iddianemenin bir hedefi var. TELE1 susturmak ve Ekrem İmamoğlu’nu yıpratmak. Öyle bir iddianame ile yüz yüzeyiz ki 12 Eylül döneminde böyle bir iddianeme yoktu. 12 Eylül’de insanlar siyasi suçlamalar ile çıkıp kendilerini savundular. Bu iddianeme gerçek anlamda bile siyasi bir savunmayı hak edecek bir iddianeme değil. Dili bile bozuk. Sahte belgeler var.”
10.10 | MÜTALAA AÇIKLANDI
Savcı, BTK’den talepte bulundu, tanıkların dinlenmesini istedi ve sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti.
İMAMOĞLU: İDDİA MAKAMI İKTİDARA BAĞLI BİR OFİS GİBİ
Savcılığın mütalaasının ardından Ekrem İmamoğlu söz aldı. İddia makamını eleştiren İmamoğlu, şunları söyledi:
“İddia makamının ipe un sereceğini biliyordum. İddia makamı aynı pozisyonunu korumaktır. İddia makamı siyasi iktidara bağlı bir ofis gibi çalışmaktadır. Bu iddianame, iftiraname, terfiname gerçekten bir hukuk cinayetidir. Yazıktır, günahtır. Bu memlekete yazıktır.”
“BAŞKA HANGİ BİLGİYE İHTİYACINIZ VAR?”
Mahkeme heyetine de seslenen İmamoğlu, “Sayın başkan, sayın heyet, başka hangi bilgiye ihtiyacınız var? Şunu diyebilirdi MİT Başkanı gelsin dinlensin. Ne kadar güzel derdim. Kimse dokunulmaz değildir. Olamazlar. Bilsinler” dedi.
Ekrem İmamoğlu, 3 gündür savcının tek bir soru sormamasına da vurgu yaptı ve “Ben savcı beye dönüp bunları söylüyorum ama o yazının kim tarafından hazırlanıp buraya gönderildiğini de biliyorum. ‘Ben bunu yaşadım. Benim olmadığım yerde susacaksınız, kafanızı öne eğeceksiniz’ diyenleri gördüm yaşadım” diye konuştu.
“ÖZKAN VE YANARDAĞ TAHLİYE EDİLSİN”
Ekrem İmamoğlu tutukluğa devam mütalaasına karşı talebinde şunları söyledi:
“Sayın Necati Özkan ve Merdan Yanardağ tahliye edilsin. Türk yargısının şerefli yüzleri olarak bu milleti bir an önce kurtarın. Başınızı yastığa rahat koyamazsınız çok net. Hukukun namusunu koruyun. Bu dava casusluk davası değil vatanın bekası için çok önemli bir davadır. Bu zulme son verin.”
SAVUNMALAR TAMAMLANDI
Davanın ilk gününde Hüseyin Gün ve Ekrem İmamoğlu, dün ise diğer sanıklar Merdan Yanardağ ve Necati Özkan ile avukatları savunmalarını tamamladı.
Yanardağ, İddianamede ‘kime casusluk yapıldığının yer almadığını’ vurguladı. Yanardağ, “Savcılık makamı yumurtasız omlet yapılabileceğini iddia ediyor. Ben bu iddianameyi yazanları Masterchef programına katılmaya davet ediyorum” diye konuştu.
Necati Özkan ise mahkeme heyetine, “Devletin güvenliğine ilişkin gizli bilgileri sızdırmakla suçlanıyorum. Hangi gizli bilgi söyler misiniz” diye seslendi.
İlk gün savunma yapan İmamoğlu ise savunmasında davayı “siyasi” olarak nitelendirdi ve iddianamenin somut delile dayanmadığını söyledi. Hakkındaki “siyasal casusluk” suçlamasını reddeden İmamoğlu, “Ortada casusluk varsa MİT de ilgili tüm istihbarat birimleri de çıksın millete tek bir somut belge göstersin” diyerek MİT Başkanı İbrahim Kalın’a ve ilgili kurumlara çağrı yaptı.
Savunmasında 15 Temmuz’dan sonra “devletim adına yurt dışında görev yaptım” diyen Hüseyin Gün, şirketlerine dönemin Başbakanlık Müsteşarı Fuat Oktay tarafından “Türk devleti adına tam yetki” verildiğini ve İBB ile ticari ilişki kurulmadığını söyledi. Savunma sonrası Gün, “çıkar amaçlı suç örgütü mensubu musunuz?” sorusunu yanıtsız bırakmıştı.
/Kaynak: Birgün/










